Din görevlileri, Vakıflar İdaresi ile Din İşleri Başkanlığı arasında devam eden yetki karmaşasının sona ermesini ve yetki alanlarının yeniden belirlenmesini istedi
Mert ÖZDEŞ
Vakıflar İdaresi ile Din İşleri Başkanlığı arasında yaşananyetki karmaşası devam ediyor. Star Kıbrıs’ın geçtiğimiz hafta gündeme getirdiği ‘Sanayi’de Mescit Krizi’ adlı haberi konuyu bir kez daha gündeme taşıdı.
Vakıflar Yönetim Kurulu’na atanan Abdürrahim Türkmen’in, yetkisi olmadığı halde Sanayi Bölgesi’nde mescit haline getirilen dükkana giderek, yasal olmadığı gerekçesiyle dükkan sahibini darp ettiğinin iddia edilmesi ise bardağı taşıran son damla oldu.
Ada TV’de Mert Özdeş’in sunduğu Öğlen Ajansı’na katılan Din Görevlileri Birliği Başkanı Fahrettin Öğdü ve Din Görevlileri Sendikası Başkanı Süleyman Çakır kurumlar arasında yaşanan sorunları dile getirdi. DİN-GÖR SEN Başkanı Çakır, Din İşleri Başkanlığı’nın bilinçli olarak arka plana itildiğini ileri sürdü.
Süleyman Çakır şöyle dedi:“Bütün kuruluşların özlük haklarına bakıldığında, bizim gibi teşkilat yasasına sahip olmayan başka bir kuruluşun olmadığını göreceksiniz. 261 din görevlisinden sadece 10’u kadrolu. Geriye kalanların kaderi ise Vakıflar İdaresi yönetiminin dudaklarının ucunda.Bu durum bir baskı unsuru olarak kullanıyor.“Vakıflar idaresinde 65 kadrolu personel var. Vakıflar idaresi çalışanları her türlü özlük hakkına sahip. Ne kadro sorunları var ne de elektrik borçları. Öte yandan camilere ait vakfiyelerin gelirleri de yine Vakıflar İdaresi tarafından gasp edilmiş durumda. Eşit statüdeki iki teşkilatın birine üvey evlat muamelesi yapılıyor. Statümüz görmezden geliniyor.”
TEŞKİLAT YASASI
Biran önce teşkilat yasasının çıkmasını ve yetki karmaşasının ortadan kalkmasını istediklerini söyleyen Çakır, Vakıflar İdaresi ile Din İşlerinin birbirinden bağımsız hareket ederek yetki alanlarının yeniden belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
ÜVEY EVLAT MUAMELESİNE SON
Din İşlerine üvey evlat muamelesi yapıldığını söyleyen Çakır, bunun böyle devam etmesi halinde greve gideceklerini belirtti.
TOPLUM MÜHENDİSLİĞİ 30 YILDIR YAPILIYOR
Din Görevlileri Birliği Başkanı Fahrettin Öğdü ise, ülkede din odaklı toplum mühendisliği yapıldığı eleştirilerine katılmadığını bunun aksine dindar Kıbrıs Türk toplumu üzerinde son 30 yıldır oyunlar oynandığını savundu.
Camilerde yıllardır yaz kurslarına izin verilmediğini, okullardaki din derslerinin ise boş geçtiğini belirten Öğdü, Kıbrıs Türk halkının dini eğitim almasının önüne geçilerek inandığı gibi yaşayandeğil, yaşadığı gibi inanan bir toplum yaratıldığını belirtenaslında toplum mühendisliği yapıldığını kaydetti.
Vakıflar ile Din İşleri’nin statüsünün yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunan Öğdü, din görevlilerin sorunlarının göz ardı edildiği ayrıca kurumun yetki ve sorumluluk alanına, sanayide yaşanan mescit krizine benzer pek çok konuda olduğu gibi müdahale edildiğini ve bu durumun bir alışkanlık haline geldiğini belirtti.