“AB müdahil olsun”

Anastasiadis hükümeti, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer’ın Kıbrıs grubu tarafından hazırlanan ve Downer tarafından 30 Nisan’da iki tarafın müzakerecisine verilen görüş birlikleri ve görüş ayrılıkları belgesiyle ilgili 10 sayfalık bir değerlendirme hazırladı.

Anastasiadis hükümeti, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Aleksander Downer’ın Kıbrıs grubu tarafından hazırlanan ve Downer tarafından 30 Nisan’da iki tarafın müzakerecisine verilen görüş birlikleri ve görüş ayrılıkları belgesiyle ilgili 10 sayfalık bir değerlendirme hazırladı. Downer belgesinin vurgular, gözlemler ve üç kıstas (daha adil düzenlemeler, işlevsellik ve yaşayabilirlik) temelindeki genel yorumu niteliğindeki belgenin salı günü toplanacak Ulusal Konsey’e sunulacağı haber verildi.

Fileleftheros haberi “BM Görüş Birlikleri 10 Sayfalık Belgede Değerlendirildi... 1-Eski Başkan’ın Vurguları Dikkate Alınsın... 2-Detaylı İnceleme İçin Gecikmeksizin Uzmanlardan Çalışma Grubu Oluşturulsun... 3-Avrupalı Anayasa Uzmanları Tarafından Anayasa Taslağı Hazırlansın” başlık ve spotlarıyla aktardı. Anastasiadis hükümeti tarafından hazırlanan ve Downer belgesiyle ilgili görüşlerini içeren 10 sayfalık belgeyi ele geçirdiğini belirterek bazı sayfalarının fotokopisini de yayınlayan gazete şu detaylara yer verdi: “Hükümet Aleksander Downer tarafından iki tarafa gönderilen BM belgesi Kıbrıs hükümet tarafından incelendi ve Ulusal Konsey düzeyindeki tartışmalara konu teşkil etmesi için kendi yorumunu hazırladı. Downer belgesinin reddedilmediğine, tartışma konusu olduğuna işaret eden hükümet incelemesi Ulusal Konsey’in önümüzdeki Salı günkü toplantısı arifesinde hali hazırda siyasi parti başkanlarına gönderildi.

ÜÇ KISTAS TEMELİNDE GENEL YORUM

Şu üç kıstas temelindeki vurgulamalar, gözlemler ve görüşleri içeren on sayfalık inceleme BM belgesinin genel yorumudur:
a) Eski Başkan’ın dikkat çektiği noktalar dikkate alınsın ve belgenin düzeltilmesi maksadıyla BM’nin önüne konulsun
b) Gecikmeksizin görüş birlikleri, görüş ayrılıkları ve muhtemel görüş birliklerinin detaylı incelenmesi için uzmanlardan oluşan bir çalışma grubu oluşturulsun
c) Avrupalı Anayasa uzmanları tarafından anayasa taslağı hazırlansın. Bu, Kıbrıs Türk ve Rum tarafları arasındaki anlaşmazlıklar konusunda katalizör işlevi görecektir.

Yönetim-Güç Paylaşımı Başlığı’nda ve özellikle dönüşümlü başkanlık konusunda ‘Eski başkanın belgedeki, bu fikir geri çekildi yorumuna bakılmaksızın, gerek Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı’nın gerek diğer Kıbrıs Rum siyasi partilerin neredeyse tamamının ilan edilmiş tezleri temelinde kati surette dışarıda tutulması gerekir’ vurgusu yapılıyor. Kıbrıs Rum Başkan ve Kıbrıs Türk Başkan Yardımcısı’nın doğrudan seçilmesi konusunda ‘bu ağırlıklı oyu ima ediyorsa, Kıbrıs Rum tarafının 1989 (Rum Ulusal Konseyi) ortak tutumu dikkate alınarak, pervasızca reddedilmemesi gerekir’ deniliyor. Yargı Erki’yle ilgili olarak; a)federal yargıçları kimin nasıl atayacağı hükmü yoktur ve b) Federal Yüksek Mahkeme tarafından anayasal yönetim ve revizyon yetkisi kullanılması, yeni hükümetin Yüksek Mahkeme’yi Anayasa Mahkemesi, İdari Mahkeme ve Temyiz Mahkemesi olarak ayırma politikasına uygun değildir deniliyor. Federal yetkiler ve özellikle Kıbrıs Türk tarafının Merkez Bankası ve Hava Trafiği (FIR) ile ilgili ek talepleri konusunda, ‘kısa bir geçiş dönemi için geçerli olmayacaksa gereksiz ve devletin federal varlığının altını oymak olduğu gerekçesiyle reddedilir’ deniliyor.

“TÜRK VATANDAŞLARINA DÖRT ÖZGÜRLÜK ÇOK TEHLİKELİ”

‘Öncesinde Türk yerleşiklerle ilgili anlaşma yapılacağı’ şartı getirilmiş olsa dahi Türk vatandaşlarına dört özgürlük verilmesiyle ilgili ilke görüş birliği ‘çok tehlikeli’ addediliyor ve ‘geri çekilmesi zaruridir’ vurgusu yapılıyor. Kıbrıs Türk tarafının ayrı uluslar arası anlaşma yapma hakkı verilmesi ısrarı da federal devletin uluslar arası varlığı açısından tehlikeli addediliyor. İlaveten şu vurgu yapılıyor: ‘Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs Türk tarafının federal yasaların oluşturucu birimlerin yasalarıyla denk olması terzini asla kabul etmemelidir.’ Dahası, Kıbrıs Rum tarafının ‘geriye kalan yetkilerin (residuary powers) federal birimlerde değil Federal Kıbrıs Devleti’nde kalması tezindeki ısrarı, Anayasal açıdan temel öneme sahip olarak nitelendiriliyor.

“ANLAŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜM MEKANİZMASINA AB MÜDAHİL OLSUN...”

Anlaşmazlıkların Çözümü Mekanizması konusunda ise anlaşmazlık durumunda Avrupa kurumsal organlarının müdahil olması öneriliyor, şöyle ki: Yürütme düzeyindeki çıkmaza Avrupa Komisyonu Başkanı, Yasama düzeyindeki anlaşmazlığa Avrupa Parlamentosu Başkanı ve Yargı düzeyindeki anlaşmazlığa da Avrupa Adalet Divanı müdahil olsun. Dahası ‘Kıbrıs Rum tarafı her halükârda, Kıbrıs Türk federal birimi konusunda gerekecek Avrupa müktesebatından her türlü sapmanın geçici olması ve Birincil Avrupa Hukuku haline gelemeyeceğinde ısrar etmelidir’ deniliyor.”

“MÜLKİYET... YENİ MÜLKİYET MÜZAKERE FASLINDA TOPRAK DÜZENLEMELERİ ÖNE ÇIKARTILMALI”

Gazete Anastasiadis hükümeti tarafından hazırlanan 10 sayfalık belgede, mülkiyet konusunda kaydedilenleri “Mülkiyet... Toprak Düzenlemelerinin Öne Çıkartılması” başlığıyla nispeten daha geniş ölçekte, şöyle aktardı: “Yeni mülkiyet müzakereleri faslında Toprak Düzenlemeleri Anlaşması öne çıkartılmalı’ deniliyor ve hükümetin belgesinde ifade edildiği üzere bu, ‘mülkiyet sorununun göğüslenmesi açısından hayati önem taşıyan’ unsurdur. Mülkiyet başlığında ‘mülkiyet hakkının kullanılmasının netleştirilmesindeki sürünceme ve özellikle mülkün iadesi en temel öneme sahiptir’ deniliyor. Dahası, ‘Kıbrıs Türk tarafının nüfus çoğunluğuna paralel mülkiyette çoğunluğu elde etme ve idame ettirmedeki ısrarı mal sahibinin, bazı pratik kıstaslar temelinde serbestçe kullanabileceği üç tedaviden birini seçme hakkına sahip olacağı ilkesinin sağlamlaşması açısından çıkmaza sürükler’ vurgusu yapılıyor. ‘Her halükarda rayiç bedel temelinde belirlenmesi gereken tazminat tedavisinin de çok önemli olduğuna’ işaret ediliyor. Belgede ‘ mülkiyet hakkının elde edilmesi ilkesinin mümkün olan en geniş ölçüde ileri götürülebilmesi için derinlemesine teknik inceleme yapılması şarttır’ vurgusu da yer alıyor.yine, Kıbrıs Rum tarafının mülkiyet komisyonunun tek ve bir ve de bağımsız uluslar arası komisyon olması tezinde ısrar etmesi gerektiğinin altı çiziliyor. Belgenin başka bir noktasında Kıbrıs vatandaşlarının Kıbrıs’ın herhangi bir bölgesinde yerleşim ve daimi ikametinin serbest olması gerektiğine işaret ediliyor. Olması muhtemel herhangi bir kısıtlamanın geçici olması gerektiği vurgulanıyor.”
Bu haber 1 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER