GSI projesinde aklın yolu Türkiye

Doğu Akdeniz’de enerji ve altyapı projeleri sadece ekonomik yatırımlar değil; aynı zamanda jeopolitik hamlelerdir. Son günlerde gündemde olan Great Sea Interconnector (GSI) projesi de bunun en güncel örneklerinden biri.

Doğu Akdeniz’de enerji ve altyapı projeleri sadece ekonomik yatırımlar değil; aynı zamanda jeopolitik hamlelerdir. Son günlerde gündemde olan Great Sea Interconnector (GSI) projesi de bunun en güncel örneklerinden biri.
Yunanistan, Güney Kıbrıs ve İsrail arasında planlanan bu elektrik bağlantı projesinde kullanılacak deniz altı kablosunun döşeme testi başarıyla gerçekleştirildi. Projenin destekçileri bunu önemli bir teknik adım olarak görüyor.
Ancak ortada gerçek bir zafer olduğunu söylemek zor.
Çünkü mesele yalnızca kabloyu denizin altına döşemek değil; aynı zamanda projenin ekonomik, siyasi ve stratejik olarak sürdürülebilir olmasıdır. İşte bu noktada ciddi soru işaretleri ortaya çıkıyor.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da tam olarak buna dikkat çekiyor. Erhürman’a göre Yunanistan–Güney Kıbrıs–İsrail hattında planlanan Great Sea Interconnector ekonomik açıdan tartışmalı bir proje. Hem maliyeti çok yüksek hem de bölgedeki siyasi gerilimler nedeniyle uzun vadeli istikrarı garanti değil.
Oysa daha rasyonel bir seçenek var.
Elektrik bağlantısının Kıbrıs–Türkiye–Yunanistan hattında kurulması.
Bu yalnızca teknik olarak daha kısa ve daha ucuz bir hat anlamına gelmez. Aynı zamanda bütün tarafların kazanabileceği bir model ortaya koyar. Enerji altyapısında mesafe, maliyet ve güvenlik en kritik unsurlardır. Coğrafya ise bu konuda tartışmasız bir gerçek sunar: Kıbrıs’ın en yakın ve en güçlü enerji bağlantısı Türkiye üzerindendir.
Bu yüzden mesele sadece enerji değildir; aynı zamanda akıl meselesidir.
Bugün Avrupa güvenlik mimarisine baktığımızda ilginç bir tablo görüyoruz. Avrupa’nın savunması giderek daha fazla NATO içinde Türkiye’nin askeri gücüne dayanıyor. NATO içinde en büyük ve en etkin ordulardan birine sahip olan Türkiye, kıtanın güvenliğinde zaten kritik bir rol oynuyor.
Peki aynı Avrupa, savunmasını Türk ordusunun gücüne dayandırırken enerji bağlantılarının Türkiye üzerinden kurulmasına neden itiraz etsin?
Bu çelişki uzun süre sürdürülebilir değil.
Avrupa Birliği er ya da geç Doğu Akdeniz’deki enerji denklemini daha gerçekçi bir zeminde değerlendirmek zorunda kalacak. Çünkü ekonomik akıl ile siyasi önyargı uzun vadede aynı masada oturamaz.
Enerji projeleri ideolojik tercihlerle değil, coğrafya ve maliyet hesaplarıyla şekillenir.
Kıbrıs–Türkiye–Yunanistan hattı hem daha kısa, hem daha güvenli hem de daha ekonomik bir seçenek sunuyor. Ayrıca bölgedeki tansiyonu artırmak yerine iş birliğini teşvik eden bir model oluşturuyor.
Doğu Akdeniz’de gerçek kazanan, karşı karşıya gelen bloklar değil; ortak çıkarlar etrafında buluşabilen ülkeler olacaktır. Sonuçta enerji kabloları sadece elektrik taşımaz. Aynı zamanda aklı, iş birliğini ve barışı da taşır. Bizden söylemesi…
Bu haber 12 defa okunmuştur

:

:

:

: