MERHABA

Yürüyüş yapar mısınız?

Yürüyüş yapar mısınız?
Sizi bilmiyorum ama ben her gün sabahın erken saatinde, ortalık aydınlanırken kalkar yürürüm.
Aynı saatlerde köpeklerini yürüyüşe çıkarmak isteyenlerin bazıları arabalarıyla gelirler bazıları yanlarında yürüyerek geçerler,
Bir süre sonra işe gidecek olanlar da arabalarını çalıştırır. Arabası olmayanlar ya da kullanmak istemeyenler yürüyerek ana yola, durağa çıkarlar.
Okul zamanı öğrenci otobüsleri de sokağa girer. Bu arada benim gibi yürümek isteyenler de saat ilerledikçe yüzlerini gösterirler.
Herkesle değil ama büyük bir kesimiyle gidiş veya dönüşte bir şekilde karşılaşırım. Hatta giderek öyle bir alıştım ki onlara, kiminle ne saat karşılaşacağımı bile tahmin edebiliyorum.
Hepsi ile bir şekilde selamlaşırız.
İnsanoğlu çok enteresandır. Biri “günaydın” derse öteki “günaydın” diye seslenir. Biri “merhaba” derse karşıdaki de “merhaba” der.
Biri elini kaldırarak selam verirse ki özellikle araba ile geçenler öyle yaparlar, karşıdaki de el kaldırır.
Diyeceksiniz ki bundan doğal ne var?
Var. Diyelim ki arabadaki başını eğerek veya kaldırdığı elinin parmaklarını açarak selam verirse siz de gayri ihtiyari başınızı eğerek ya da kaldırdığınız elin parmaklarını açarak, aynı şekilde karşılık verirsiniz.
Genelleme çok geniş olacak ama olsun. Bir zararı yok. İnsanoğlu taklitçidir. Ben bunu birçok konuda ama özellikle de selam alıp vermede her gün yaşıyorum.
O kadar ki; geçenlerde bir yabancı, köpeklerini aldı ve deniz kenarına doğru yürüyüşe çıktı. Genellikle arabada geçerdi.
Karşılaştığımda İngilizce Good morning” dedi. Ben aynı anda “günaydın” demiş bulundum.
Afalladım, sanki ayaklarım yere basamadı, boşlukta kalmışım gibi hissettim.
Ertesi gün karşılaştığımızda önce onu bekledim. O bozuk Türkçesi ile “Gunaydın” dedi ben de “günaydın” diyerek karşılık verdim.
Düşünüyorum da; çocuklar öğrenirken bunu yapmıyorlar mı?
Kızlar annelerini taklit etmiyor mu? Örneğin anne pasta yaparken hamuru karıştırmak istemiyorlar mı?
Ya erkek çocuklar? Babası gibi oturup babası gibi konuşmaya çalışmıyorlar mı?
Hangi çocuk ilkokula başladığında öğretmen gibi davranmadı?
Selam vermek de bunlar gibi.
İnsanlar okumaktan çok görerek, duyarak, taklit ederek öğrenirler.
İşte tam da bu nedenle sabah eşinizden, çocuklarınızdan güler yüzle “günaydın”, gece yatarken “iyi geceler” demeyi esirgemeyin.
Bugün, bu elektronik gazetede ilk yazımı yazarken sizlerin ne saat okuyabileceğinizi bilemedim. Bu nedenle “merhaba” demeyi uygun gördüm.
Arapça kökenli bir kelime ama ben severim. Günaydın, hoş geldiniz, rahat ediniz anlamlarında kullanılan bir kelime.
Bu ilk yazım. Bu nedenle fazla söze de gerek yok. Her hafta buluşacağımıza göre bugün girişi kısa tutmakta bir sakınca görmedim.
Beni burada yazı yazmaya teşvik eden, öğretmenim olmadı ama teşvik ederek gayret veren saygıdeğer Ayşe Tural hanıma teşekkür ederim.
Bir zamanlar Sim Radyo’da Köşe Taşları isminde bir program yapıyordum. Bitirirken söylediğim bir söz vardı. Yazımı o sözle bitirmeyi uygun buldum.
Gülü verenin elinde az da olsa kokusu kalır.
Sevgiyle kalın.





Bu haber 8 defa okunmuştur

:

:

:

: