Onlar artık KKTC ekonomisinin bir parçası. İster onlar için “365 günlük turist” deyin ister “buradan mal aldılar ve bu ülkeyi evleri yaptılar”... Kiminiz de eleştirebilirsiniz satın aldıkları evleri kiraya veriyorlar ve otellerin boş kalmasına neden oluyorlar, turizm baltalıyorlar diye.
Onlar artık KKTC ekonomisinin bir parçası. İster onlar için “365 günlük turist” deyin ister “buradan mal aldılar ve bu ülkeyi evleri yaptılar”... Kiminiz de eleştirebilirsiniz satın aldıkları evleri kiraya veriyorlar ve otellerin boş kalmasına neden oluyorlar, turizm baltalıyorlar diye.
Çatalköy – Girne – Lapta- Karmi ve daha sayamadığım bir çok yerleşim bölgesinde şu an da çok sayıda yaşayan İngiliz uyruklulardan bahsediyorum.(Bazı bölgelerde nüfusları Türklerden daha fazla) Günlük yaşamın bir parçası ve sakini oldular. Yaşam tarzlarını Büyük Ada’dan yani İngiltereden Ada’ya taşıdılar. Kültürler uzak olmasada birbirine farklılıkları da buluşturdu bu kez günün temposunda. (Bunun en bariz örneklerini marketlerde yaşadık.)
Yukarıda yazmış olduğum satırları aslında bilmeyen yoktur ancak şimdi yazacaklarımı da duymayan kalmasın. Geçtiğimiz hafta sonu adamızda yaşayan İngilizler bir kermes düzenledi. Olaya İngilizlerin düzenlediği kermes açısından bakıldığında sıradan gelebilir çünkü bu tarz hayır ve sosyal yardımlaşmayı destekleyen kermesleri önceden de düzenlemişlerdi. Ama bu kez farklıydı. Farklı kılan da bu kermeste elde edilen gelirin bir kısmının Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı’na bağışlanmasıydı. Hayatımda hiç bir zaman İngiliz hayranlığım olmadı ama bu kez İngilizlerin bu anlamlı davranışı bende bir sempati yarattı. Bir üstadın da sözcükleriyle “kalbimin elleri olsa alkışlardı...” Bulunduğumuz duruma bakın, AB sözcüleri ve Kıbrıs Rum kesimi sürekli TSK adadan çekilsin açıklamasını yaparken bizim İngilizler kendi aralarında organizasyon yapıyor ve Mehmetçik Vakfı’na para topluyor. HELAL OLSUN...! Ama sadece helal olmasın; aynı zamanda DERS OLSUN...! Yetmez bir de ÖRNEK OLSUN...!
3 ( ÜÇ ) AKÇE VE YDÜ...
Sokaktaki vatandaşa sorsak, canım Kıbrıs’ımın bugün en büyük sorunu ne? Alacağınız cevaplar nelerdir? Ekonomi-siyasi-sosyal... Hepsi neye dayanır? Bizim hem bireyler olarak hem de toplum olarak olmazsa olmazımız SAĞLIK’tır. Hayattaki her şeyin temelidir. Doğanın bu kuralı sadece bizim için geçerli değil elbette, tüm dünyanın derdi... Önemli olan ise, dünya bu uğurda seferberlik halinde iken bizler ne yapıyoruz?
Bu yazının başlığına gelelim. 3 Akçe… Nedir bu akçe olayı ve nereden çıktı? İnsaoğlunun doğasında yer alıyor aslında 3 akçe. Geçmişe gidelim biraz. Daha ülkeler-milletler olmadan önce birlikte kabileler halinde çadırlarda yaşardı insanoğlu. Çeşitli kabileler halinde dağınık bir yaşam vardı. Bu dağınıklıkta bile o dönem insanoğlunun olmazsa olmazıydı ve bir sistemdi bu. Ancak o çağda isimlendirilemeyen bu olayı, bugün Dr. Suat Günsel’in iki dudağından süzülen sözcüklerle öğreniyoruz: “Üç Akçe”. Suat Hoca bu, öğretecek. Yıllarca yaptığı gibi...
AKÇE 1 – EĞİTİM
AKÇE 2 – SAĞLIK
AKÇE 3- GÜVENLİK
İşte geçmişten bir örnek ile KKTC’nin varolabilmesi için ve geleceğe emin adımlarla koşabilmesi için reçete...
Eğitim konusunda çok söze gerek yok. Eğitimde geri kalmış ülkelere bir bakın. Bugün üniversiteler adası unvanını almış KKTC’ye de bir bakın. Sakın kimse eğitim konusunda “harikayız” diye düşünmesin. Özellikle temel eğitim olarak saydığımız ilk ve orta eğitimde yaşananlar, sendikalar, eğitim sistemi... vb ve ortada ki kaosa bugün değinmeyeceğim atladığım düşünülmesin. Bugün güzelliklere daha fazla yer vermek isterim ki toplumunda buna ihtiyacı var.
Sağlık alanında meyveler daha şimdiden toplanmaya başlandı. YDÜ ‘nün sağlık alanında insanlık adına yaptığı yatırım sonrası bakanlık ile işbirliği çerçevesinde atılan adımlar gülmeyi özleyen yüzümüzde bir an olsun tatlı bir tebessüm yarattı. Artık zehirlenmeleri önleyebileceğimiz bir merkezimiz var. KKTC İlaç Danışma Zehir Birliği Merkezi! Eczacılık Fakültesi’nin meyvesi... Demek ki gerçekten yola çıkan yolda kalmazmış. Girne-Lefkoşa yolunda, Tıp Fakültesi’nin her gün büyüyen dev inşaatını gördüğümde hayal sınırlarımı zorlamaya başladım. Bu arada içim de artık rahat, çocuklarım için...
Güvenlik ile ilgili ise Türk askerinin adadan çekildikten sonra olabilecekleri düşünmek dahi istemem. Allah’tan bu konu da olsun çok sağlam temeller üzerindeyiz.
Güneş’in En Güzel Doğduğu ülkede kalın sağlıcakla...