Gözde AKBEN
Maaşlarını alamayan Lefkoşa Türk Belediyesi çalışanları, Sanayi Bölgesi’nde hizmetleri durdurma kararı aldı. Eylemlerinin ilk gününde Star Kıbrıs’a açıklamalarda bulunan çalışanlar, sadece hakları olanı istediklerini vurguladı. ‘Kredi kartlarımızın limiti doldu, ele güne muhtaç olduk’ diyen çalışanlar, Başkan Bulutoğluları ve hükümete de seslendi.
Hakları olmayan tek bir kuruşu dahi istemediklerini belirten çalışanlar Star Kıbrıs’a şunları anlattı: “Lefkoşa Türk Belediyesi’nde çalışıyorum. Trafik zabıtasıyım. İki aydır maaş almıyoruz. Bankalar, kredi kartlarımızın limiti hep dolu. Çocuklarımıza ekmek götürecek durumda değiliz. Bunu yetkililerin duymasını istiyorum. Bizi başkalarına muhtaç ettiler. Ben 41 yaşında adamım babamdan para alıp da geçiniyorum. Artık bir çaresini bulsunlar. Böyle bu kadar insanı rezil etmeye kimsenin hakkı yoktur. Biz işimizi yapalım, ekmeğimizi kazanalım istiyoruz. Kimseden beleş para istemiyoruz. Kimseye bizi muhtaç etmesinler.”
Bir başka çalışan ise, “Cemal Başkan beni işe aldı ve neredeyse başa geldiğinden beri görevdeyim. Ben altı kişiye bakmakla yükümlü olan bir aile reisiyim ve şu anda ben çocuklarıma okul harçlığı bile veremiyorum. Böyle bir duruma düştük. Mağdur duruma düştük. Bunu bilmesi ve duyması lazım. Kendisinde biraz vicdan varsa buna kulak vermeli. Benim gibi nice arkadaşlar var burada. Yazıktır, günahtır. Başbakan duyarlı olamadıysa kendisi niçin buna kulak vermiyor, neden buna bir çözüm üretmiyor. Bizi aldın, niçin şimdiye kadar ödeme yapmıyorsun. Nedir yani ben anlayamıyorum. Artık ok yaydan çıktı. Bu ateşi yaktılar burada bende buradayım bir çalışan olarak. Grev yapıldıysa mecburiyetten oldu. Bu grev kaçıncıdır. Yine greve gidilecekse ne yapalım, bunun çözümü nedir? Bizi neye teşvik etmek istiyorlar. Cidden çok mağduruz, kulak versinler bize.” İfadelerini kullandı.
Belediyedeki en eski işe başlayanlardan birisi olduğunu söyleyen bir diğer çalışan da şunları kaydetti: “Ben bu olaya farklı bir boyuttan bakmak istiyorum. Bu işin ana sebebi üç noktadır. Birincisi aşırı, gereksiz yere istihdamdır. İkincisi bu aşırı araç alımıdır. Yani gereksiz harcamadır. Şimdi bakıyorsunuz bütün araçlar akşam evlerine gidiyorlar. Ben başkana buradan çağrı yapmak istiyorum. Bu araçların evlere gitmesini engellese çok büyük bir miktarda geri katkıdır. İkinci olarak da başkan dikkat ederseniz bütün söylemlerinde sanki de birileri kağıda bir şey yazıp vermiş gibi aynı söylemleri yapar. Farklı bir yorumu yoktur. Ben tam 35 yıldır çalışıyorum. Akıncı’nın döneminden kaldım, en eski bir çalışanım. Bazen Bunlar 6-7 milyar maaş alıyor diyorlar. Ben tavandan maaş çekiyorum. Yani işçi bareminde en yüksek maaş alan kişiyim. 4 bin 460 TL net gelirim var. Ancak bu parada onun dediği aile yardımı da vardır.”