KKTC’de çocuk istismarı

Çocuk istismarında karşımıza çıkan birçok somut olayda benzer durumlarla karşılaşmaktayız. Genel anlamda cinsel ilişkiye girilmediği ama cinsel organların gösterilmesi veya mağdurun mahremiyetine aykırı hareket edilerek karşımıza çıkan birkaç olay üzerinden çocuk istismarının süreçlerini ve olması gerekenleri ele alacağız.

Çocuk istismarında karşımıza çıkan birçok somut olayda benzer durumlarla karşılaşmaktayız. Genel anlamda cinsel ilişkiye girilmediği ama cinsel organların gösterilmesi veya mağdurun mahremiyetine aykırı hareket edilerek karşımıza çıkan birkaç olay üzerinden çocuk istismarının süreçlerini ve olması gerekenleri ele alacağız.
Daha önce Kıbrıs’ta yaşanmış birkaç olayda çocuk istismarının gerçekleşmesiyle şüpheli şikâyet edilmiştir. Gerekli muayeneler sonucunda cinsel ilişkiye girilmediği tespit edilmiştir. Soruşturmanın devam ettiği süreçte kolluk kuvvetleri zanlının üç gün tutuklu kalması talebi mahkeme tarafından kabul edilmiştir. Fakat belirtmiş olduğum üzere, çocuk istismarı durumunda şikâyet üzerine harekete geçilmesi ile mahkeme kararıyla üç günlük tutukluluk talebi kabul edilmiş olsa da hem çocuğun güvenliği hem de kamu vicdanının rahatlatılması açısından yeterli değildir.
KKTC’de ve tüm dünyada toplumun kanayan yarası olan çocuk istismarı olgusu tedbirler ve rehabilitasyon politikaları bakımında yetersiz kalmaktadır. Çocukların cinsiyet ayrımı olmadan istismara maruz kalma riski bulunmaktadır. Çocuğun ifadesinin alınması ve muayenesi özel önem arz etmektedir. Çocuklar için ayrı bir kolluk biriminin olmayışı, istismar mağduru çocukların ifadelerine tekrar tekrar başvurulması ve onların muayenelerden geçirilirken maruz kaldıkları muameleler, çocuğa her defasında travma yaşatılması, mahkeme sürecinde mağdur ile sanığın yüz yüze gelmesi, yapılan görüşmelerde çocuğun yargılanması, aşağılanması, yönlendirilmesi ve korkutulması çocuklarımızın psikolojisini olumsuz etkileyerek ileride oluşabilecek istismar vakalarını arttırmaktadır.
Araştırmalara göre, istismarcıların büyük bir bölümü istismar mağduru olan çocuklardan oluşmaktadır. Ayrıca, KKTC’de istismara uğrayan çocukların bildirimi ve rakamlar gerçeği yansıtmaktan çok uzaktır. KKTC’deki hemşireler arasında fiziksel istismara uğramış çocuklar konusundaki farkındalığın, olması gereken boyutta olmadığı ve gerekli özenin gösterilmediği görülmektedir. İstismara maruz kalmış çocukların acilen rehabilite edilmesi gerekmektedir.
Mağdur çocuğun bu istismara karşı koyabilmesi açısından toplum ve aile düzeninin büyük önemi vardır. Çocuğun korunması hem ailenin hem de devletin önemli görevleri arasındadır. Mağdur çocuğun istismara maruz kaldıktan sonra ailesiyle utanmadan konuşabiliyor olması, bu durumun daha fazla devam etmemesi için ve suçlunun ceza alması açısından çok önemlidir.

Her ne kadar KKTC’de çocuk istismarı durumunda şikâyet üzerine harekete geçilse de istismara uğrayan çocukların bildirim oranının düşük olması dikkat çekicidir. Aileler, çocukları istismara maruz kaldıklarında bu eylemi saklama ve sineye çekme eğilimine girmekte, toplum baskısı, zanlının aileden olabilmesi ve benzeri nedenler ile sessiz kalmaktadır. Bu durum da istismar vakalarının artmasına ve çocuğun üstün yararına uygun davranılmamasına neden olmaktadır. Nitekim çocuğun üstün yararı BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde de önemle vurgulanmış olup, KKTC’de bu sözleşmeye taraftır. Ayrıca KKTC yasalarında çocuk kavramının belirsiz olması, genel uzlaşılmış bir yaş aralığının olmayışı çocuk istismarı bakımından çok önemli bir sorundur.
Nitekim, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme 18 yaşından küçük insan olarak tanımlamaktadır. KKTC’de ise Fasıl 154’te bazı yerlerde 15, 16, bazı yerlerde ise 18 yaşından küçük olanlar çocuk olarak yer almaktadır. Çağ dışı kalan yasa maddeleri çocuklarımızı istismardan korumaktan uzaktır ve yeterli koruyucu düzenlemeler içermemektedir. Çocuk kavramının yasalarda detaylı ve BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne entegre bir şekilde düzenlenmemesi ve Fasıl 154’te bulunan eksiklikler de bu mağduriyeti arttırmakta ve hak kayıplarına sebep olmaktadır. İvedilikle ulusal çocuk politikalarının daha etkin hale getirilerek korunmaya muhtaç olan çocuklarımızın sömürü ve istismarının önüne geçilebilmesi için daha caydırıcı yaptırımlar ve önleyici kurallar getirilmelidir.

Bu haber 1912 defa okunmuştur

:

:

:

: