Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-Sen) Genel Başkanı Mehmet Özkardaş Meclis Başkanı Hasan Bozer’i ziyaret ederek, din görevlilerinin her Çarşamba günü eylem yapma kararı almalarına neden olan sorunlarını anlattı ve çözüm yönünde desek talebinde bulundu.
Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-Sen) Genel Başkanı Mehmet Özkardaş Meclis Başkanı Hasan Bozer’i ziyaret ederek, din görevlilerinin her Çarşamba günü eylem yapma kararı almalarına neden olan sorunlarını anlattı ve çözüm yönünde desek talebinde bulundu.
Özkadaş’a ziyarette bazı din görevlileri de eşlik etti. Özkardaş ziyarette yaptığı konuşmada, ülkede en çok birlik, beraberlik ve uzlaşıya ihtiyaç olan dönemde hükümetin bu birlikteliği ve uzlaşıyı sağlayacak beceriyi göstermekten yoksun olduğunu ileri sürdü. Din görevlilerinin sorunlarının çözülmesi için yıllardır uğraş verdiklerini, yıllar içinde toplu sözleşme ile bazı kazanımlar elde ettiklerini anlatan Özkardaş, UBP hükümeti göreve gelir gelmez bu kazanımları ortadan kaldırdığını savundu. Kendilerine ‘bunları toplu sözleşmeyle almak yerine yasaya koyalım denildiğini’ kaydeden Özkardaş, 1993 yılında yapılan yasanın bugünün koşullarına cevap vermediğini, çalışanların kadrosuz görev yaptığını ve teşkilat ve kadro yasasına gereksinin duyulduğunu anlattı. Yasayla ilgili bir çalışma yaptıklarını kaydeden Özkardaş, Başbakan ile defalarca toplantı yaptıklarını, mutabakat sağladıklarını ancak bugüne kadar yasa tasarısının görüşülmediğini belirtti. Başbakan’ın bazı taleplerini kabul edip yerine getirilmesi hususunda talimatlar verdiğini ancak bürokratlarının kendisini dinlemediğini öne süren Özkardaş, verilen sözlerin tutulmasını ya da “biz bu işi yapamıyoruz” denmesini istedi.
“DİĞER MESLEK GRUPLARINDAN FARKLI”: Meclis Başkanı Hasan Bozer ise, din görevinin diğer meslek gruplarından farklı ve inanç üstüne kurulu olduğunua işaret ederek, din görevlilerinin dini vecibeler yanında birer eğitmen de olarak da çalıştıklarını ve halkı aydınlattıklarını söyledi. Özgür düşünceye sahip, bilgili, kültürlü din adamalarının görev yapmasının idealleri olduğunu ve bu noktaya geldiklerini kaydeden Bozer, din adamlarının toplumun her kesiminde güven oluşturacak bilgi dağarcığına sahip olmasının önemine işaret etti. Din adamlarının da herkes gibi sosyal ve ekonomik ihtiyaçları olduğunu kaydeden Bozer, her noktada inandırıcı olabilmeleri için belli bir hayat standardına da sahip olmaları gerektiğini vurguladı. “Din adamları hak arama noktasına geldilerse mutlaka tıkanıp ‘artık yeter’ demişlerdir” diyen Bozer, bu kişileri daha mutlu ve huzurlu kılmak için taleplerinin gözden geçirilip erken zamanda doğrusu ne ise onun yapılması gerektiğini söyledi.
Hükümetin de gerekeni yapacağına inandığını kaydeden Bozer, hükümetle birlikte sorunları çözmek için ellerinden geleni yapacaklarını belirtti.