'Suriye'ye ne müdahale ederiz, ne de müdahale ettiririz'

Bursa ve bölgesinde yayın yapan dört televizyon kuruluşunun ortak yayınına katılan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, çarpıcı açıklamalar yaptı...

Bursa ve bölgesinde yayın yapan dört televizyon kuruluşunun ortak yayınına katılan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, çarpıcı açıklamalar yaptı...

Bursa ve bölgesinde yayın yapan dört televizyon kuruluşunun ortak yayınına katılan BaşbakanYardımcısı Bülent Arınç, Dersim olaylarıyla yüzleşmenin gerekli olduğuna dikkat çekti. Arınç, 'Bir de İstiklal Mahkemeleri'nin zabıtları açıklansın, bakın kaç tane Dersim Faciası yaşandığını hep beraber göreceğiz' dedi. Başbakan Yardımcısı, Türkiye'nin Suriyeye müdahale etmeyeceğini ve ettirmeyeceğini de söyledi. Yerel ve bölgesel ve ulusal yayın yapan dört TV kuruluşunun ortak yaptığı yayında soruları yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Dersim olaylarının CHP'nin iç meselesi olmadığını, böyle görmemek gerektiğini söyledi. Arınç, 'Ben kendi adıma zaten hiç bir partinin iç meselesiyle ilgili söz söylemem. Bunları dile dolamak ahlaken de doğru değil. Bu benim işim değil, ama Dersim'i CHP'nin iç meselesi olmaktan çıkaran, bir unsur var o da Türkiye'nin yakın tarihidir. Türkiye'nin yakın tarihinde dersim ve dersimbenzeri olaylar yaşandı. Belli dönemlerde Türkiye'de trajedilerin yaşandığını, sıkrıntıların yaşandığınıhalka karyşı smevcut iktidarmların baskıcı davrandığını şahsen biliyorum. Bu bilgim sadeceCHP ile sınırlı değil imparatorluğu sona erdiren gelişmelerin içinde ittihat ve terakki çok önemli yer tutuyor. İttihat ve terakkinin kuruluş ve tarihini de bilmek lazım' dedi.

İSYANIN BASTIRILMA ŞEKLİ BOMBALAMA OLMAMALIYDI: Türkiye'de AK Parti olarak hiçbir zaman devletçi düşüncede olmadıklarını vurgulayan Bülent Arınç,CHP'nin uzun yıllar tek parti iktidarı olduğunu, Milletin ise çok partiyi istediğini belirtti. Arınç, şöyle konuştu: 'Baskıcı sistem partiyi devletle bütünleştiren sistem 1950'ye kadar devam etti. Vali partinin il başkanı, ilçe başkanları ise kaymakam gibi hareket ediyordu. Şimdi bir taraftan böyle bakmalı. İkincisi o tarihlerde yaşanmış bir takım olaylar var. Bunlardan birisi Dersim'dir. Birilerine göre isyandır.Dersim'de bu tarihlerde yaşanan olaylar fevkalade üzücü. Ama isyanın bastırılma şekli bombalama olmamalıydı. Sürgünle olmamalıydı. Ellerinde kelle fotoğrafını taşıyanlar tarafından teşhir edilmemelidiydi. Üzerini ne kadar kaparsanız kapayın, bunların bir zaman konuşulması mecburi hale geliyor. Bir şey ne kadar gizlenirse, o kadar zarar verir. Kapalı kapılar ardından konuşulması daha zarar verir. Konuşulması da doğaldır. Ortaya çıkacaktır. Kapalı kapılar ardında konuşulması daha kötüdür. Bırakınız insanlar ellerindeki bilgi ve belgelere göre konuşabilsinler' Dersim olayları ile ilgili açıklanan belgeleri kendilerinin çok daha önceden bildiklerini kaydeden Arınç, '13 bin kişi fiilen katledilmiş, ölmüş, öldürülmüştür. Mağaraları bombalanmak suretiyle , süngülenmiş, dereye atılmak suretiyle, vesaire. Bir başkalarına ibret olsun diye. Şüphesiz yanlış bir olaydır. Devletin belli birimlerinin bu işin içinde yer aldığını bildiğimize göre, üzüntümüzü söylemek lazım. Alkışlanacak bir olay değil. Mesela Özalp'da Mustafa Muğlalı hadisesi var. İran'a izinsiz geçtiler gittiler geldiler diye 33 köylü getirirler, sorgusuz sualsiz kurşuna dizerler. Olay duyulur, askeri mahkeme orgenerali yargılarlar. Askeri mahkeme çok ağır bir ceza verir, cezaevindeyken adam ölür. Ama bunu yapan kişi sonradan garip bir şekilde kahraman olarak ilan edilir ve aynı ilçedeki kışlaya isme verilir. Ve biz bu ayıptan yeni kurtuluyoruz' şeklinde konuştu.
Bu haber 1 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER