ABD Başkanı Trump seçildiğinde “ben savaşmaya değil, savaşları durdurmaya geldim” diyerek parolasını ilan etmişti. Nitekim son dönemeçte de kısa süreli çatışmaları bir kenara bırakırsak, savaştan uzak durduğuna tanık olduk.
ABD Başkanı Trump seçildiğinde “ben savaşmaya değil, savaşları durdurmaya geldim” diyerek parolasını ilan etmişti. Nitekim son dönemeçte de kısa süreli çatışmaları bir kenara bırakırsak, savaştan uzak durduğuna tanık olduk.
ABD İran gerilimi şu anda dünyayı diken üzerinde tutuyor. Ancak bu savaşın dünyayı ikna edecek bir gerekçesi artık kalmamıştır.
İran terörist gruplara destek veriyordu. Bu bitti. Nükleer bombadan söz ediliyordu. Onun da üretimin durdurulduğu, engellendiği belirtiliyor. İran’ın balistik füzelerine yapılan itiraza gelince hukuksal bir geçerliliği yoktur. Çünkü her ülke kendi savunma gücünü oluşturabilir.
Dolayısıyla ABD’nin Birleşmiş Milletler’den bir karar çıkarması imkansızdır. Çünkü bu kararın aldırabilmesi için gerekçesi yoktur.
ABD her ne kadar kendisini dünyanın patronu olarak görse de şu anda yaptığı itirazlar İran’ın içişlerine karışmaktır. Amacı İran’ın rejimini değiştirmek. Ancak elbette bunu yapmaya hakkı yoktur.
Ne demişler arayan belasını da bulur, mevlasını da bulur.
Olası bir savaşın petrol başta olmak üzere enerji fiyatlarında önemli bir artışa ve maliyete neden olacağı net olarak ortada. Bu da dünya üzerinde ciddi bir tepkiye yol açar. O yüzden dünya da böyle bir savaşa taraf olmazb
İran’a karşı savaşta Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere ABD’ye “benim üslerimi kullanma” itirazı yükselecektir.
Trump zaten bu yüzden savaş gemilerini bölgeye yığıyor. Çünkü böyle bir savaş çıkarsa, bir iki gün değil aylarca sürebileceği belirtiliyor. Askeri uzmanlar rejim değişikliği için havadan bombalamanın yeterli olmayacağını söylüyor. Karadan müdahale şart. Peki ABD askeri İran’a girebilir mi? En az sayıda bir kaybın hesabını bile Trump kendi iç kamuoyuna verebilir mi?
Trump tüccardır. Bir iş insanı olarak önce amacı seçer, sonra yolu seçer. Nitekim Ukrayna’da da Venezuela’da da hep böyle oldu.
Trump kaybedeceği bir savaşa girmez. İran’a gelince olası bir savaşta ne kadar halkı ölse de inancı gereği “şehitlik” mertebesine ulaştılar diye buna direnebilir.
En tehlikeli kurşun atmadığın kurşundur.
ABD bölgeye silahlarını yığsa da İran da boş değil. Rusya’dan, Çin’den, Kuzey Kore’den silah yığınağı yaptı.
Dolayısıyla şu anda tarafların yaptığı sadece birbirlerine güç gösterisi yapmaktan ibarettir.
Sonuç olarak, ABD İran’ı askeri olarak zorlayabilir ama böyle bir savaş, hem taraflar hem de küresel sistem için kayıplarla dolu olacaktır. ABD İran ile muharebeyi kazansa bile savaşı kaybeder. Bizden söylemesi…