NE ZAMAN ÖĞRENECEKLER

Rahmetli Hazım Remzi, Kitapcı Gökmen, Rüstem ve diğerleri yurt dışında yayınlanan gazete ve dergileri ithal edip satarlardı.

Rahmetli Hazım Remzi, Kitapcı Gökmen, Rüstem ve diğerleri yurt dışında yayınlanan gazete ve dergileri ithal edip satarlardı.

Türkiye’den en başta Hürriyet, Milliyet ve Cumhuriyet gazeteleri , Guardian, Independent vs. İngiltere’den, Times vs. Amerika’dan ...

Kıbrısla ve Kıbrıs Türk toplumu ile ilgili yazıları, yorumları büyük merakla sayfaları karıştırarak arardık. Nadiren yer verirlerdi sayfalarında Kıbrısa ve oradaki Türklere...

Kıbrıs’a ilk ilgiyi gösteren ve sayfalarında yer veren hatırladığım kadarı ile Hürriyet gazetesi idi.. Çünkü Kıbrıs’taki Türk varlığını ve Kıbrıslı Türklerin varoluş mücadelesini dünyaya duyuran bu gazetenin sahipleri Simavilerdi. Zaman içinde Kıbrıs’ta sürtüşmeler, kanlı çarpışmalar ve hem İngilizlere hem de Rumlara karşı direniş başlayınca diğer Türkiye gazeteleri de olaylara el attı ve sayfalarını bizlere açtı. Adaya muhabirler göndererek, buradaki Kıbrıslı Türkler’den muhabirler seçerek bürolar açanlar oldu. Anadolu Ajansı da, TRT de büro açanlar arasında yer aldı.. Şimdilerde çoğunun temsilcileri bulunuyor.

Bu günlere gelinceye kadar Kıbrıs’taki Türkiye gazetelerinin okuyucuları, radyo-tv izleyicileri sayısında patlama oldu. Yıllar içinde dikkatimi çeken en önemli konu bu medya temsilcilerinin bilgi yetersizliği idi. Öğrenmek isteyenlerle karşılaştığım gibi, herşeyi bildiklerine inanan şarlatanlarla da tanıştım. Gazeteci sayıldığımdan ve de Enformasyon Dairesi’ndeki görevimden dolayı onlarla yakından ilgilendim, gezdirdim, yardımcı oldum.. Mülakatlar hazırladım. Kıbrıs Türk liderleri, politikacıları, önemli iş adamları ile tanıştırdım. Görmek, konuşmak istedikleri, ilk zamanlar en çok Dr. Fazıl Küçük’tü. Daha sonraları hep Rauf Denktaş’ı görmek, konuşmak, mülakat yapmak istedikleri. Bazan ben de yanlarında Denktaş Beyin huzuruna çıkmıştım. İsmail Sivriler, Erol Akıncılar, Nur Baturlar, TRT, AA temsilcileri, Sami Kohenler, Oktay Ekşiler, Reha Muhtarlar, Mehmet Ali Birantlar, Erginler, Ali Kırcalar, Güneri Civaoğluları ve daha birçoğu bizzat Denktaş beyin ve Dr. Küçük’ün ağızlarından Kıbrıs davasını işitmişler ve de yayınlar yapmışlardı.
Bilmemek ayıp değildir , sorup öğrenmemek ayıptır derlerdi büyüklerimiz. Bir de eklemeyi ihmal etmezlerdi, “her şeyi bildiğini zannetmek ve herkese akıl vermeye kalkışmak daha da büyük ayıptır”.

Şahsen ben gördüm, üzüldüm ve hemen e-mail ile mesajlar gönderdim. Kimlere, biliyor musunuz?

Mehmet Barlas’a, Sami Kohen’e, Emin Çölaşan’a ve diğerlerine. Erdal Güven’e, Hadi Uluemgin’e de ötekilere de göndermeyi düşündüm. Vaz geçtim. Çünkü, daha önce gönderdiklerimden tek bir yanıt, ne de bir teşekkür bile almadım. Nedeni belli. Biz kim oluyoruz da hatalarını bulup kendilerine duyuruyoruz!

Kıbrıs Türkleri’nin, liderlerinin Ankara’yı ziyaretlerini, ordaki liderlere Kıbrıs elden gidiyor uyarılarını, Türk hükümetlerinden yedikleri azarlamaları bilmiyorlar. Necati Özkanları, Faiz Kaymakları, Dr. Küçükleri, Denktaşları, Berberoğlularını, Zeka beyleri, en önemlisi TC Büyük Elçisi Emin Dirvanayı-Kıbrıs’taki kavgalarını ve adadan alınmasını- gelmiş geçmiş yönetimleri, oluşturuluşlarını, Kıbrıs Türkünün yoktan varedişlerini, ısrarla kimseye teslim olmayışını, direndiğini... Bilmiyorlar. Gülünç olduklarını da bilmiyorlar.

“Tembel, hazır yiyici, İngiliz ve Rum p...i” diyebildikleri bu insanların kurduğu ve “ekmek elden su gölden cumhuriyeti” olduğuna inandıkları KKTC ve tarihi hakkında da yeterli, sağlam bilgileri yoktur.

Yıllarca, İngiliz sömürge idaresinde ezilen, ezdirilen Kıbrıs Türk halkının üretkenliğinden, Kıbrıs ekonomisine katkılarından, servetlerinden haberleri yok. Kıbrıs’taki yaşam düzeyinin yüksek oluşu nedeniyle Türkiye’deki yaşam düzeyi kıyaslaması yapamayan ve farkların nerden kaynaklandığını düşünemeyen, sormayan araştırmayan bu ünlü gazeteciler Kıbrıs Türklerini, aç, işsiz, tembel, verimsiz, asalak mı zannediyorlar.

Masa başında veya kameralar önünde Kıbrıs Türklerini aşağılamaktan vaz geçsinler. Doğru dürüst, gerçekci yayınlar yapsınlar. Kıbrıs Türkü ile Türk ulusu arasına nifak sokmasınlar.
Eroğlu çomak sokacakmış Kıbrıs müzakerelerine. Ne haddine, ey kalemşörler! Kıbrıs’ta çözüm ve -anlaşma olacaksa hangi Kıbrıslı Türk onu engelleyebilir. Yoksa KKTC nin dış politikası diye birşeyciği olmadığını, burada iktidara her kim gelirse, kim müzakereci olursa yönlendirenin Ankara olduğunu da mı bilmiyor Türkiye’nin o ünlü, eşsiz gazetecileri?
Ne zaman öğrenecekler, çok merak ediyorum.
Bu haber 322 defa okunmuştur

:

:

:

: