ABD nüfusunun temelini oluşturan Beyaz Amerikalılar, Avrupa, Orta Doğu veya Kuzey Afrika kökenlidir.
Son verilere göre nüfus içindeki oranları %60'ın altına düşse de, tarihsel olarak kültürel ve siyasi hakimiyetlerini sürdürmektedirler.
Ülke genelindeki demografik değişimler ise toplumsal tartışmaları tetiklemeye devam etmektedir.
Özellikle kırsal bölgelerde ve belirli banliyölerde yoğunlaşan bu demografik yapının yanı sıra, zaman zaman medyaya yansıyan farklı projeler de gündeme gelebilmektedir.
Gittiğim bölgeyi daha iyi anlatabilmek için elbette bağlı bulunduğu eyaleti tanımak gerek.
WASHINGTON Eyaleti
Neden bu eyaletle başladım; çünkü benim uçağımın indiği yer Seattle…
Seattle bu eyaletin en büyük şehirlerinden biri…
Amerika Birleşik Devletleri'nin Pasifik Kuzeybatı bölgesinde yer alan Washington eyaleti, batıda Pasifik Okyanusu, kuzeyde Kanada, doğuda Idaho ve güneyde Oregon ile komşudur.
Başkenti Olympia olan eyaletin, Microsoft ve Amazon gibi devlerin merkezi olan en büyük şehri Seattle’dır.
Eyalet hakkında bilmeniz gereken öne çıkan detaylar şunlardır:
* İklim: Batı kısmı okyanusal iklim etkisiyle ılıman ve yağışlı, doğu kısmı ise daha kurak bir yapıya sahiptir. Muhteşem doğası, dağları ve devasa ormanlarıyla ünlüdür.
* Ekonomi: Teknoloji, havacılık (Boeing), tarım ve kahve kültürünün (Starbucks) merkezidir.
* Önemli Ayrım: Doğu kıyısındaki federal başkent Washington, D.C. ile karıştırılmamalıdır
WASHINGTON EYALETİNDEKİ ŞEHİRLER
Washington eyaletinde yerel yönetim statüsüne sahip (incorporated) 630 adet şehir bulunmaktadır.
Bu şehirlerin en kalabalıkları arasında:
Seattle,
Spokane,
Tacoma,
Vancouver
Bellevue yer almaktadır. Ben BELLEVUE’de kalacağım.
YOLCULUĞUM BAŞLIYOR
Günler öncesinden hazırlığa başladım.
İklim nasıl?
Yanıma neler almalıyım?
En öncelikli olanlar ayak sağlığım için uygun bot ve terlikler…
9 Haziran’da Kıbrıs / Ercan’dan İstanbul’a uçtum. İstanbul - Seattle direk uçuşu THY ile tam 11 saat.
Bu nedenle İstanbul’da dinlenip sonra yola devam etmenin daha uygun olacağını düşündüm.
İki gece yeğenim Alparslan’ın evinde kaldım ablam ve yeğenlerle buluştuk.
Harika bir buluşma oldu gerçekten.
Bence çok akıllıca bir iş yapmışım. Zaten yeğenim DURUSU’da havaalanının dibinde oturduğu için sorun olmadı.
11 Haziranda İstanbul’dan hareket ettik. Uçağın en rahat bölümünde ( Business Class : yataklı, yemekli, her türlü hizmetin emrinize amade olduğu bölüm) seyahat edince hiç sorun olmadı. Oğlum Barçın sağolsun varolsun.
Uyudum, kitap okudum, yemek yedim, kahve içtim ve belki de 3-4 film izledim. Son derece rahat bir yolculuktu benim için.
Ne ilginçtir ki seçtiğim filmlerden biri, gideceğim yerlerin tarihini, Kızılderililerden toprakların nasıl zorla alındığını anlatan bir filmdi.
Bence çok şaşırtıcı. Onlarca film arasından onu seçtim, izledim ve beni çok etkiledi.
Filmin adı:
Dolunay Katilleri (Killers of the Flower Moon, 2023):
Filmin konusu:
1920'lerde Oklahoma'da petrol bulunan toprakların sahibi olan Osage Nation yerlilerinin, zenginliklerine konmak isteyen beyazlar tarafından sistematik olarak nasıl katledildiğini gerçek bir olay üzerinden anlatır.
Hala filmin etkisindeyim inanın. İzlemenizi tavsiye ederim.
11 -12 saat süren yolculuktan sonra biraz uyuşuk olmakla beraber, uzayan günü pek anlamadım diyebilirim. Batıya doğru uçunca gününüz 12 saat daha uzamış oluyor ya ondan.
Alanda beni bekleyen oğlum ve on bir yaşındaki yakışıklı torunum LEO tarafından heyecanla karşılanmam bana yorgunluğumu bir anda unutturdu. İçimden bir sürü “ İyi kiler!” havalandı.
Kıbrıs-Amerika yolculuğunu yıllardır bir türlü göze alamamıştım. Hep onlar Kıbrıs’a gelmişti.
Üç gün sonra LEO’mun ilkokulu bitirme töreni yapılacaktı ve ben en çok onun için bu uzuuuuun yolculuğa çıkmıştım.
Ayşe TURAL