Yanıyoruz

Buram buram ter boşalıyor üstümüzden. Hava sıcak hem de çok. Nem oranı da bir hayli yüksek. Böyle olunca da hayat zorlaşıyor. İş yaşamında verim düşüyor.

 

Buram buram ter boşalıyor üstümüzden.

Hava sıcak hem de çok.

Nem oranı da bir hayli yüksek.

Böyle olunca da hayat zorlaşıyor.

İş yaşamında verim düşüyor.

İnsan serinlemek için bir yerlere kaçma ihtiyacı duyuyor.

Denize kendini atarak serinlemek ya da yüksek serin bir yerlerde zamanını geçirmek istiyor.

Bu arada basında sıcak saatlerde dışarı çıkılmaması konusunda vatandaşı uyaran haberler yer alıyor.

Nerdeyse günün önemli bir bölümünde dışarıya çıkmak tehlikeli.

Böyle olunca da kapalı yerlerde kalınması farz oluyor.

Kapalı yerlerde ise klima yoksa durulmuyor.

Kısacası işimiz zor.

Küresel ısınmanın önü alınmaz ve hava sıcaklıkları daha da artarsa hayat daha da zorlaşacak.

                        *

Peki küresel ısınmanın önü nasıl alınacak?

Hem evlerde hem de araçlarda daha çok klima kullanarak mı?

Daha büyük araçlara binerek mi?

Teknolojik olanakları daha çok kullanarak mı?

Bir yandan nükleer denemeleri artırırken diğer taraftan da daha çok savaşarak mı?

Nasıl?

Çok kolay değil elbette.

Dünyayı her geçen gün biraz daha ısıtan, hayatı bize daha da zor bir hale getiren bir kısır döngü içinde yaşıyoruz aslında.

Her geçen gün biraz daha bunalarak!..

Daha çok ter dökerek..

Su kaynaklarının her geçen gün biraz daha azaldığını çaresiz bir şekilde seyrederek..

                        *

İlginçtir bu kısır döngüyü kimse tek başına değiştiremiyor.

Ne bireyler tek tek, ne de ülkeler..

Gelinen aşamada  herkesin güç birliği yapması gerekiyor.

Birlikte hareket etmesi.

Aksi takdirde dünyada yaşam çok zor bir hal alacak.

                        *

Sıcaklardan bunaldığımdan olacak başka konularda birşeyler yazmak gelmedi içimden.

Bunaltan sıcaklar gündemdeki diğer konuların önüne geçti.

Zaten gerçek gündem sıcak havalar ve tatil değil mi?

İş yerlerinde tatil nedeniyle personel sayısı asgari düzeyde.

Öte yandan sahiller dolup taşıyor.

Yurt dışına tatil için gidenlerin sayısı küçümsenecek gibi değil.

Kıbrıslı Türkler tatil için Türkiye’den sonra Avrupa’ya da yöneldiler.

Avrupa’da İtalya tatil için tercih edilen yerlerin önünde geliyor.

Az da olsa Uzak Doğu’ya gidenler de var.

                        *

Tatil için bir yerlere gitme anlayışı bizim ülkemizde de bir hayli gelişti.

Hatta artık insanlarımızın bir kısmı tatil planlarını çok önceden yapar oldu.

Bunun için de önceden erken rezervasyon yaparak fiyat avantajlarından da yararlanabiliyor.

Adada, izolasyon altında yaşanıyor olsa da insan yaşamındaki beklenti ve kaliteli yaşam  anlayışının gelişmesi engellenemiyor.

YTL’de istikrarın yakalanması, ekonomik gelişme ve buna paralel gelir artışı elbette ki tatil anlayışının gelişmesinde bir etken.

İnsanlar dün yapamadıklarını bugün yapabilmenin keyfini yaşayabiliyor.

Önemli olan bunun her alanda gelişerek devamını sağlamak.

Ama herşeyin öncesinde üzerinde yaşamı sürdürmek durumunda olduğumuz  dünyayı koruyarak.

Çünkü bu aşamada üzerinde yaşamın devam edebileceği başka bir dünya yok..

 

Bu haber 22 defa okunmuştur

:

:

:

: