Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer’in, yaşanan son gelişmelerin ardından, Kıbrıs sorunu sürecinde birlikte olmalarının, bugün için imkânsız göründüğü haber verildi. Downer’in davranışları ve genel tavrının, Rum yönetimini aşırı derecede rahatsız etmekte olduğunu yazan Fileleftheros gazetesi, manşet haberinde, negatif ortamın, Downer’in adada bulunacağı süre içerisinde de bariz olacağını kaydetti. Downer’in bir dizi temasta bulunmak üzere adaya gelmesinin beklendiğini anımsatan gazete, bu olumsuz ortamın, Downer’in Perşembe günü düzenleyeceği ve liderlerin katılacağı yemeği de kötü anlamda etkileyeceğini ileri sürdü. Diplomatik kaynaklara dayanarak, Downer’in çatışma yolunu tercih ettiğini ve Rum kesiminin gururuyla oynama, aynı zamanda Rum kesiminin Kıbrıs sorunundaki pozisyonunu sabote etmeyi hedefleyen bir taktik benimsediğini savunan gazete, Downer’in Rum kesiminin tepkisini çeken bilindik çeşitli hareketlerinin dışında, Maraş’la ilgili öneriye de iyi gözle bakmıyor gibi göründüğünü ifade etti. Downer’in “bu önerinin Türkiye’yi zor duruma sokacağını düşündüğünü” öne süren gazete, yine aynı bilgilere dayanarak, Rum yönetiminin Downer’den bu öneriyi Ankara’ya iletmesini istediğini, ancak Downer’in “iyi bir taşıyıcı olmadığının görüldüğünü” ekledi.
‘GÜVEN VERİCİ’
Haberine iç sayfalardan “Çatışma Sahnesi” başlığıyla yer vermeye devam eden gazete, adaya gelmesi beklenen Downer’in, bugün adadaki temaslarına başlayacağını ancak şu ana kadar Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis ile bir görüşme ayarlanmadığını haber verdi. Rum kesiminin Downer’in uzaklaştırılmasını şu ana kadar istemediği gibi, konunun Rum tarafının BM’deki Daimi Temsilcisi Nikos Emiliyu’nun Ban’ın Özel Kalem Müdürü Susana Malcorra ile görüşmesinde de gündeme gelmediğini anımsatan gazete, Malcorra’nın güven verici olduğunu ve Ban’ın Rum Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis ile kısa zaman önce yaptığı görüşmeye değindiğini anlattı. Ban’ın Özel Kalem Müdürüne dayanarak, Genel Sekreter’in Rum kesiminin karşı karşıya bulunduğu ekonomik zorlukları anladığını ve buna anlayış gösterdiğini ifade eden gazete, Downer’in ise aynı tavrı takınmadığının görüldüğünü yazdı. Haberde, Anglo-Amerikanlar ve Ankara ile açık bir iletişim hattı kuran Downer’in, Kıbrıs sorununda, Ekim ayında müzakerelerin başlayacağı, 2014 yılının ilk aylarında da sona ereceği bir sahne kurduğunu ekledi.
“MÜZAKERELERE HAZIRLANIYORUZ”
Ülke için başlıca konunun ekonomi olduğunu söyleyen, buna paralel olarak, Kıbrıs sorunuyla ilgili yapılan hazırlıklara vurgu yapan Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, refah ve kurtuluşun tek bir şey olduğunu dile getirdi. Politis gazetesi “Kıbrıs Sorunu ve Ekonomi Tek Bir şey Gibi” başlığıyla manşete çektiği haberinde, “Refah ve Kurtuluş Tektir” başlığıyla da iç sayfalardan yer vermeye devam ettiği haberinde, başta Anastasiadis olmak üzere, Rum siyasilerin Kıbrıs sorunuyla ilgili görüşlerine yer ayırdı. Gazeteye göre, ekonominin şu an ülke için başlıca konu olduğunu dile getiren Anastasiadis, Kıbrıs sorununun ele alınmasının da eşit derecede önemli bir mesele olduğunu vurguladı. Baf’a bağlı “Emba” köyündeki meydanın açılış töreninde konuşan Anastasiadis, devletin şu an kritik sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Şu an odaklandıkları şeyin, ekonomik krizin yol açtığı problemlerle nasıl baş edecekleri olduğunu anlatan Anastasiadis, buna paralel olarak Kıbrıs sorunu için de hazırlık yapacaklarını, çünkü refahlarının geri gelmesi için yöntemler aradıkları bir zamanda, ülkenin kurtuluşuna odaklanmamalarının akla hayale gelmez bir şey olduğunu ifade etti. Anastasiadis, yeni bir diyalogun başlamasıyla, gerek sürece katılanlar, gerek de tüm süreçle alakalı güvenceler ortaya çıkması için; Kıbrıs sorunuyla ilgili hazırlıklarının önümüzdeki aylarda iyi ve sistemli olacağını da belirtti. Meydan açılışında önce, hayatını kaybeden Emba sakinleri için, bir de anma töreni düzenlendiğini kaydeden gazete, Anastasiadis’in, buna atfen “hedeflerinin vatanı işgal ordusundan kurtarmak, yeniden birleştirmek ve vatanı çağdaş bir Avrupa devleti haline getirmek olduğunu söylediğini” ekledi.
STİLYANİDİS VE BAŞKANLIĞIN YANITI
Gazeteye göre, konuyla ilgili yazılı açıklamada bulunan Rum hükümeti sözcüsü Hristos Stilyanidis ise, Rum Yönetimi Başkanı ile hükümetin ülkenin karşı karşıya bulunduğu problemlerin aşılması için ulusal bir fikir birliği inşa ettikleri bir zamanda, Rum Yönetimi eski Başkanı Hristofyas’ın, ada dışında yaptığı konuşmalarla, bu çabayı sabote ettiğini ve gerilimi ateşlediğini savundu. Hükümetin Hristofyas’ı izlemeyeceğini dile getiren Stilyanidis, halkın, Rum kesiminin nasıl ve neden bu duruma geldiğini bildiğini sözlerine ekledi.
EKOLOGLAR VE ÇEVRECİLER HAREKETİ
Gazeteye göre, Ekologlar ve Çevreciler Hareketi ise, önceki gün, Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak hükümetin yanı başında duracağı şartları ve koşulları açıkladı. Gazeteye göre, Ekologlar ve Çevreciler Hareketi Genel Sekreteri Yorgos Perdikis bunları şöyle sıraladı; “1- Başkan Anastasiadis, Hristofyas’ın kabul edilemez hediye-önerilerini geri çekme konusundaki taahhüdünü yerine getirsin. 2- Başkanın sözünü verdiği gibi, istişare, uzlaşma ve işbirliği gerçekleşesin. 3- Planlama yapılsın.”
“HÜKÜMET KABUL EDİLEMEZ ÖNERİLERİ GERİ ÇEKMEYE HAZIR”
Rum Savunma Bakanı Fotis Fotiu ise, EOKA’yla ilgili bir anma töreni sırasında yaptığı konuşmada, Kıbrıs sorunundaki “ekspres prosedürler” içerisindeki alelacele çözümlerin, kabul edilemez olduğunu söyledi ve şu anki önceliğin, Rum halkının ekonomiyle ilgili kötü durumundan bir an önce çıkması olduğunu belirtti. Kıbrıs sorunuyla ilgili herhangi bir yeni sürecin başlamasından önce, müzakere zemini üzerinde uzlaşılması gerektiğini ifade eden Fotiu, hükümetin, Kıbrıs Helenizmi ve siyasi liderliğin çoğunluğu tarafından kabul edilemez olarak görülen önerileri geri çekme konusunda hazır olduğuna vurgu yaptı.
“KIBRIS SORUNU BAŞKA, EKONOMİ BAŞKA”
Rum basınına göre, Başpiskopos Makarios için önceki gün Meclis’te düzenlenen anma etkinliğinde konuşan Rum Meclis Başkanı Yannakis Omiru ise, Türkiye’nin çözüm için güya acele ediyor gibi göründüğü bir zamanda, Rum kesiminin de uyarılar ve baskılarla karşı karşıya bulunduğunu söyledi. Ekonomik durum ile Kıbrıs sorunu arasında bir bağlantı kurulmasına çalışıldığını ifade eden Omiru, ekonomik krizin Kıbrıs sorununun çözülmesi için bir fırsat olarak değerlendirilmesini söyleyenlerin; ne demek istediklerini sordu ve Rum kesiminin bu çeşit yaklaşımları onaylamadığını ve kabul etmediğini sözlerine ekledi.
“ÖNERİLERİN GERİ ÇEKİLMESİ TÜRKİYE’YE HEDİYE OLACAK”
Gazeteye göre, AKEL’in İngiltere şubesinin etkinliğinde konuşan Rum Yönetimi eski Başkanı Dimitris Hristofyas ise, Rum kesiminin Kıbrıs sorunundaki önerilerinin geri çekilmesinin, Türkiye’ye yönelik hediye teşkil edeceğini söyledi. Talat ve Eroğlu ile gerçekleştirdiği müzakerelerin şeffaflıkla yapıldığını savunan Hristofyas, ülkenin karşı karşıya bulunduğu ekonomik problemler yüzünden Kıbrıs sorunuyla ilgili diyalogun yeniden başlamasının uzatılması konusunda Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis ile hem fikir olduğunu; çünkü Anastasiadis’in son olaylardaki sorumluluğunun devasa olduğunu ve bazı derin yaraların iyileştirilmesi için çabalaması gerektiğini savundu.