ABD Başkanı Donald Trump, öylesine saldırgan ve emperyal bir politika izliyor ki, neredeyse dünyada doğal zenginliği olan her kara parçasında hak iddia eder noktaya geldi.
Son olarak Venezuela operasyonunun ardından yaptığı açıklamada da, Grönland’ın stratejik konumu ve maden zenginliği nedeniyle ulusal güvenlik için ABD’ye katılması gerektiğini savundu. Danimarka’nın adayı koruma kapasitesinin yetersiz olduğunu öne süren Trump, 'Ulusal güvenlik açısından Grönland'a ihtiyacımız var. Kritik su yollarına erişimi olan ve önemli madenlere sahip ada, Rus ve Çin gemileri ile çevrili” iddiasında bulundu.
Peki Trump, Avrupa Birliği üyesi Danimarka'ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland'ın ABD kontrolünde olması gerektiğini söylemesi üzerine dünya ne yaptı?
Fransa, AB’nin, dünyadaki diğer ulusların, kendi egemen sınırlarına saldırmasına izin vermeyeceğini açıkladı.
Grönland Başbakanı ise “Biz satılık değiliz” diye tepki gösterdi.
Peki, Trump yüzde 80'i buzlarla kaplı bir adayı neden istiyor?
Ada, Amerika Birleşik Devletleri'nin dünyanın en kuzeyindeki askeri tesisi, Pituffik Uzay Üssü'ne ev sahipliği yapıyor.
Burası nükleer ve konvansiyonel savunmada önemli bir üs olup Rusya'nın Kuzey Kutbu üzerinden başlatacağı olası bir saldırıya karşı erken uyarı sağlıyor.
Öte yandan, Kuzey Kutup Dairesi'ndeki buzulların erimesi ve yeni nakliye güzergahlarının ortaya çıkmasıyla beraber Çin ve Rusya'nın ilgisini çeken Kuzey Atlantik rotası, Grönland'ın jeopolitik ölçekte önemini giderek artırıyor.
Ayrıca, yüzde 80’i buzlarla kaplı Grönland'ın kömür, çinko, bakır, demir, elmas ve petrol gibi çok sayıda keşfedilmemiş madene ev sahipliği yaptığı düşünülüyor.
Bölgede uranyum, nikel veya titanyum gibi birçok doğal kaynağın henüz rezerv olarak durduğu belirtiliyor.
Adada çoğu yerli İnuitlerden oluşma 60 binden az insan yaşıyor. Danimarka ve Grönland'daki yetkililer, adanın satılık olmadığını vurgulayıp, Trump'ın önerisini defaatle reddettiler. Ancak tartışma bitmiyor.
Yüzde 80’i buzlarla kaplı bir ada için yapılan bu kavga ortadayken, Kıbrıs Adası gibi jeopolitik önemi ortada olan bir ada için önümüzdeki dönem nasıl pazarlıklar yürütülür, ne kavgalar çıkar, varın siz düşünün…
Kıbrıs, Amerikan Jeolojik Araştırma Merkezi'nin raporuna göre, Doğu Akdeniz'de kıyı şeritlerinde petrol ve doğalgaz yatakları açısından paha biçilemez değerde.
Kıbrıs Adası'nın çevresinde 8 milyar varillik petrol ile 3,5 trilyon metreküplük doğal gaz bulunduğu tahmin ediliyor.
Elbette bize Grönland’a teklif ettikleri gibi “sizi satın alalım” diyemiyorlar… Ama başka türlü oyunlarla Kıbrıs Adası’na hakim olmak için siyasi bir satranç oynanıyor.
Son dönemdeki ABD, Rum yönetimi yakınlaşması bunun en büyük örneğini oluşturuyor.
Bizde de son günlerde sıkça dile getirildiği gibi 2026 Kıbrıs için kritik önemde olacak. Bizden söylemesi…