Macron Fransız kalmış!

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Yunanistan'ın başkenti Atina'da düzenlenen bir paneldeki sözleri gündem oldu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Yunanistan'ın başkenti Atina'da düzenlenen bir paneldeki sözleri gündem oldu.
Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile Rum Yönetimi lideri Hristodulidis’in de katıldığı panelde Macron, Türkiye’den gelebilecek olası bir 'tehdit' durumunda, Fransa’nın, Yunanistan’ın yanında olacağını söyledi. Fransız cumhurbaşkanı, 'Burada olacağız. Fransa-Yunanistan ittifakı budur' diye ekledi.
Türkçede çok güzel bir deyim var, “Fransız kalmak” diye…
Bir konudan uzak olmak, anlatılanları anlayamamak, bir duruma ya da bilgiye tamamen yabancı olmak anlamını taşıyor.
Öyle görünüyor ki bu deyim, Macron’a cuk oturuyor.
Çünkü Macron gerçekten de bu coğrafyaya “Fransız kalmış” görünüyor.
Bir ülkeye ziyareti sırasında uçaktan inerken eşinden yediği dayak görüntüsü kameralara yansıyan Macron’un söyledikleri, ya toplantı öncesi Fransızların ünlü şaraplarından fazla kaçırmasının sonucu olsa gerek... Ya da tam bir akıl tutulması.
Fransa Türkiye ile Yunanistan ya da Güney Kıbrıs nedeniyle karşı karşıya gelebilir mi?
Macron neyine güveniyor? Bu içi boş söylemin bölgede karşılığı olabilir mi?
Türkiye, sadece bölgesel bir aktör değil, NATO üyesi, güçlü bir askeri kapasiteye sahip ve sahada etkin bir ülkedir.
Fransa’nın ise Avrupa içinde dahi güvenlik politikalarında tam bir liderlik kurabildiğini söylemek zor.
Macron’un bu çıkışını iç politikadan bağımsız düşünmek de mümkün değil. Fransa’da yaşanan ekonomik sıkıntılar, toplumsal huzursuzluklar ve liderlik tartışmaları, dış politikada daha sert ve iddialı söylemler üretme ihtiyacını doğuruyor olabilir. Bu tür açıklamalar, iç kamuoyuna “güçlü lider” imajı vermek için kullanılan klasik araçlardır.
Öte yandan Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın da bu tür açıklamalardan memnuniyet duyması anlaşılabilir. Ancak bu memnuniyet, gerçek bir güvenlik garantisinden ziyade, diplomatik bir moral desteği niteliğindedir. Çünkü kriz anlarında ülkelerin nasıl pozisyon alacağı, verilen sözlerden çok daha farklı dinamiklere bağlıdır.
Macron’un neye güvendiği sorusu bu noktada önem kazanıyor. Avrupa Birliği mi? NATO mu? Yoksa Fransa’nın kendi askeri gücü mü? Bu soruların hiçbirinin tek başına Türkiye gibi bir aktör karşısında kesin bir denge unsuru oluşturmadığı açık. Dolayısıyla bu söylemin sahada güçlü bir karşılık bulması oldukça zor.
Sonuç olarak Macron’un Atina’da yaptığı açıklamalar içi boş bir söylemdir. Doğu Akdeniz gibi kırılgan bir coğrafyada, liderlerden beklenen şey gerilimi artırmak değil, dengeyi koruyacak akılcı ve sorumlu bir dil kullanmaktır. Bizden söylemesi…
Bu haber 30 defa okunmuştur

:

:

:

: