Orta Doğu’da patlak veren ABD–İran çatışması henüz birkaç haftalık olmasına rağmen, savaşın gidişatını belli etti.
Uluslararası medyada yapılan analizler, özellikle de CNN International’ın değerlendirmeleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu savaşta net bir zafer ilan etmesinin giderek zorlaştığını gösteriyor.
Star Kıbrıs Medya Grubu olarak bizler de bu köşede daha en başında “Trump muharebeyi kazansa bile savaşı kaybedecek” teşhisini net olarak ortaya koymuştuk.
Savaşın ilk günlerinde Washington’da hakim olan söylem hızlı ve kararlı bir askeri operasyonla İran’ın geri adım atacağı yönündeydi.
Ancak çatışma kısa sürede beklenenden daha karmaşık bir tabloya dönüştü. İran’ın attığı en kritik hamle ise küresel enerji ticaretinin can damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı kapatması oldu. Bu adım, savaşın askeri boyutunu aşarak ekonomik ve jeopolitik bir krize dönüşmesine neden oldu.
Hürmüz Boğazı’nın kapanması yalnızca İran ile ABD arasındaki bir taktik hamle değil; küresel ekonomi için doğrudan bir risk anlamına geliyor.
Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümü bu dar su yolundan geçiyor. Bu hattın kapanması enerji fiyatlarında dalgalanmalara, küresel piyasalarda panik havasına ve müttefik ülkeler arasında ciddi siyasi baskılara yol açabilir. Böyle bir tabloda Washington’un savaşı sürdürmesi de, geri çekilmesi de ağır maliyetler doğuracak.
Bir savaşta askeri üstünlük kadar önemli olan şey, çatışmanın yönünü belirleyebilme kapasitesidir. Ancak son gelişmeler, çatışmanın seyrinin giderek Washington’un elinden kaydığına dair bir izlenim yaratıyor.
Bu nedenle Trump için gerçek bir zafer tanımı giderek bulanıklaşıyor. Eğer ABD savaşı genişletirse bölgesel bir yangın ihtimali artacak; geri çekilirse bu durum hem iç politikada hem de uluslararası arenada bir geri adım olarak yorumlanacak. Her iki senaryo da Trump açısında “zafer” söylemi hayal gibi görünüyor. Bizden söylemesi…