Asrın felaketinin üzerinden bir yıl geçti. Kahramanmaraş'ın yanı sıra Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adana, Malatya ve Elazığ'ı vuran asrın felaketinde 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı.
Asrın felaketinin üzerinden bir yıl geçti. Kahramanmaraş'ın yanı sıra Hatay, Osmaniye, Adıyaman, Diyarbakır, Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Adana, Malatya ve Elazığ'ı vuran asrın felaketinde 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi yaralandı.
Biz de o felakette evlatlarımızı, şampiyon meleklerimizi yitirdik. Acımız büyük.
Ancak felaketin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen gerekli dersleri aldık mı?
Bu noktada ciddi soru işaretleri var.
Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6'lık depremlerin ardından bölgedeki fay hattı hala hareketli. Bölgede bir yılda yaklaşık 60 bine yakın deprem sarsıntısı kaydedildi.
Uzmanlar Kıbrıs adasının da depreme kuşağında olduğunu belirterek uyarıyor.
Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin eski Başkanı, Yüksek İnşaat Mühendisi Seran Aysal, ülkemizde yapı ömrünü tamamlamış 50-60 yıllık binalara dikkat çekiyor.
Aysal, “İnsanlarımız her konuda denetimi istiyor ama kendilerinin denetlenmesinden genel olarak kaçıyor, can ve mal güvenliğimiz için yapılarımızda denetim yapılması şarttır” diyor.
Peki bu denetim yapılıyor mu?
Bırakın 50-60 yıllık binaları, yeni binalarda durum nedir?
Uzmanlar depreme karşı yapılan zemin etüdlerine göre taşıma kapasitesi en düşük yerin Long Beach sahili olduğuna dikkat çekiyor.
Neredeyse tamamen bataklık olan ve bir-iki metre derinlikte su çıkan bu bölgede yer yer bazı bölgelerde sert zemine ulaşmak için temelde 40 metrelik kazık çakmak gerekiyor.
Çok maliyetli olan bu temeller acaba bizim ülkemizde projeye göre yapıldı mı?
Bu soruları depremin hemen ardından bir yıl önce de sorduk. Ancak ne yazık ki yanıt alamadık.
Şu anda bölgede bazı inşaatlarda bırakın 40 metrelik kazık çakmayı bu derinliğin 12 metreyi bile bulmadığı öne sürülüyor.
Allah korusun olası bir sarsıntıda bataklık gibi olan bu zeminde bu binalar ayakta kalabilir mi?
Bizim sistemimizde projelerin altına imza atan inşaat mühendisinin sorumlu olduğu belirtiliyor.
Acaba projeye imza attıktan sonra o mühendisler yasalar karşısında sorumlu olduğu belirtilen o binaların inşaatını yapım aşamasına hiç görüyor mu?
Ya da denetim konusundaki sorumluluğu olan son belediyelerde bu konuda yeterli uzman teknik personel var mı?
Yoksa bırakın temeli denetlemeyi her şey olup bittikten sonra gelip sadece, “yeşil alan ayrılmış mı, otoparkı yeterli mi, kat sayısı ne” gibi sorularını yanıtlarını alıp ruhsat için bunları yeterli mi görüyorlar?
Ey iyi tedavi tedbirdir. O halde boş tartışmaları bir kenara bırakıp biz o tedbirleri hayata geçirelim.
Aksi halde yarın çok geç olabilir. Bizden söylemesi…