RUMLAR MARAŞ'I DA ALSA NEYE 'EVET' DİYECEK?

Eski Dışişleri Bakanı ve eski başmüzakereci Özdil Nami, Ercan Havalimanı'nın uluslararası uçuşlara açılması karşılığında Maraş'ın eski sakinlerine iadesi yönündeki olası formüle karşı çıktı:

Eski Dışişleri Bakanı ve eski başmüzakereci Özdil Nami, Ercan Havalimanı'nın uluslararası uçuşlara açılması karşılığında Maraş'ın eski sakinlerine iadesi yönündeki olası formüle karşı çıktı: 

Eski Dışişleri Bakanı ve eski başmüzakereci Özdil Nami, Ercan Havalimanı'nın uluslararası uçuşlara açılması karşılığında Maraş'ın eski sakinlerine iadesi yönündeki olası formüle karşı çıkarak, böyle bir adımın kapsamlı çözüm perspektifini zedeleyebileceğini ifade etti, 'Maraş'ı da almış bir Rum tarafının bir sonraki referandumda neye ‘evet’ diyebileceğini tahmin edemiyorum' dedi.

Ulaş Barış’ın sorularını yanıtlayan Özdil Nami, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in ziyareti ve takibinde BM’nin Kıbrıs konusundaki yeni inisiyatifine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Nami, mevcut süreçte en temel sorunun içerikten ziyade müzakere “kurgusundaki” eksiklikler olduğunu belirterek, Annan Planı ve Crans Montana dönemlerindeki yapısal unsurların yeniden dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Nami, sürecin doğru bir çerçeveyle yürütülmemesi halinde kalıcı çözümün zorlaşacağı uyarısında bulundu.

Nami, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin'in Kıbrıs ziyareti ve BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs konusundaki yeni inisiyatifini değerlendirdi. Nami, Politis gazetesinde bu konuda yayınlanan makalenin kendisinde endişe oluşturduğunu kaydetti.

Kendisini endişelendiren durumların neler olduğunu açıklayan Özdil Nami'ye göre ilk sorun, metot eksikliği. Özdil Nami, Kıbrıs sorununda problemin tarafların bir noktada anlaşması olmadığını ve 'anlaşmanın masada' olduğunu ifade ederek, son eşiğin aşılmasında bir metot eksikliği yaşandığını ifade etti.

AB Genişleme Süreci nedeniyle doğal sebeplerden oluşan reel bir takvim olduğunu da hatırlatan Nami, takvimin aşılması halinde ise onay verilmiş bir hakemlik müessesesi olduğunu vurguladı. Nami ayrıca, o dönemde liderler imzalamasa bile müzakerelerden ortaya çıkacak olan sonucu halka sunacak bir referandum olduğunun altını çizdi.

Özdil Nami, bahsedilen kurgunun Kıbrıs sorununda yılların tecrübesiyle ortaya konan ve sorunu çözmeye yönelik bir kurgu olduğunu ifade ederek 'Bu aslında başarılı müzakere süreçlerinin olmazsa olmazıdır' dedi. Nami, bu kurgunun Türk tarafının 'Biz bunu müzakere zemini olarak kabul etmeyiz' diyerek müzakere takviminin dışına çıkmasıyla boşa düştüğünü belirterek şunları söyledi:

'Orada bir bedel meselesi vardı. Takvime sadık kalarak bu işi bitirebilseydik, 'hayır' denmesi halinde Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne girememesi bir bedel olarak her iki tarafa da konulmuştu. Dolayısıyla, bu kurguyu korumamız lazım. Bu kurguyu tekrar keşfetmemiz, tekrar önümüze koymamız.'

Nami, bu unsurlar olmadan başarılı bir müzakere de olamayacağını belirterek, yaklaşımda 2-3 sene içerisinde taraflara sunulacak kazanımlar olmasını değerlendirdi. Taraflara verilecek bu kazanımların kalıcı olduğundan bahseden Nami, en fazla öne çıkan başlığın Ercan Havalimanı'nın açılmasına karşılık Türk tarafının, Maraş'ın BM kontrolünde eski sakinlerinin yaşamasına açılması olduğunu belirtti. Nami, bu alışverişin olası sonuçlarını da değerlendirdi.

Nami, 'Maraş'ı da almış bir Rum tarafının bir sonraki referandumda neye 'evet' diyebileceğini tahmin edemiyorum' ifadelerini kullandı.
Bu haber 27 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER