56 yıl önce Londra Üniversitesi’nde ekonomi ve finans bölümünü bitiren Ali Özmen Safa, hayatı başarılarla dolu geçmiş bir iş insanı.
2008 krizi sonrasında dünyaca ünlü London School of Economics’te (LSE) ekonomi üzerine konferanslar vermiş, Londra’da halka açık bir şirket kurmuş, iş hayatında ilklere imza atmış, hatta 2000’li yılların başında TC hükümetine danışmanlık yapmıştı.
Safa aynı zamanda ekonomik öngörüleri tutmuş, başta 2008’deki emlak krizi olmak üzere yaşanacak krizleri önceden görmüş uyarmış bir isimdir.
Ülkemizdeki ekonomik krizin ardından yaşanan hayat pahalılığı ödeneğiyle ilgili tartışmaya ilişkin de Ali Özmen Safa, şu uyarıları yaptı:
“Ekonomide enflasyon bir nevi kanser olarak nitelenir. Nasıl çeşitli kanser türleri varsa enflasyonda da değişik kanserler vardır. Bunlardan bir tanesi de ‘wage inflation’ olarak bilinen maaş enflasyonudur. Maaş enflasyonu, yaşam maliyetlerindeki artışa paralel olarak işçilerin daha yüksek ücret talep etmesi ve firmaların bu artışı ürün fiyatlarına yansıtmasıyla oluşan döngüdür.
En tehlikeli kanser budur. Domino efekt yaratan maaş enflasyonu pahalılığı daha da artırır.
Bunun önüne geçmek için tek bir yol vardır. Maaş enflasyonunu durdurmaktır.
Nasıl vücut kanser olduğunda o organın kanserli bölümü gerekirse çıkarılır. Maaş enflasyonunu önlemek için de bu cesareti göstermek gerekir.
1970’lerde, 1980’lerde Londra’da olduğum dönemlerde maaş enflasyonuna tanıklık ettim. Hükümetlerin bu konuda nasıl tedbir aldığını gördüm. Türkiye’de de şu anda benzer soruna karşı hükümet gerekli önlemleri alıyor. Türkiye’de daha önce faizleri düşürüp maaşları yükselterek enflasyonu düşürmeye çalıştılar ama bu olmadı. Şimdi faizler yükseldi, maaşlar kısıldı. Ekonominin prensipleri uygulandı.
Biz de KKTC’de bu maaş enflasyonuna karşı gerekli tedbiri almalıyız.
Şu anda bu problem hükümetin sorunu olarak gösteriliyor. Ancak şu anda yapılan ‘hükümet istifa’ çağrılarının ardından yeni bir hükümet gelecek olursa o hükümet bu sorunu çözebilecek mi? Maaşları daha fazla artırarak yaşanan pahalılık sorununun önüne geçebilecek mi?
Kimse ekonominin prensiplerini değiştiremez. Sendikaların ya da muhalefetin bir önerisi varsa bir masa kursunlar. Önerilerini açıklasınlar. Toplum olarak pahalılık hepimizin derdidir. Hepimiz aynı gemideyiz. Meclis önünde kavga gürültüyle bu sorunu çözemeyiz.
Önce amacı ortaya koymamız lazım. Bu enflasyonun önüne geçmek için toplumsal bir seferberlik başlatmalıyız. En başta devletin zirvesindeki en yüksek maaşlardan da yüzde 30 kesinti yapılarak iyi niyet gösterilmeli, topluma rol model olunmalıdır.
Biz Sarayönü prensiplerini uygulamaya çalışsak da ekonomide dünya prensipleri vardır. Dünya gerçeklerini kabul etmemiz gerekir. Bu krizi Sarayönü’nün kuralı değil, ekonominin kuralı çözer! Şunu asla unutmayalım. Başarı cesaret ister.”
Ali Özmen Safa’nın uyarıları böyle. Bizden söylemesi…