Taraflar hazır

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat doğrudan görüşmelerin eylül ayında başlamasını bekliyorum. Ortaklık devletinde ortak kurumlar iki tarafa aittir... ‘Kurucu devlet bizim, ortak devlet Rumların’ yaklaşımı teslimiyettir...”

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat doğrudan görüşmelerin eylül ayında başlamasını bekliyorum. Ortaklık devletinde ortak kurumlar iki tarafa aittir... ‘Kurucu devlet bizim, ortak devlet Rumların’ yaklaşımı teslimiyettir...”

 

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas ile yarın yapacağı görüşmede müzakerelerin başlama tarihinin  belirleneceğini, bu tarihin de büyük ihtimalle eylül ayı olacağını söyledi.

Talat, CNN TÜRK'e yaptığı açıklamada, kapsamlı müzakerelerin çok önemli yeni bir süreci başlatacağını belirtti.


 Rum tarafı ile siyasi eşitliğin öneminin altını çizen Talat, bunun tüm karar alma mekanizmalarında olması gerektiğini söyledi.
 Başkanlık sistemi üzerinde henüz bir uzlaşma sağlanmadığını belirten Talat, garantörlük sisteminin lağvedilmesinin  sözkonusu olmadığını da yineledi. Talat, “Garantörlük ve ittifak anlaşmaları Rum ve Türk tarafları arasında değil, uluslararası anlaşmalardır” dedi.


 Rum tarafıyla görüşmelerde bir takım “kırmızı çizgileri” olduğunu, bunun dışında hiçbir kapıyı kapatmadıklarını ve her konuyu konuşmaya hazır olduklarını belirten Talat, kırmızı çizgileri “Güvenlikle ilgili olarak Türkiye'nin garantörlüğü, siyasi eşitlik, iki kesimlilik ve iki kurucu devlet” olarak sıraladı.

“Ortaklık” konusundaki bakış açılarıyla ilgili bazı eleştirilerde de bulunan Talat, özetle şunları söyledi: “Ortaklık olsun deniyor ama ortaklık devleti Rumlarındır sanıyoruz. Sanki kurucu devlet bizim, ortaklık devleti Rumlarındır..! Bu anlayış birçok yerde var. Maalesef bu beni korkutuyor. Çünkü gelecekte bu ortaklık devleti olacak, ben buna eminim, benimle ya da benden sonra. O zaman ortaklık yetkilerini 'Rumların yetkileri' diye görürsek, asıl işte o zaman teslim olduk demektir. Ortak kurumları 'Rumların kurumları' sanırsak, o zaman işimiz bitti demektir. Ben o kanaatte değilim, ortak kurumlar ortaktır, ikimizindir, eşitizdir...”

  

 

3’ncü zirve sonuç verdi. Çalışma Grupları ve Teknik Komitelerde ilerlemeler sağlandı. Tarafların karşılıklı tezleri not edilip liderlere rapor olarak sunuldu.

 

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın, son olarak 1 Temmuz’da gerçekleştirdikleri yüz-yüze görüşmelerinden bu yana, bazı çalışma gruplarında ilerleme kaydedildiği, bütün komitelerde de karşılıklı tezlerin “not edildiği” bildirildi.

Fileleftheros gazetesi, “Doğrudan Müzakerelere Doğru Dolu Dizgin – Anlaşmazlık Bulunan Konularda İlerleme Kaydedildi ve Tezler Not Edildi” başlıklı haberinde, kaydedilenlerin, Cuma günkü görüşme öncesinde Rum Başkanlık Komiseri Yorgos Yakovu tarafından Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’a bir rapor şeklinde sunulduğunu yazdı.

Gazete, edindiği bilgilere dayanarak, 1 Temmuz’daki görüşmeden bu yana “ileri doğru adımlar atıldığının”, görüşlerin aşılamaz göründüğü komitelerde ise iki tarafın tezlerinin çok daha ‘net’ olduğunun ve bunların müzakerelerde ‘düşünce malzemesi’ olarak değerlendirilebileceğinin düşünüldüğünü savundu.

Benzer bir raporun, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın BM ve AB’yle Müzakerelerden Sorumlu Temsilcisi Özdil Nami tarafından Talat’a sunulduğu belirtildi.

Haberde, ilerleme kaydedilmesinin, Talat ile Hristofyas’a,  doğrudan müzakerelerin başlama tarihini -ki halen eylül ayına tarihleniyor- belirleme olanağı tanıdığına dikkat çekilirken, şöyle devam edildi:

“Bilgi sahibi bir kaynak, gazetemize, ‘dere tersine akamaz’ dedi ve her iki tarafın da prosedürün ikinci aşamasına ilerleme konusunda, farklı nedenlerden dolayı kararlı göründüğüne işaret etti.  İstenilen elbette;  müşterek müzakere zemini bulunmasıdır ve egemenlik konusunda önemli görüş ayrılıkları vardır.

 

ÇALIŞMA GRUPLARINA

YENİ GÖREV GELİYOR

 

Özdil Nami ve Yorgos Yakovu önceki gün, Cuma günkü görüşmenin prosedürel detaylarını ele aldı. Görüşmenin saat 11.00’de başlaması ve gündeminde de; çalışma gruplarının ürettiklerinin değerlendirilmesinin ötesinde izlenecek metodolojinin görüşülmesinin de yer alması konusunda anlaştılar.   Çalışma gruplarının rolünün değiştirilmesi bekleniyor. Gruplar, iki liderin görüşeceği konular üzerinde çalışmak üzere direktif alacaklar.

Hükümet Sözcüsü Stefanos Stefanu, Taye Brouk Zerihoun huzurunda gerçekleşen Yakovu-Nami görüşmesine değinirken, ‘önümüzdeki Cuma günkü görüşmenin gündemi konusu da ele alındı. Bilindiği gibi ana konu; çalışma gruplarındaki çalışmaların ve ilerlemenin gidişatının gözden geçirilmesi ve değerlendirilmesidir’ dedi.”

Politis ise, “Tarih İçin Yüz-Yüze – Liderler 25 Temmuz’da Metodolojiyi ve Müzakerelerin Sıklığını Görüşecekler” başlıklı haberinde, Cuma günkü görüşmede liderlerin görüşeceği ana konuların; doğrudan müzakerelerin başlama tarihinin ilan edilmesi, metodoloji ve eylül ayında başlayacak doğrudan müzakerelerin sıklığı olduğunun büyük bir sır olmadığını yazdı.

 

1 EYLÜL ZOR

 

Politis haberinde, Hristofyas’ın Rum siyasi partileriyle başlattığı ve devam ettiği bilgilendirme görüşmelerinde Yakovu’nun kendisine verdiği raporu kullanmasının beklendiğini aktardı ve şunları ekledi:
“Diplomatik çevreler müzakerelerin eylülün ilk günlerinde başlayacağından neredeyse emindirler.  Kesin tarih Sayın Hristofyas ve Sayın Talat tarafından Cuma günü belirlenecek. Önceki günlerde 1 Eylül tarihi sızdırılmıştı ancak bu tarih şu anda çok da mümkün görünmüyor.

Cuma günkü görüşmede, müzakerelerin sıklığı da ele alınacak. Halen; Talat ve Hristofyas düzeyindeki doğrudan müzakerelerin haftada 1 veya 2 kez olması ihtimali üzerinde duruldu. Başkan Hristofyas, müzakerelerin haftada bir olmasını önerecek gibi görünüyor. Hristofyas, Talat’la haftada iki kez görüşmeyi de kabul edebilir, ki bu mevcut şartlarda müzakerelerin hızlandırılması anlamına gelir. Müzakerelerin sıklığı; BM Genel Sekreteri’nin Özel Danışmanı Aleksander Downer’le yapılacak sondajlarda belirlenecek.

Downer’in Kıbrıs’a ağustos ayı başlarında gelmesi bekleniyor; ancak halen sonbaharın ilk aylarında Ada’ya yerleşmeyeceğini ima etti. Müzakerelere bir ayda, bir hafta veya 10 gün nezaret etmeyi planlıyor.  Böyle bir durumda liderlerin; Downer’in katılmayacağı görüşmelerinde Genel Sekreter’in Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi Zerihoun hazır bulunacak.” 

LİDERLERİN GÖRÜŞME MÖNÜSÜ

 

1)      Doğrudan Müzakerelerin başlama tarihi belirlenecek: 1 Eylül denilmişti ancak, bu tarihin olması zor.

2)      Doğrudan müzakerelerin buluşma sıklığı: Talat haftada 2 gün, Hristofyas 1 gün istiyor.

3)      Metodoloji: Liderler, Zerihoun’un da yardımıyla bir noktada buluşmaya çalışacak.

4)      Çalışma Grupları’nın yeni görevleri belirlenecek.

5)      Güven artırıcı yeni önlemler üzerinde durulacak.

6)      BM raporu hazırsa, Yeşilırmak (Pirgo) kapısının açılışı ele alınacak.

 

Bu haber 18 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER