Dün Ada TV’de konuğum 1989 yılından bu yana yapılan tüm seçimlere katılan Sosyolog Arif Salih Kırdağ idi. Keyifli ve hoş bir sohbet gerçekleştirdik ADA TV ekranlarında. Renkli bir kişi olduğu kadar sevilen ve halkın sevgisini kazanmış bir isim Kırdağ. Halk onu bir seçim öncesi elinde küreği ile UBP’nin kapısına dayanması ile biliyor. Sırf bu yüzden lakabı “kürekçi”.
Dün programa gelen sms’lerin büyük bir bölümü Küreci’nin neden programa küreği ile gelmediği yönde oldu. Kırdağ çok zekice bir cevap verdi; “Lefkoşa’nın çöpü artık kürekle kaldırılmayacak kadar çok. Ancak paletli dozer gerekiyor” dedi. Şaşıp kalmamak elde değil!
Kırdağ’ın bir başka önemli tespiti ise Rum tarafından her gün KKTC’ye gelen tonlarca atık ile ilgili. Malum Rum’un ve Türkün atığı Haspolat’ta birleşiyor ve buradan da Gazimağusa’ya kadar gidiyor. Kırdağ, bu atıkların gübre olması için bir proje üretmiş. “ Bu gübreyi hem Kuzeyde hem Güneyde satacağım” diyor. Al sana bir gol daha…
15 sene evvel Lefkoşa seçimleri için yine yarışırken UBP Lefkoşa adayı Erbilen’e “bir gün bu dışkılar Gazimağusa’ya kadar gidecek” diye uyardığını anlatıyor Kürekçi.
2010 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sosyolog Arif Salih Kırdağ tam 1000 oy almış. 4 oyla başladığı siyaset mücadelesinde geldiği nokta ortada. 1989’da 4 oy 2010’da 1000 oy. Belli bir trendde oylarını arttırarak büyüdüğü kesin. Bu trend onu başkan yapmaya yeter mi onu bilmem ama Külekçi’nin söylediklerinin tümünü de yabana atmamak gerektiği kanısındayım.
Cuma günü yeniden buluşmak üzere sözleştik Kırdağ ile. Ama bu sefer LTB’yi konuşmayacağız. Ülke ve dünya gündemini konuşacağız. Son bir not daha, Pazar gecesi Rum Başkanlık makamına seçilen Anastasiadis ile 12 kez yemek yemiş bizim Kürekçi…
Nazan Er Geri Geliyor!
KKTC'deki görev süresi sona ermeden Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği Basın Müşavirliği görevinden uzaklaştırılan Nazan Er, Türkiye’de açtığı davayı kazandı ve mahkeme emri ile Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliğindeki görevine iade edildi. Çok yakın bir tarihte yeniden eski görevine geri gelecek Nazan Hanım. Malum son yaşanan süreçte medyanın bir bölümü ile Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği arasında derin bir uçurum olmuştu. Nazan Hanımın da gitmesi ile bu uçurum daha da büyümüştü. Şimdi Nazan Hanım geri geliyor. Belki bu uçurum bir nebze olsun kapanır. Gerçi Nazan Hanımın bu gelişinden memnun olmayanlarda yok değil ama en azından işini iyi yapan birisinin bu görevde olması son derece önemli. Keşke herkes işini onun yapabildiği kadar iyi yapabilse.
Günay YORGANCIOĞLU: Uzun bir aradan sonra seni koca çamın altında görmek güzel oldu. Yalnız bugün laflayamadık arttık bir başka sefere.
Saffet SOYKAL: Ansızdan düşüp kalmışsınız. Çok geçmiş olsun, Allahtan bir şeyiniz yokmuş. Bu arada torun Saffet çok güzel piyano çalıyormuş.
Bertan ZAROĞLU: Bu aralar epeyce düşman edindiniz sanırsam. Ben sizin yerinizde olsam pek ortalıkta gözükmezdim bu günlerde.
Dr. Ramadan KAMİLOĞLU: Sizde de çok geçmiş olsun, denizde küçük bir kaza atlatmışsınız. Aman denizin şakası olmaz, daha tedbirli davranmakta fayda var.
Rasıh REŞAT: Dün girdiğiniz bir iddia için iddiaya girdiğiniz kişiyi saatlerce mağazada beklemişsiniz ama boşuna. Zira iddiayı kaybeden taraf dün ortalıkta gözükmemiş.
Özdemir TOKEL: Dün ortalıktan kayboldun ama bugün hiç şansın yok. Rasıh hoca işyerinin önüne adam dikmiş. Dükkana girdiğin an o da gelecekmiş ve oradan da doğru mağazaya.
Aydın AKKURT: Düğüne sayılı günler kaldı ama hala daha davetiyeleri dağıtmayı bitirememişsiniz. Aman listeleri yeniden kontrol edin.
Nazan ER: Çok yakında eski görevinize geri döneceğinizi büyük bir sevinçle öğrendik. Biran önce geri dönmenizi bekliyoruz.
Kemal Deniz DANA: Dün herkes sizin başkan ilan edileceğinizi beklerken siz Sertoğlu ile konuşup anlaşmışsınız. Hakkınızda hayırlısı.
Eren ALAV: LTB Belediye meclis üyeliğiniz hayırlı ve uğurlu olsun. Politikada merdivenleri bir bir tırmanmaya başladınız artık.
Şahap AŞIKOĞLU: Valla dün sizi öyle deniz kenarında o masanın etrafında görünce kıskanmadım desem yalan olur. Ama şunu da hatırlatmakta fayda var, biri yer biri bakar kıyamet ondan kopar.
Mehmet ÖZÇELİK: Dün Girne kapısının oralarda görülmüşsünüz. Bu arada rahatsızlıktan sonra epey kilo verdiğiniz gözlemlenmiş. Aman diyete devam.
Turgay KONTİ: Pazar günkü mangal partisinden sonra da bir kutlamayı da basınla yapmaya karar vermişsiniz. Ben et yemem ama lütfen tavuk olsun.
Serhat İNİCİRLİ: Geçen gün elimdeki telefonu aldın baktın o günden beri telefon çalışmaz oldu. Ne göz varmış be sende kardeşim.
Arif Salih KIRDAĞ: Başkanım halkın desteği çığ gibi büyüyor. Bu arada yemek sözü verdiğiniz kişi sayısı şimdiden 50’yi geçmiş.
Mine GÜRSES: Fenerin geri dönüşünden sonra cimcom’da geri döndü. Siz hiç merak etmeyin Mayıs ayı yaklaşıyor, alacağız ifadelerini.
Haluk DOĞANDOR: Dün yine Girne limanında gözükmüşsünüz. Yetkililere inat siz o limanda haber yapmaya devam edin. Elbet bir gün sesinizi duyan biri çıkacak.
Ahmet Melih KARAVELİOĞLU: GAÜ’de genç işletmecilere bankacılık tecrübelerinizi anlatacakmışsınız. Dışardan da misafir kabul ediyor musunuz?
Ayten DENİZ: Türkiye’nin en çok satanlar listesinde en tepelerde olan yazarlardan Ayşe Kulin’i Deniz Plaza’da okurları ile buluşturacakmışsınız. Bakalım o kalabalıkta sizi görebilecek miyiz?
GÜNÜN TWİTTİ
@mbersintatar
Bu din meselesini siyasete alet edenler çok büyük yanlış yapıyorlar. Ben İngiltere’de okulda her sabah zorunlu kiliseye girdim.
GÜNÜN SÖZÜ
“Şimdi güneyde yeni bir Cumhurbaşkanı seçilmiştir, dün kendisini kutladım. Önümüzdeki günlerde inşallah oturup konuşuruz. Anlaşma olacaksa olur, olmayacaksa bir anlaşmadır o da. Yani anlaşma olmayacaksa onda da anlaşalım''
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu
BİZİM TEMEL
İki arkadaş oturmuş sevgililer günü eşlerine ne alacaklarını konuşuyorlarmış.
- Ben geçen sene ev aldım, ondan önceki sene yat aldım, bu sene ne alsam acaba?
Diğeri ise
- Ben geçen sene araba aldım, ondan önceki sene yazlık aldım, bu sene ne alsam acaba? diye birbirlerine soruyorlarmış...
Yoldan bizim gariban Temel geçiyormuş. Ona sormuşlar.
- Sevgililer günü geliyor da eşlerimize alacak hediye bulamıyoruz. Sen ne tavsiye edersin?
Temel - Don alirdum, demiş.
Adamlar şaşırıp
- Neden? diye aynı anda sormuşlar.
Temel:
- Giyer o sevinur, çikarur sen sevinirsun...daa..
GÜNÜN FOTOGRAFI
Meral Eroğlu yeni yaşını dostları ile kutladı…