Sende yaşlanacaksın

Yakın çevremde de yaşandığı için biliyorum yaşlanınca dramatik insan manzaralarına dönüşen anne babaları görmek azap veriyor.

Yakın çevremde de yaşandığı için biliyorum yaşlanınca dramatik insan
manzaralarına dönüşen anne babaları görmek azap veriyor.
Geçen hafta çekimler içim Mehmetçik'e gittim.. Eski sinamacı Enver amcayı
orada tanıdım şimdi doksan iki yaşını sürüyor Allah uzun ömürler versin..
Çoluk çocuk kaç tane yanındalar mı? dedim. Meğer bam teliymiş Enver amcanın,
çocuğu hiç olmamış, Gürcistanlı bir kadını asgari ücretle evlerine almışlar
karısıyla kendilerine misler gibi bakıyormuş. Haftada bir gün tatili varmış
orada yatıp kalkıp birlikte yemek yiyorlarmış. Evin içindeki genç bir
insanın hizmeti yaşamın son perdesini yaşayan yaşlıyı belli ki biraz kapılara
baktırmaktan kurtarıyor.
Hamilelikte başlarsın hayal kurmaya, kız olursa pembe olsun elbisesi,
oyuncaklarını da hep aldım artık bir yaşında başlar oynamaya dersin.
Allah'a dua edersin sağlıklı doğmasını dilersin, sütünün bol olmasını
İstersin.
Bebek yatağını gece de on defa kontrol edersin boğazına tükürük falan
kaçmasın diye. Uykunun en derin yerinde çığlık basarak ağladığında kızarak
fırlarsın sütünü verir ateşi var mı diye bakar, öperek koklayarak
yatırırsın. O uyumadan gözüne uyku girmez.
Okul yaşı gelince elindeki tüm imkanları onun için harcamaya hazırsındır
Artık. Daha çok çalışıp en güzel okullarda okutmak istersin. Ben
okumadım dersin o okusun büyük adam olsun istersin.
Üniversitede okurken sen, evlenince oturacağı evi, dönünce arkadaşlarını
görüp kıskanmasın diye alacağın arabasının parasını biriktirmeye başlarsın.
Evleneceği insana çocuğundan fazla değer verirsin, aman benim çocuğumu iyi
tutsun üzmesin diye bu defa insana yatırım yapmaya başlarsın.
Mutluluğu mutluluğun, üzüntüsü senin azabın olur. Hayatın onu, gölgesi gibi etrafındaki kötülüklerden, gelebilecek bir hastalığın varlığından koruyarak geçer. Mümkün olsa alıp karnına tekrar geri sokmak istersin en emniyetli yer burası dersin.

İşte böyle gelir geçer yıllar. Hey hat ;

Gün gelir yaş ilerler tutmak mümkün değil ki gençliği! Bir kuş gibi uçup gidivermiştir. Korkun yoktur aslında öpüp koklayarak büyüttüğün evlatların bugünler içindir. Şimdi biricik anne babalarını öpüp koklama, hastalıklarında başucunda bekleme, arabaya alıp şöyle bir hava aldırma, bir denizin kenarında bir kahveyi yudumlarken onu güldürebilme yaşama sarılı kalması için bir şevk yaratabilme zamanı gelmiştir.

Yaşlılık bir bedel ödeme değil ya

'Anne dairede müdürle kapıştım mesai uzadı, akşam da arkadaşlar bana gelecek
daha hiç bişey hazırlamadım. Yarın uğrarım hadi bay bay..' diyerek başlar
anne ve babayı işi bitmiş modası geçmiş bir eşya gibi kenarda tutmak.
Hafta sonlarında temizlik vardır, kendi çocuklarının okul telaşı hep
Sendedir. “Eee biraz da kocamla yalnız dolaşmak hakkımdır” dersin. Yani seni
büyüttüyse hayatını ona adayacak değilsin ya. “Kendine bakamıyorsa alsın
yanına bir kadın veya parası var huzurevine gitsin. Kaç kişi var etrafta huzurevine verdi, böyle de evlat üzülmez ki” diye orada burada günah çıkarırsın.
Yaşadığımız hayatın finali böyle olmamalı.
Yaşlı bir insanın gözlerinden bakmayı bilmek lazım etrafa.
'Kendi atasına saygısı sevgisi olmayanın selamı benden uzak olsun' demek
gelir içimden ama kesip atamam işte. Vakit daha geç olmadan gidin
anacığınızın yanına. O eski koltukta günlerini doldururken akan gözyaşlarını
senin gülen yüzünde hepsini unutacak. Şimdi üzerine titrediğin kendi
çocuğuna bir bak. Sana yaşlandığında nasıl davranacak sanıyorsun. Sen
annene ne yaptıysan o da sana yapacak.
Çocukken annesine hakaret ettiği ve kıymet bilmediği için küstüğüm iki
arkadaşım vardı. Yıllar geçti ne onlar beni anladı ne ben onları.

Bir şeyin değerini olmayandan öğrenmek lazım.
Bu final hepimizin hergün biraz daha yaklaştığı finaldir. Sevgi, hoşgörü, saygı değer bulmada ancak sevilenlerden beklenendir..

Saatine bak. Umarım geç değildir.
Bu haber 31 defa okunmuştur

:

:

:

: