ABD ÖZEL TEMSİLCİ MEMNUNİYET YARATIR

“2009 sonuna kadar çözüm istiyoruz... Bunu ve nedenlerini Clinton’a anlattık. Çok boyutlu bir izolasyonların kaldırılması talebimiz oldu.”

“2009 sonuna kadar çözüm istiyoruz... Bunu ve nedenlerini Clinton’a anlattık. Çok boyutlu bir izolasyonların kaldırılması talebimiz oldu.”

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’a, BM’nin gündeminde uzun yıllardır duran Kıbrıs sorununun çözümü için ABD’nin Kıbrıs’a özel temsilci atamasının Kıbrıs Türk tarafında memnuniyet yaratacağını iletti.
Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonların kaldırılması için ABD’den destek isteyen Talat, ABD Dışişleri Bakanı Clinton’a, neden 2009 sonuna dek Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşmayı istediklerini de anlattı.

Cumhurbaşkanı Talat, Türkiye’nin AB üyelik süreci ve KKTC’de gelecek yıl Nisan ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminin iki önemli dönemeç olacağını kaydetti.
Kıbrıs sorunuyla ilgilenen ülke ve örgütlerden kendilerini de dinlemesini istediklerini belirten Talat, gerçekleri anlattıklarını ve dünyanın kendilerini de görmesini talep ettiklerini vurguladı.

Talat, Kıbrıs Türk halkının yürüttüğü barışçı politikadan uzaklaşmanın akıllıca olmayacağını, Pazar günü yapılacak seçimden sonra Kıbrıs sorununda yeni bir politika belirlenmesinin etik olmayacağı gibi kaosa da yol açacağını söyledi.

Washington’da bulunan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’la görüşmesinin ardından, KKTC saatiyle gece yarısında, kaldığı otelde Kıbrıslı Türk ve Türk basın mensuplarına yönelik basın toplantısı düzenledi.

ABD saatiyle 15.15’te, KKTC saatiyle 22.15’te ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’la bir araya gelen Cumhurbaşkanı Talat’ın, Clinton’a görüşme sırasında Kıbrıs kültürünün simgelerinden Lefkara işi tablo hediye ettiği öğrenildi.

BASIN TOPLANTISI

Cumhurbaşkanı Talat, basın toplantında, Hillary Clinton’la görüşmesini “son derece yararlı” diye niteledi ve “son derece sıcak bir atmosfer” bulunduğunu söyledi.
Clinton’ın Kıbrıs’ta devam eden müzakere sürecine desteklerini çok net şekilde ortaya koyduğunu belirten Talat, “Konuyu tabi ki yakından takip ediyor. Kıbrıs Türk tarafı olarak bizim çözüme bağlılığımızı, yaptığımız çalışmaları ve bunun önemini, doğrudan doğruya benim Cumhurbaşkanı olarak yaptığım çalışmaların önemini biliyor ve yakından izliyor” dedi.

Talat, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın Kıbrıs sorununun çözümü için yapabileceği desteği araştırdığını ve kendilerine bunu sorduğunu ifade etti.
Görüşmenin planlanandan biraz daha uzun sürdüğünü, istedikleri bütün unsurları ifade etme fırsatı bulduklarını, birlikte değerlendirmeler de yaptıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Talat, 2009 sonuna kadar bir çözüm istediklerini, çünkü çözüm penceresinin sonsuza dek açık olmayacağını bildiklerini belirtti.
Talat, gerek ülkede, gerek ülke dışında meydana gelebilecek değişikliklerin Kıbrıs’ı etkileyebileceğini ifade ederek, 2009 sonuna kadar çözüm taleplerini ve nedenlerini ABD Dışişleri Bakanı Clinton’a anlattıklarını söyledi.

ÖZEL TEMSİLCİ ATAMASINDAN MEMNUN OLURUZ

Talat, ABD’den destek için ne bekledikleri konusunda şöyle konuştu:
“En başta ABD’nin sürece destek vermesi, bunun için de BM’nin daha aktif katılımının sağlanması ve BM’nin önemli bir dünya meselesi olan ve gündeminde uzun yıllardır duran Kıbrıs meselesine ilgi göstermesini sağlamak... Bunun için ABD’nin desteğinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Bunun için ABD’nin geçmiş yıllarda sürece verdiği desteğe, şimdi de aynı şekilde devam etmesi, yani geçmişte nasıl ki özel bir temsilci atıyordu, böyle bir temsilciyi atayabileceğini ve bunun Kıbrıs Türk tarafında memnuniyetle karşılanacağını kendilerine bildirmiş olduk. Çünkü bu konuda geçmişte bazı sondajlar vardı ‘ABD’nin bir özel temsilci atamasına nasıl bakıyoruz’ diye.. Bir anlamda buna cevap verdik ve memnun olacağımızı kendilerine iletmiş olduk.”

İZOLASYONLARIN KALDIRILMASI

Cumhurbaşkanı Talat, izolasyonların kaldırılmasına ABD’nin destek vermesini, desteğinin devam etmesini de gündeme getirdiklerini kaydederek, Kıbrıslı Türklere yönelik ticaret yasağı, direkt uçuş gibi konulardaki engellerin kaldırılması; öte yandan da Kıbrıslı Türklerin sürekli olarak Rumlarca uluslararası alanda aşağılanmaya çalışılmasının önüne geçilmesi gibi çok boyutlu bir izolasyonların kaldırılması talepleri olduğunu söyledi.

Talat, Kıbrıs sorununun çözümü için devam eden görüşme sürecini de Clinton’a anlattıklarını, kendi bakış açılarıyla ele aldıkları konuları, farklılıkları da dile getirdiklerini ve görüşmenin çok yararlı geçtiğini belirtti.

SORULAR

Cumhurbaşkanı Talat, “ABD’nin sizden beklentileri nedir?” sorusuna karşılık, görüşmelerin kararlılıkla devam ettirilmesinin, Kıbrıs Türk tarafının kararlı ve çözüm yanlısı tutumunun devamının ABD’nin isteği olduğunu belirtti.
Talat, çeşitli konularda elde ettikleri yakınlaşmayı anlattıklarını kaydederek, görüşmede daha çok kendilerinin konuştuğunu, Kıbrıs’ta yaşananları ve isteklerini anlattıklarını bildirdi.

Talat, izolasyonların kaldırılması konusunda ABD Dışişleri Bakanı Clinton’dan doğrudan bir cevap beklemediğini, çünkü esas gündemin müzakereler olduğunu dile getirdi. ABD’nin eski yönetimiyle Kıbrıs sorununa bağlı bir sorunları olmadığını, ancak Rumların olduğunu ve kendilerinin de bundan nasiplerini aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Talat, yeni yönetimin Kıbrıs’a yaklaşımının çok sıcak olduğunu söyledi.
Buna örnek olarak ziyaret daveti geldiğinde, eşinin de ziyarete katılması için girişim yapılmasını ve kadın konularıyla ilgili büyükelçiyle görüşme planlanmasını ve bu görüşmenin kendisi Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’la görüşürken aynı anda gerçekleşmesini gösteren Cumhurbaşkanı Talat, ABD’nin bu dönemde kendilerine yaklaşımının çok sıcak olduğunu, Kıbrıslı Türklerin çözüm yanlısı tutumundan ve devam eden müzakerelerden heyecan duyduklarını ifade etti.

ÖZEL TEMSİLCİ KONUSUNU

Cumhurbaşkanı Talat, özel temsilci atanması konusunda bir işaret alıp almadığı sorusunu yanıtlarken, “Böyle bir işaret vermedi ancak Rum tarafı buna sıcak bakmıyor. Rum basını benim bu öneriyi daha önce yaptığımı öğrenince büyük tepki ortaya koydu. Ben bu konuyu Sayın Hristofyas’la konuşmadım ancak yardım nereden gelirse gelsin yararlı olacağını düşünüyorum. O nedenle haliyle bu konuyu değerlendireceklerini söyledi. Ama ne yaparlar, ne zaman atarlar onu bilemiyorum” dedi.

SEÇİLEN BU POLİTİKAYI
DESTEKLEMEK ZORUNDADIR

Bir soru üzerine Clinton’la görüşmesinin KKTC’deki seçimlere etkisi olacağını sanmadığını belirten Talat, şöyle devam etti:

“Kıbrıs’ta eskiye dönüş artık mümkün değil. Sonuçta kim seçilirse seçilsin bu politikayı desteklemek zorundadır. Biri gönüllü destekler, öteki sürüklenir destekler, onu bilmem ama bu politika devlet politikasıdır, uzun yıllarda, çok zor şartlarda oluşturduğumuz ve en önemlisi Türkiye’nin desteklediği, Türkiye’yle birlikte yürüttüğümüz bir politikadır. Bu politikanın değişmesini tabi ki öngörmüyorum. Önemli olan seçimlerden çok seçimlerden sonra oluşacak hükümettir, o hükümetin nasıl bir niyet taşıyacağıdır.”

ÇÖZÜM POLİTİKASINDAN
UZAKLAŞMAK AKILLICA DEĞİL

Cumhurbaşkanı Talat, ABD ziyaretinin de engellenmeye çalışıldığını ancak Kıbrıs Türk halkının yürüttüğü barışçı politika nedeniyle ziyaretin gerçekleştiğini; bu politikadan uzaklaşmanın akıllıca olmayacağını, bu politikanın cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacağı Nisan 2010’a kadar garanti olduğunu söyledi.

Bu zamana kadar çözüm gerekliliğini o yüzden vurguladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Talat, bir başka soruya karşılık görüşmecilik yetkisini anayasadan aldığını ifade etti.
Talat, Kıbrıs sorununu nasıl ele alacağını anlatarak seçildiğini, şimdi partilerin Kıbrıs sorununa şöyle bir değindiğini, esas konularının bu olmadığını, etik olarak da seçilecek meclisin Kıbrıs sorununda yeni politika belirlemesinin doğru olmayacağını; bu yapılırsa kaos olacağını belirtti.

İKİ ÖNEMLİ DÖNEMEÇ

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 2009 sonuna kadar çözümün önemini anlatmak için vurgu yaptıklarını belirterek, iki önemli dönemeç bulunduğunu bunlardan birinin Türkiye’nin AB üyelik sürecinde yükümlü tutulduğu ve ısrarla istenen adımlar olduğunu, bununla AB dönem başkanı olacak İsveç’in ilgileneceğini, Kıbrıs sorununda Eylül-Ekim’e kadar al-ver sürecine geçilirse ve hakikaten çözüme yaklaşıldığı görülürse, herhalde Türkiye’ye baskı yoluna gidilmeyeceğini söyledi.
İkinci önemli dönemecin ise KKTC’deki cumhurbaşkanlığı seçimleri olduğunu kaydeden Talat, Nisan 2010’da yapılacak seçimden 2 ay önce kampanya başlayacağını dikkate alarak, referandumun en geç 2010 başında yapılması gerektiğini vurguladı.
Talat, “Bunlar doğal tarihler. Onun için bunu anlattım, vurguladım kendilerine... Zaten desteğe isteklidirler umarım ki destek olacaklardır” dedi.

REFERANDUMA DOĞRU GİDİŞ VAR

Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs Rum tarafının takvimi resmen kabul etmediğini ancak referanduma doğru bir gidiş bulunduğunu kaydetti.
Talat, Kıbrıs sorununda bundan sonra BM gözetimi yerine ABD’nin gözetimini istediği yorumuna karşılık, “Hayır öyle şey olmaz. BM’yi daha aktif katılımı için desteklemek üzere, BM’nin daha aktif katılımını ABD’nin cesaretlendirilmesini istediğimi söyledim. Elbette ki çözüm çerçevesi BM parametreleridir ve çözüm birikimidir. Herhangi bir başka ülke BM’nin yerini alamaz” diye konuştu.
Bu haber 85 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER