Sayın Hasan Tosunoğlu, Demokrat Parti’de uzun süre görev yaptıktan sonra CTP’nin hükümete gelmesinden sonra kol kola girdiğiniz Cumhuriyetçi Türk Partisi ile nikahı bozdunuz mu? İlk göz ağrısı başkadır diyenleri haklı çıkartarak Demokrat Parti güzelimize tekrar nikah kıyarken, bunun meyvesi olan koltuğu da kazanmış oldunuz. Eee başkan Demirel’in dediği gibi dün dündür, bugün de bugün değilmi?
Sayın Mehmet Harmancı, Turizm bakanı olmuşsun. Hayırlısı diyelim. Genç, pozitif enerji ile yüklü senin gibi birisinin o koltuğa oturtulması, sanırım diğer parti liderlerine de örnek teşkil edecek. Yıllardır ‘Turizm’ ile içli dışlı olman, bu konuda elini rahatlatıyor. Kısacası un var. Şeker var. İrmik de var. Eh bu işin ustası da hazır. Bizim helva tam kıvamında pişecek gibi. Yemesine doyum olmayacak galiba.
Sayın Nuri Gökşin, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı koltuğuna hoş geldiniz. Bu ülkede en bela bakanlıklardan bir tanesi Sağlık Bakanlığıdır. Hemşirenin Acilde doktorluk yaptığı, doktorun da dizi izlediği bir hastanede işiniz zor. Akçiçek, Mağusa, Pendaya hastanesindeki sorunlar gurvada sizi bekliyor. Birinci gurvayı geçerseniz ikinci gurvada Hemşirelerin sorunları elinde neşter size hoşgeldiniz demek için sıralarının gelmesini bekliyor. Un ve irmik kurtlandı. Şeker akidelendi. Birtek doktor olan yeni usta sağlam. İnşallah ‘Helva’ ölü helvası olmaz ve kıvamında olur. Hayırlısı.
Sayın Nazım Çavuşoğlu, UBP’yi terk edip, DP ile Ulusal Güçler adı altında birleşen 8’lere kızgınlığınız geçmedi. Siyasi Partiler bir firma ve bir şirket değildir. Bir kitleyi ve vizyonu temsil ediyorlar. Bu nedenle gidenler geri dönmesin. Bu konudaki görüşüm nettir diyorsun. Daa, ya ÖRP’den, UBP’ye geri dönenlere ne demeli? Onlar hakkındaki görüşünüzü de açıklarsanız seviniriz. Sayın Bakan, Kötü duygular ömür yıpratır. Güzel duygular sevgi yaratır. Kötü insanlar kapı kapatır. İyi insanlarda kendilerini aratır. Şimdi gidenler kötü gelenler iyi insanmı oldu? Ne dersin
Sayın Kutlay Erk, 40 günlük de olsa Dışişleri Bakanlığınız hayırlı ve uğurlu olsun. Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı olduğunuz sıralarda, leyleği havada gördüğünüz için Lefkoşa yerine uçak koltuklarını mesken tutmuştunuz. Bürüksel, İsviçre derken Lefkoşa’nın yolunu unuttuğunuz ve Mağusa’yı Lefkoşa zannettiğinizi söyleyenler var. Bulutoğlu cilindirisi sizi seçimde asvalt ile bir yaptıktan sonra ortalıktan kayboldunuz. Dışişleri Bakanlığında 40 günde 40 ülkeyi dolaşmayı hedeflediğiniz iddiası var. Hade hayırlısı, bütçenin gözü aydın. Bir yama daha eklemek gerekecek.
Sayın Oktay Kayalp, Mağusa Kültür Festivali başlıyormuş. Ünlü sanatçılar da festivale renk katacakmış. Sayın başkan yalnız festivalin adını yanlış koydun. Mağusa Kültür Festivali ismi yerine Mağusa ceviz, zerdali, zeytin, hurma, ne bileyim, golokas veya Molohiya koyman gerekirdi. Malum bizler ‘Yeyici guvvetik’ Öyle kültür mültür ile işimiz olmaz. ismi duyunca ben de o da nedir yenirmi diye sormadan edemedim. Arazi, vatandaşlık, tabanca izni yağma hasanın böreği gibi dağıtılıp, börekler yenirken sen kültürden dem vuruyorsun. Olurmu?
Sayın Asım İdris, siyaset arenasına bakan olarak hoş geldin sefalar getirdin. Seni çok yakından tanıdığım için Çakıcı’ya seni Milli Eğitim ve Gençlik Bakanlığına uygun gördüğü için çok kızdım. Sen ağırbaşlı, ağzından dirhem ile laf çıkan birisi olarak, öğretmenler ve spor yazarlarının keskin kalemleri ile nasıl savaşacaksın? Girne’de antreman sahasının bir otele verilmesini nasıl önleyeceksin? Ektikçe kuruyan kurudukça eklilen futbol sahaları ile bu kısa sürede nasıl baş edeceksin. Yada lastiği ekris yapan eğitimin neresinden tutacaksın? Allah senin gibi efendi bir öğretmene sabır ihsan eylesin.
Sayın Sami Dayıoğlu, Tarım Bakanlığına hoş geldin. Bak bu iş televizyonlarda akıl vermeye benzemez. TV’de şu yapılacaktı bu gerçekleştirilecekti demeye hiç benzemez. Adama hade yap derler. Hayvanlar Burusella, ve diğer hastalıklardan kırılırken. Üretici maddi açıdan grak grak ederken. Çiftçi eli açık para beklerken ve başkan Ali Kabakçı hergün kabak doğrarken 40 günde bu işin üstesinden nasıl geleceksin? Televizyonlarda eleştiren olurken eleştirilmeye hazır ol. Kolay gelsin.
Sayın Hasan Hastürer, İskoçya’da giydiğin eteği çok beğendim. İskoç eteğin altına giydiğin siyah çorap, üstte beyaz gömlek eteği tamamlayan unsurlar oldu. Yalnız aksesuarları tamamlaması gereken İskoçların Milli Çalgısı ‘GAYDA’ elinde yoktu. Bu aksesurı da etek ve çorap ile gömleğe dahil edeydin ortaya dört dörtlük bir İskoç çıkabilirdi. Eh yine de fena durmadı. Yalnız otururken ve kalkarken dikkat et. Ne olur ne olmaz. Etek bu ansızın bir ‘Frikik’ ortaya çıkabilir. Değilmi?
Sayın Tahir Gökçebel, Sendikal Platform adı altında hükümete yaptığın çağrıda, kimlikle girişlerin durdurulmasını. TC Yardım Heyetinin kapatılmasını, ayrıca özelleştirilmenin de durdurulmasını talep ettin. İlahi Tahir Hocam. Bunlar gerçekleşirse ay sonunda maaşlarını alamayacak olan memurlar binayı başına yıkar. Bak hocam açıklamalarını yaparken 3 şeye dokunmayacaksın. 1. Memurun maaşına zarar gelecek herhangi bir laf söylemeyeceksin. 2. Milletin mangalına ve pikniğine el atmayacaksın. 3 Ganimetine, oğlancığına ve gıccacının işe alınmasına katti surette dil uzatmayacaksın. Bunları yapmazsan en büyük sensin bilesin.
Sayın İbrahim Fadıl Benter, Özgürlük Mücadelesinin mihenk taşlarından Dr. Fazıl Küçük’ün resmini indirip yerine II. Selim’in resmini asmanızdan sonra yapılan eleştiriler karşısında Maşallah ‘Asena’yı aratmıyorsunuz. Kıbrısı Selim aldı. Büyük padişahtı gibi sözleriniz beni şaşırttı. Kıbrıs Selim zamanında alındı doğru. Ama Sokollu Mehmet Paşa’nın ısrarı ile sefer yapıldı. Lala Mustafa Paşa tarafından da zapttedildi. Kanuni’den sonra Osmanlı’nın yükselme devri son buldu, Selim ile ‘Duraklama’ devri başladı. O zaman Sarı Selim yani II. Selim nasıl büyük padişahtı dersiniz. Dilin kemği yok, sallama bedava.
Sayın Günay Kibrit, isminiz CTP-BG’de Milletvekili adaları arasında geçiyor. Engelli camiasının en gözde ve en faal üyesi olmanız nedeni ile CTP bu konuda hedefi göbekten vurdu diyebilirim. Kıbrıs Türk Ortopedik Özürlüler Derneği yöneticiliğinizin yanısıra Engelli Basketbol takımının da elemanısınız. Bukez atacağınız bir 3’lük basket hem sizin engellileri temsilen meclise girmenizi sağlayacak, hemde CTP’nin bir vekil çıkartmasını sağlayacak. Vallahi ne yalan söyleyeyim, Sporcu olmanız nedeni ile bir oyunuz benden var.
Günün Kahramanı
Nazım Çavuşoğlu
‘Gidenler Gelmesin’
İçişleri eski bakanı Nazım Çavuşoğlu partiden ayrılan 8 Milletvekilinin UBP’ye geri dönmemesi gerektiğini belirtti
Fıkra
Bir daha dene evladım
Kızının hamile olduğunu öğrenen anne can havliyle haykırır; -
Kimden peydahladın be o.... bu çocuğu söylee!
Kız birisine bir telefon açar, bir süre sonra evin kapısına bir Ferrari yanaşır,
İçinden yakışıklı uzun boylu bir delikanlı iner ve durumu
hem anneye hemde babaya anlatır -Efendim, ben konumum gereği
kızınızla evlenemem ama çocuk kız doğarsa, 1milyon dolarlık hesap ve
triblex villa, erkek doğarsa 10 milyon dolarlık hesap,
1 fabrika 1'de villa. Ama düşük yaparsa kusura bakmayın der.
Tam o sırada kızın babası lafa girer ve ‘Düşük yaparsa bi daha dene evladım...'