Azınlık Seçim Hükümetinin en büyük sıkıntısı, Mecliste nisap sorunu.
Sorun devamlı şekilde sürmektedir. Bu tabii olarak muhalefetin destek vermediği bir olumsuzluk.
Bu davranış biçimi, Meclis oluşalı beri devam etmektedir. Bunlar benim de Mecliste raportör olarak çalıştığım yıllarda, genel kurulda şahit olduğum davranışlardır.
Hiçbir muhalefet partisi, iktidara nisap oluşturmak için genel kurula girmez. Bunu yabancı parlamentolarda da görürüz. İktidara gelen partiler, nisapla ilgili, kılıfı da hazırlamak zorundadırlar.
Bizde mevcut hükümet, azınlık ve seçim hükümeti olarak iş başına geldi. Önceliği, bütçe ve ivedi yapılması gereken konuları halledip ülkeyi seçime götürmektir.
Bunun için de, bunun öncesinde iktidar partilerinin büyük ortağı tarafından yapılması gereken, önemli icraatlar var.
Genel sekreterlik ve parti kurultayı.
Bunlar yapıldıktan sonra, ancak genel seçim için düğmeye basılacak. Buna paralel olarak, seçim yasasında yapılacak değişikliklerle, seçim sonuçlarının sıkıntısız ve güven içinde belirlenmesini sağlayacak tedbir veya kuralların konulması gerek.
Mevcut yasa ile seçime gidilecekse, sayımı kolaylaştıracak ve pratik hale getirecek önlemler alınmalı.
Bunun için birçok öneri ileri sürülebilir. Personel sayısı ve sandık sayısında artış yapılabilir.
Bunu belirleyecek olan siyasi erktir.
YSK da bu konuda tavsiyelerde bulunabilir. Tavsiye dedim. Öneri değil.
Bu konuda YSK’nın öyle bir yetkisi yok.
Yasa değişikliği önerisi siyasi erke bağlıdır. Yargı çıkan yasalara bağlı olarak işlev yapan ve yasama, yürütmeden bağımsız hareket eden güçlerden biri.
Tercih ve karmanın kaldırılması, sayım işlerini rahatlatır diye görüş ve düşünceler var.
Bu iyi muhakeme edilmeli. Götürüsü ne olur. Getirisi ne olur diye. Salt, seçim, sayım işlerini rahatlatır diye bir saikle de hareket edilmemelidir.
Nisabın sağlanması, üç bağımsız vekilin boynunda durmaktadır. Bu vekiller için de partilerinden istifaları hakkında türlü spekülasyonlar yapılmaktadır.
Zaman içinde bunun doğruluğu veya yanlışlığı ortaya çıkacaktır.
Ülkemizde ruhsatlı silahlar için daha güvenlikli yasal değişikliklerle katı kurallar konulmalı. Yakın geçmişte ve şimdi olan can kayıpları, bu tedbirler alınmaz ise artabilir. Sonuçta birçok can yitirilecek ve arkalarından, ağıtlar yakılacak.
Bunun gibi birçok sorun ve sıkıntının çözülmesi için, Meclisten yasaların geçmesi gerek. Mevcut hükümetle bunların yapılması mümkün değil. Zaten Meclis çalışamıyor. O nedenle seçimden önce ivedi olan yasalar çıkarılarak, bir an önce seçime gidilmesinde umulmayan faydalar olacaktır.
Aksi, kısır döngü devam edecek.
Sn. Tatar, 5+ BM gayri resmi toplantıları için siyasi partilerle görüşmeler yapmaktadır.
Bu görüşmeleri sivil toplum örgütleri ve gazetecilerle yapmayı da sağlayacak mı ?
Gerçi siyasi partiler. Halkı temsil eder. Fakat her zaman halkın dili olamazlar.
5+BM gayri resmi konferansına daha başlamadan. Konferansın alt yapısını oluşturmaya çalışan BM GS ‘nin özel danışmanı Lute’un. Mayıs ayı itibarı ile dünyanın en büyük petrol şirketi olan Shell’in yönetim kurulu üyeliğine getirilmesi. Belleklerde soru işaretlerinin belirmesine neden oldu.
19 Mayıs’ta göreve başlayacak olan Lute’un. Birçok siyasi çevre, gayri resmi toplantıdan olumlu bir şeyin çıkmaması ihtimali karşısında, böyle bir göreve atandığı düşüncesini taşımaktadır.
Zaten, Güney ve Yunanistan, AB rüzgarı ile doldurdukları yelkenleri ile ayni seyirde dümen kırmayarak devam ettiklerine göre.
Bu çevrelerin düşüncesine katılmamak mümkün değil.
Güney ve Yunanistan’da ayni terane devam etmektedir.
Bunlar karşısında iyimser düşünmek mümkün mü ?