“Kıbrıs sorunu yaz tatilinde”

Kıbrıs sorununun tatilde olduğunu yazan Güney Kıbrıs’ın en yüksek trajlı gazetesi Fileleftheros, hareketlenmenin Papadopulos’un Eylül ayında BM Genel Kurulu’na gideceği zaman yaşanacağına dikkat çekti

 Kıbrıs sorununun tatilde olduğunu yazan Güney Kıbrıs’ın en yüksek trajlı gazetesi Fileleftheros, hareketlenmenin Papadopulos’un Eylül ayında BM Genel Kurulu’na gideceği zaman yaşanacağına dikkat çekti

 

Güney Kıbrıs’ın en yüksek trajlı gazetesi Fileleftheros, “Kıbrıs sorununun yaz tatiline girdiğini” iddia etti. Eylül ayına kadar adada her hangi bir hareketlenmenin beklenmediğini yazan gazete, Rum Lider Papadopulos’un BM Genel Kurulu’nda katılmasından, Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı seçimine kadar derin bir değerlendirmede bulunarak bu sonuca vardı.

Fileleftheros gazetesi; Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’un; gerek 8 Temmuz prosedürüyle, gerekse Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’la hemen görüşme önerisiyle ilgili inisiyatiflerine rağmen, önümüzdeki kısa dönemde Kıbrıs sorununda gelişme olarak hiçbir şey beklenmemesi gerektiğini yazdı.

Gazete “Kıbrıs Sorunu Yaz Tatilinde – Nicolas Burns’ün Açıklamalarına Rağmen ABD’den 8 Temmuz Teyidi – Bundan Sonraki Hareketler En Erken Eylül Ayına Tarihlenmeli” başlık ve spotlarıyla aktardığı haberinde, yabancı diplomatik kaynaklara dayanarak şunları yazdı:

“Kıbrıs Türk tarafının, Başkan Tasos Papadopulos’un davetini kabule olumlu yanıt verme konusunda şimdilik hiçbir işaret bulunmuyor. Bundan sonraki hareketler, en erken Eylül ayı içine tarihlenmeli. O zaman bazı adımlar olacak. Bunların ileri doğru mu yoksa yerinde sayma adımları mı olacağı da kesin değil.  

Beklenmekte olan bir hareket; Başkan Tasos Papadopulos’un Eylül ayı içinde BM Genel Kurulu’na gidecek olmasıdır. Bütün liderler gibi o da; Genel Kurul’a hitap edecek, bunun öncesinde de BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’la görüşecek.  Bu görüşme BM’nin prosedürlerinin rutin bir parçası olmasına rağmen, Kıbrıs sorununa ilişkin hareketliliği canlandırma çabası ve Lefkoşa’nın öneri ve tekliflerinin Genel Sekreterlik önünde yinelenmesi için bir fırsat olabilir. Her zaman olduğu gibi, soru işareti; herhangi bir hareketlilik yaratabilecek her türlü hareketi şu anda reddeden Kıbrıs Türk tarafının nasıl bir tavır sergileyeceğidir.

 

ERDOĞAN’IN ZAFERİ

Türkiye’deki iç siyasi krizin; bir miktar aşılacağı mı, yoksa Ankara’daki yeni Cumhurbaşkanı seçim prosedürü dolayısıyla yeniden mi canlanacağı Eylül ayına ve Ekim başlarına kadar ortaya çıkacak. Tayyip Erdoğan’ın generallere karşı bir zafer kazandığı kesindir, ancak bu zafer kendisine sayısal olarak, Türk Millet Meclisi’nde cumhurbaşkanını seçme garantisi vermiyor. Erdoğan’ın demokratik bir zafer kazandığı doğrudur, ancak generaller; iradelerini dayatmak için milletvekillerinin ötesinde başka yollar da biliyorlar. Öte yandan emekli Türk generalin, seçimlerin hemen sonrasında yaptığı -askeri düzenin ve Kemalistler’in onaylamayacağı bir cumhurbaşkanı seçilmeye çalışılır ise- ordunun gerekeni yapacağı uyarısı dikkatlerden kaçmamalıdır. Mehmet Ali Talat’ın tavrı da bunlara bağlı olacak. Sonbaharda aktifleşmesi beklenen diğer bir unsur ise Amerikan unsurudur.

 

ZİYARET EYLÜLDE

ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Nicolas Burns’ün ziyareti; Amerikan diplomatik kaynaklarına göre; Eylül’ün ikinci haftasına ve Başkan Papadopulos’un BM Genel Kurul toplantısına katılmak üzere New York’a gidişi öncesine tarihleniyor. Ancak aynı kaynaklar, şimdilik resmi hiçbir şey olmadığının da altını çizdiler. Burns’ün Kıbrıs’ı ziyaret etme arzusu kesindir ve somut tarihlerin muhtemelen önümüzdeki günlerde belirlenmesi bekleniyor.

Ancak daha çok; Burns’ün nasıl hareket edeceği bilinmezliğini koruyor. 8 Temmuz anlaşmasının hayata geçirilmesi gereği üzerinde ısrardan başka her anlama giden son açıklaması soru işaretleri yaratıyor. Bu soru işaretleri; Başkan Papadopulos’un, Türk tarafının, Talat’la görüşmesinin 8 Temmuz prosedürü çerçevesinde değil, başka bir çerçevede gerçekleşmesi yönünde çalıştığı şeklindeki değerlendirmesi ile daha da ciddi şekilde kesinleşiyor.

 

STRAW’U UNUTAMADILAR

Lefkoşa’nın; Gambari prosedürünün yoluna konulması ile çözüm arayışları konusunda Annan Planı değil, yeni bir zemin bulunması çalışmalarının yoluna konulduğu değerlendirmesi aşırı görünse de, Türk tarafının Annan Planı’nda ısrar etmesi ve 8 Temmuz prosedüründen rahatsız olması ile durum farklı bir hal alıyor. Şunu da belirtmek gerekir ki Amerikan diplomatik kaynakları, Burns’ün açıklamalarının, 8 Temmuz prosedürünün altını oyma veya kabul etmeme olarak algılanmaması gerektiğini, bu prosedürün masada bulunan tek prosedür olduğunu ve çabanın da bu prosedür üzerinden yapılması gerektiğini teyit ediyorlar.

Burns’ün Kıbrıslı Türk lider Mehmet Ali Talat’la olası görüşme arzusuyla ilgili olarak; görüşmenin hangi sıfatla ve nasıl olacağı şeklindeki sorumuza karşılık Amerikan diplomatik kaynakları; Straw’un ziyaretiyle olanların tekrarlandığını görmek istemediklerini söylediler.”

Bu haber 1 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER