Seçim mitingi mi vardı

Editörümüzü ve Sayfa sekreterimizi kutlarım. Dünkü star KIBRIS gazetesinin ön sayfasına ve atılan başlıklara bayıldım...

Editörümüzü ve Sayfa sekreterimizi kutlarım. Dünkü star KIBRIS gazetesinin ön sayfasına ve atılan başlıklara bayıldım...

Hükümetle Kıbrıs Medya Grubu arasındaki tartışma, kavga ve sonundaki uzlaşma bazı siyasi partileri ve sendikaları harekete geçirdi.

Fırsattan yararlanma düşüncesiyle olacak ki, Kıbrıs Medya gurubu önünde boy gösterisi yarışması yaşandı.

Olay yerine gitmedim, ama ilgilenmedim diyemem. TV ekranlarından ve gazetelerden izledim. İlgilenmez olamazdım. Çünkü Kıbrıs gazetesinin kuruluşunda, yayın hayatına geçişinde emek verenlerdenim. Rahmetli Mehmet Ali Akpınar, Metin Münir ve Elizabeth Foresigth’a çok yardımlarım oldu. Mehmet Ali Akpınar’ın Kuzey Kıbrıs Haber(KHA/NCA) Ajansı’nda 1988-89 da ön çalışmalar Rahmetli Tatlıcı Şükrü’nün KHA merkezi olarak kullanıldığı binada başlamıştı. Kıbrıs ve Cyprus Times gazeteleri için personel alınışında, matbaa binası için arazi arayışında ve bulunuşunda yoğun hizmetim olmuştu. Hem KHA, hem Kıbrıs hem de Cyprus Times (şimdi Cyprus Today oldu) ve Turquoise dergisinde çalıştım. Sayın Asil Nadirin Kıbrıs’ta narenciye ve karton kutu fabrikalarının kuruluşunda, Britanya’dan davet edilen PPI şirketinin hissedarlarının, iş adamlarının, yatırımcıların adamızı ziyaretlerinde kendilerine eşlik ettim, gezdirdim....
Asil Nadirin Kıbrıs’ımıza yaptığı paha biçilmez yatırımları gördükçe gurur duydum. Gazetelerinin, AN Graphics’in Londra temsilciliğini Erten Kasımoğlu ile yaptım…O ayrılınca yalnız kaldım..
Yıllar içinde Asil Nadir’e oynanan oyunları gördükçe ezildim, üzüldüm.. Londra’dan kaçtım... İngiltere’de başına gelenlerden sonra adaya dönüşünde uçak alanında idim, Dr. Mustafa Erbilen de ordaydı... Tesadüf mü ne idi bilemem... Laptada’ki evindeki ilk toplantıda, Abide, M. Akpınar, Elizabeth, Kıtty ve birkaç kişi daha. Bana ilk sözü Asil Nadir’in, “Sana eskisi kadar güvenebilirim değil mi?” oldu kucaklaşarak… Elbette. Dedim. Ona Londra’da oyunlar oynandığında, Sekreter Trişa’nın bir telefonu ile bankadaki bütün nakit parayı çekip gönderdim…Trişa’dan kısa bir telefon geldi ,“Jan you ara a miracle man” “Can, sen bir mucize adamsın”. Asil Nadir’e kimse ulaşamazdı, parasına, pasaportlarına, kartlarına, her şeyine el konmuştu… Dalston’daki cami önünde Cuma günü namazı öncesi ve sonrası cemaate, büyük iş adamımız Nadirin başına gelenleri anlattım ve yardım istedim. Bütün halk ona yardıma koştu...
Asil Nadire yalnız İngiltere’de değil, Türkiye’de de oyunlar oynandı. Bütün varlığına el kondu, yağmalandı. Şimdi de KKTC deki, mütevazı işletmelerinin peşine düşüldü. Bir zamanlar yardım ettikleri kişiler onu mahvetmekle meşgul... Ne imiş efendim... Muhalefeti destekliyormuş… Resen vergi borcu varmış.. Olabilir. Ödemesi şart. Her yurttaş gibi o da ödeyecek. Ayrıcalık olmaz. Ama sormak şart oldu. Yalnız AN Graphics ve Kıbrıs Medya Gurubu’nun vergi borçları mı var? Neden diğer, bilinen vergi ödemeyenlerin peşine düşül müyor? Devlet halkın parasını toplamakla mükellefmiş dedi Maliye Bakanı. Doğrudur. Haklıdır. Ama, Maliye Bakanlığı ve Vergi Dairesi yetkilileri böyle mi davranmalıydı? Kısa süre önce Vergi Ödeyen şampiyon ilan ettiklerine bunu mu yaşatmalıydılar?
Büyük yatırımcı Ali Safa beyin peşine de düşmeleri, arabasını seyrü seferden alıp kenara koymaları, onun vergi borçları olmadığı halde yalan yanlış iddialarla peşine düşülmesi yapılacak doğru girişimler miydi?
Maliye Bakanı ve uzmanları vergi toplamayı şimdi seçim arifesinde mi hatırladı? Görev ve halkın parasını toplama aşkı ile yanan tutuşan bu yetkililer daha yakışır ve düzgün metotlarla, yaklaşımlarla bu işleri halledemez mi? İşte bakınız, günün sonunda Kıbrıs Medya Gurubu ile ve Gurubun direktörü, yetkilisi Bilge Nevzat (Asilin kız kardeşi) ile uzlaşmaya vardı.
FIRSATCILAR
Bu olayın en kızıştığı anda Kıbrıs-AN Graphics binaları önünde toplanan, sözüm ona, Asil Beye destek vericilere bir baktım. Olay yeri, UBP ve DP bayraklarından geçilmiyor. Sanki de bu iki siyasi parti seçim-propaganda-mitingi yapıyor.
Demeçler patlatılıyor, sloganlar atılıyor..Ekranlar, kameralar, fotolar, fotoreporterler gırla gitsin. Fırsat bu ya. UBP ve DP şov alanına çevirdi meydanı. Asil Nadire, medyaya destek verilecekse ve hükümetin girişimi kınanacaksa , protesto yapılacaksa böyle olamazdı..
Medya susturulamaz. Baskı arttıkça medyanın sesi daha gür çıkacak. Hükümet de anlamış olacak ki, “biz medyayı susturmak peşinde değiliz. Halkın parasını toplamak peşindeyiz” deyiverdi. Toplayınız kardeşim. Azimle toplayınız. Ama, işleri rezalet boyutlarına ulaştırmadan.
Protestocuların bu olaydaki duyarlılığını takdir ederim. Ama, hatırlatmadan da geçemem. Başka gazetelere de haciz konmuştu. Bütün eşyaları alınmıştı. Kimse ses çıkartmadı. Başka bir gazete sahibi tazminat ödemek için matbaasını ve gazetesini kapatmak mecburiyetinde bırakılmıştı.. Yine ses çıkartan olmamıştı. Ve şimdi Basın Konseyi de devrede. Konsey yetkilisine, geçmişte yapılan haksızlıklar yaşanırken yine kimse protesto etmemiş, böylesine gürültü çıkartmamıştı..
Birlik ve dayanışma güzeldir. Bu olayda da yararı görülmüştür. Geçmiş olsun. Bir deneyim daha kazanılmıştır.

ALLAH RAHMET EYLESİN
Dostum, gazeteci/araştırmacı, değerli iş adamı Ergin Birincinin vefatını derin üzüntü ile öğrenmiş bulunuyorum.
Merhuma Tanrıdan rahmet, yaslı ailesine ve sevenlerine baş sağlığı dilerim.

Bu haber 64 defa okunmuştur

:

:

:

: