Rum Yönetimi Başkanı NikosAnastasiadis, Türkiye’nin son hareketlerinin Kıbrıs sorununa adil, sürdürülebilir ve işleyebilir bir çözüm bulunması çabalarını “torpillediğini” ve Kıbrıslı Türklerle Rumlar arasında “güven duygusun yeniden tesis edilmesine olanak tanımadığını” iddia ederek “şantaj altında müzakere etmem” dedi.
Rum Yönetimi Başkanı NikosAnastasiadis, Türkiye’nin son hareketlerinin Kıbrıs sorununa adil, sürdürülebilir ve işleyebilir bir çözüm bulunması çabalarını “torpillediğini” ve Kıbrıslı Türklerle Rumlar arasında “güven duygusun yeniden tesis edilmesine olanak tanımadığını” iddia ederek “şantaj altında müzakere etmem” dedi.
Rum basını, Güzelyurt kökenlilerin geçtiğimiz gün Astromerit’te 34’üncüsünü düzenledikleri “geri dönüş yürüyüşü” etkinliğine ve Anastasiadis'in etkinlikte yaptığı konuşmaya geniş yer verdi. Simerini, Anastasiadis’in “Şantajlar altında müzakerelere katılmam. Barışçıl müzakereler istiyoruz. Türkiye’nin savaş gemilerinin tehdidi altında diyalog değil” ifadesini öne çıkardı. Anastasiadis’in “müttefiklerimizden, özlü müzakereler için gerekli ortamın tesis edilmesi maksadıyla Türkiye’ye nüfuz kullanmalarını bekliyoruz” dediği yazıldı. Habere göre, Rum iç cephesine de soğukkanlılık telkininde bulunan Anastasiadis “Ankara’nın yayılmacılık politikasının, emellerinin ve tehditlerinin savuşturulması için herkesin güçlerini birleştirmesi şarttır” dedi.
OMİRU “AB’NİN TÜRKİYE’YE BASKI YAPMA ZAMANI GELMİŞTİR”
Habere göre aynı etkinlikte konuşan Rum Meclis (ve EDEK) Başkanı YannakisOmiru, Türkiye’yi, “deniz altı zenginliği konusunda Rum Yönetimi’nin sözde egemenlik haklarına karşı cüretkar tehditlerde bulunmak ve yayılmacılık politikası gütmekle” suçladı.
Türkiye’nin, deniz bölgesinde müşterek egemenlik ve kaynaklardan müşterek istifade etmek isteyerek, “BM’nin Deniz Hukuku Sözleşmesi ile Uluslararası Hukuk’un ilgili bütün kurallarını ihlal etmekte olduğunu” iddia eden Omiru, özetle şunları savundu: “Gerek uluslararası unsurun, gerekse Avrupa’nın Türkiye’ye müsamaha göstermeye son verip, uluslararası hukuka ve BM’nin Kıbrıs’la ilgili kararlarına uyması için baskı yapma zamanı gelmiştir., Türk kötü niyetine işaret etmek ve Kıbrıs sorununu, istila ve işgal sorunu olarak öne çıkarıp, Türkiye’yi sorumluluklarıyla yüzleştirmek zorundayız.”