Bir Yolun Hikâyesi

Yollar sadece asfalt ve beton değildir.

Yollar sadece asfalt ve beton değildir.
Yollar, bir toplumun sabrını, ihmallerini ve nihayetinde iradesini taşır. Girne–Çatalköy yolu da tam olarak böyle bir hikâyenin merkezinde duruyor.
Yıllardır “ızdırap yolu” olarak anılan bu güzergâh, aslında Kuzey Kıbrıs’ın kronikleşmiş sorunlarının küçük bir özeti gibi.
2012 yılında ihalesi yapılan, ancak kamulaştırma sorunları nedeniyle rafa kaldırılan bir proje… Ardından gelen hükümetler döneminde atıl kalan bir yatırım… Ve en önemlisi, her gün o yolu kullanan vatandaşın çektiği çile.
Bugün gelinen noktada ise farklı bir tabloyla karşı karşıyayız. Başbakan Ünal Üstel’in Haziran ortasını işaret eden açıklaması, sadece bir teslim tarihi değil; aynı zamanda yıllardır süren bir gecikmenin telafisi anlamına geliyor. Bu, gecikmiş de olsa verilen bir sözün yerine getirilme çabasıdır.
Bu yol neden bu kadar önemli?
Çünkü bu yol, sadece Girne ile Çatalköy’ü birbirine bağlamıyor. Aynı zamanda turizmi, ticareti ve günlük yaşamı doğrudan etkiliyor. Her yaz artan trafik yoğunluğu, dar ve güvensiz yol yapısı nedeniyle adeta çileye dönüşüyor. Bu nedenle projenin çift şeritli ve modern bir yapıya kavuşacak olması, sadece konfor değil, aynı zamanda can güvenliği demektir.
Öte yandan projede ortaya çıkan yüksek gerilim hattı meselesi de bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Altyapı planlamasında geçmişin kayıt eksiklikleri, bugünün maliyetlerini artırıyor. 1974 öncesinden kalan ve kaydı bulunmayan bir hattın bugün projeyi aksatması, aslında kurumsal hafızanın ne kadar hayati olduğunu gözler önüne seriyor.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir başka nokta daha var. Bu tür projeler sadece tamamlandığında değil, zamanında tamamlandığında değer kazanır. Çünkü geciken her gün, vatandaşın hayatından çalınan zamandır.
Şimdi gözler Haziran ortasında.
Eğer bu hedef tutturulursa, bu sadece bir yolun tamamlanması değil; aynı zamanda “yapılamaz” denilen işlerin yapılabileceğine dair bir güvenin inşa edilmesi olacaktır. Eğer gecikirse, bu da alışılmış hikâyenin bir devamı olarak hafızalara kazınacaktır.
Sonuç olarak, Girne–Çatalköy yolu bir ulaşım projesinden çok daha fazlasıdır. Bu yol, bir yönetim anlayışının, bir sözün ve bir sorumluluğun testidir.
Ve belki de en önemlisi…
Bu yol, gerçekten “ızdırap”tan çıkıp çıkamayacağımızın göstergesidir. Bizden söylemesi…
Bu haber 12 defa okunmuştur

:

:

:

: