KIYMETİ BİLİNMELİ

Doğu Akdeniz Siyasal Bilimler (DAÜ) Siyasal Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Deniz İşçioğlu, Kuzey Kıbrıs’ta önlem eksikliğinden kaynaklanan çevre sorunlarında, sivil toplum örgütlerinin, halkı bilinçlendirmek suretiyle etkisini gösterdiğini söyledi.

Haluk DOĞANDOR

Doğu Akdeniz Siyasal Bilimler (DAÜ) Siyasal Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Deniz İşçioğlu, Kuzey Kıbrıs’ta önlem eksikliğinden kaynaklanan çevre sorunlarında, sivil toplum örgütlerinin, halkı bilinçlendirmek suretiyle etkisini gösterdiğini söyledi.

Ülkedeki sivil toplum örgütlerinin, özellikle çevre konularında oldukça duyarlı davrandıklarını ve ülke yararına olan konulardaki tavırlarının örnek olduğunu ifade etti. Star Kıbrıs’a açıklamalarda bulunan Deniz İşçioğlu, ülke gündemini uzunca bir süredir meşgul eden petrol dolum tesisleriyle ilgili sivil toplum örgütlerinin tavrının ve birlikteliğinin önemine değindi. “Kamu menfaatleri her zaman için ön planda tutulmalıdır. Eğer kişisel menfaatler kamu yararının önüne geçerse, bu yalnızca çevre değil, her türlü konuda yaptığı baskı sonucu toplumda tahribatlara yol açar” diyen İşçioğlu, gelişmiş ülkeler ile mukayese edildiğinde Kuzey Kıbrıs’ta, çevre kaynaklarının ve kentsel sorunların üzerindeki rantın çok büyük olduğunu düşünmediğini belirtti. İşçioğlu açıklamasını ayrıca şunlara da yer verdi: “Tüm Dünyada sürdürülebilirlik salt anlamıyla gelişme değil, kalkınmadır da. Çevresel faktörler göz önüne alınarak sürdürülebilir kalkınma sağlanabileceği görülmektedir. Rio De Janeiro da yapılan toplantıların nedeni sürdürülebilir kalkınmada, tüm Dünya ülkelerinin bir araya gelmek ve alınan kararlara her kesimin uyması prensibiyle hareket etmekti. Ancak Kyoto Protokolüne baktığımızda süper devlet Amerika bunu imzalamadı. Çünkü Amerika’nın Dünya atmosferine yaydığı emisyon oranı oldukça yüksek olmasına karşın, geç de olsa Türkiye emisyon oranının düşüklüğüne rağmen, Kyoto Protokolüne imza attı. İşte tüm Dünya genelini ilgilendiren çevre konusunda artık hiçbir devletin, bu beni ilgilendirmiyor noktasında hareket edemeyeceğine vurgu yapılıyor. Bu sebepten ötürü de ülkelerin özellikle çevreye yapılan zararlar konusunda aynı oranda iyileştirici tedbirleri alarak katkı koyması kaçınılmazdır.”
Bu haber 625 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER