Eskiden Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıslı Türklere vatandaşlık vermezdi.
Öğrenci olarak Türkiye’ye giden ve mezun olduktan sonra orada kalan Kıbrıslı Türkler bu nedenle sürekli sıkıntı çekerlerdi. 23 Nisan 2003’te kapılar açılıp karşılıklı geçişler başlayınca Kıbrıslı Türkler seyahat özgürlüklerini kullanmak amacıyla Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlıklarını güncellemeye başladılar. Bu gelişmeden kısa bir zaman sonra Türkiye, isteyen Kıbrıslı Türk’e vatandaşlık vereceğini açıkladı. Türkiye’nin bu kararından sonra bir kısım Kıbrıslı Türk Türkiye vatandaşlığına başvurdu ve TC vatandaşlığını kazandı.
Ancak önceki gün haber Kıbrıs Türk basınına düşen bir habere göre, Türkiye Cumhuriyeti Kıbrıslı Türklere kolaylıkla TC vatandaşlığına geçme hakkı tanımaya karar verdi! Bu konuda yapılan yasa Cumhurbaşkanı Gül tarafından da imzalandıktan sonra önceki gün TC Resmi Gazetesi’nde yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yasaya göre başvuru yapan her KKTC vatandaşı TC vatandaşı olabilecek.
Ben bir Kıbrıslı Türk’üm ve bu haberi nasıl değerlendirmek gerekir diye düşündüm. TC vatandaşı değilim. Böyle bir hakkım olduğunu biliyorum. Lefkoşa’daki TC Büyükelçiliği’ne gidip başvuru yapsam, istenen belgeleri ve harçları ödesem TC vatandaşı olabilirdim. Ama KKTC vatandaşlığım var diye böyle bir başvuru yapma gereği duymadım. Şimdi Türkiye yeni bir yasal düzenleme yaptı ve bana ve toplumuma daha kolayca TC vatandaşı olabilme hakkı tanıdı!
Türkiye Cumhuriyeti benim için çok önemli bir devlet. O devletin vatandaşı olmak benim için onur verici olur. Ama neden? Üstelik bu aşamada? Benim zaten iki ayrı vatandaşlık belgem var. Biri Kıbrıs Cumhuriyeti diğeri de KKTC. TC vatandaşlığı da alırsam üçüncüsü olacak! KKTC vatandaşlığı ile TC vatandaşlığı arasında ne fark var? KKTC’nin tanınmıyor olması dışında tabii ki. Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu almadığımız yıllarda KKTC pasaportu ile seyahat edemediğimiz ülkelere TC elçiliğinden aldığımız “misafir” pasaportları ile seyahat ederdik. Benim de öyle bir TC pasaportum olmuştu.
Müzakerelerin sonuna yaklaştığımız bu sıralarda Türkiye’nin bize vatandaşlık vermekteki bu istekliliği bende soru işaretlerine neden oldu. Ne oluyor? KKTC vatandaşlığımız sona mı eriyor? Çözüme mi gidiyoruz? Çözüme gideceksek neden bize TC vatandaşlığı bahşediliyor, zaten var olan KC vatandaşlığımız yeterli olmayacak mı?
Sanıyorum asıl cevap almamız gereken sorular şunlar olması gerekir. Hani nerede bizim liderlerimiz? Sayın Talat ne iş yapıyor? Sayın Eroğlu neyle meşgul? Neden biz, toplumsal veya bireysel yaşamımızla ilgili olan her şeyi en son ve de başkalarından öğreniyoruz. Neden liderlerimiz bize vaktinde zamanında bilgi vermiyor?
Acaba onlar bize verecek bilgiye sahip miler?
**************
Geçmişte her siyasi görüşten insan kolejlere öğrenci alınmasıyla ilgili sınav sistemine karşı çıktık. O dönemin hükümetleri buna kulak tıkadı. Sonra CTP hükümete geldi. Bizler sınav sistemini düzenleyecek ve çağa uyduracak diye beklerken CTP kolejlerin orta bölümlerini kapattı. Böylece Kolej sınavları da ortadan kalkmış oldu.
Şimdilerde UBP hükümeti işbaşında. Kolejlerin orta bölümlerini açacağını söylüyor. Ama eski sınav sistemini de geri getirerek bunu yapmaya niyetli. Eğitim bakanımız bir eğitimci. Eğitim konusunda ona akıl vermek gibi bir niyetim yok. Ancak, bir veli olarak atmaya hazırlandığı adımın doğru olmadığını düşündüğümü iletmek isterim. Benim bir kızım maarif koleji mezunudur. Şimdilerde İngiltere’de kimya öğrenimi görüyor. Ben kolejlerin orta bölümlerinin açılmasından yanayım. Ancak kâbus gibi o sınav sisteminin geri gelmesini doğru bulmuyorum. Bunun mutlaka daha uygun bir yolu vardır. İşte yapılması gereken çocukları yarış atına çevirmeyecek bir ölçme değerlendirme sistemi kurmaktır. Umarım Sayın Bakan başata öğretmenler olmak üzere yurttaşlardan gelen önerileri de dikkate alır.