Atan, asgari ücretteki artışın yeterli olmadığını belirterek, “Evet, yükseltiyor ama hani ‘çok alandan çok, az alandan az’ olacaktı? Nerede bu anlayış?” diye sordu.
“ASGARİ ÜCRET TOPLANTISI BAŞLAR BAŞLAMAZ ETİKETLER DEĞİŞİYOR”
Asgari ücret toplantıları öncesinde ve sonrasında piyasadaki fiyat hareketliliğine dikkat çeken Atan, denetim eksikliğini eleştirdi. Atan, “Asgari ücret toplantısı çağrısı yapılır yapılmaz marketlerde etiketler değişmeye, fiyatlar hareketlenmeye başlıyor. Toplantı sırasında bir hareketlilik, toplantı bittikten sonra bir hareketlilik daha yaşanıyor. Bu ülkede ‘etiket sözü’ diye bir şey vardı. Biz bunu defalarca dile getirdik. Buna neden izin veriliyor?” ifadelerini kullandı.
“HÜKÜMETLE SERMAYE İÇ İÇE” İDDİASI
Daha önce yaptığı “hükümetle sermaye iç içedir” açıklamasını da hatırlatan Atan, yaşanan gelişmelerin bu eleştirisini doğruladığını savundu. Atan, “Ben ‘hükümetle sermaye iç içedir’ dediğim zaman tepki gösteriyorlardı. Şimdi bir kez daha görüyoruz ki bu iddiamın altı doluyor” dedi. Asgari ücret görüşmelerinde işverenlere sağlanan destek ve teşviklerin de sorgulanması gerektiğini ifade eden Atan, sigorta primleri ve diğer desteklere dikkat çekti. “Bugün asgari ücretliyi, özel sektör çalışanını, küçük esnafı düşünmeleri gerekirken yine masada işverene hangi tavizlerin verildiğini konuşuyoruz. Sigorta primleri, teşvikler, destekler…” diyen Atan, işverenin bu kez neden daha az tepki gösterdiğinin de sorgulanması gerektiğini söyledi.
“MİLLETVEKİLİNE 80 BİN TL, ASGARİ ÜCRETLİYE 15-20 BİN TL”
Milletvekili maaşlarına yapılan artışla asgari ücrette beklenen artış arasındaki farka dikkat çeken Atan, “Milletvekillerinin maaşına yüzde 16,95 artış yapıldı. Asgari ücretli geçinemiyorsa, küçük esnaf ayakta kalamıyorsa, özel sektör çalışanı ay sonunu getiremiyorsa önce onların hayatına dokunan kararları konuşmamız gerekiyor” dedi. Atan, milletvekillerinin yaklaşık 80 bin TL'ye varan maaş artışı alacağını, buna karşılık asgari ücretlinin yaklaşık 15-20 bin TL civarında bir artış görmesinin beklendiğini belirterek, “Bir asgari ücretlinin aldığı maaş kadar artışı siz bir seferde alacaksınız. Bu makasın bu kadar açılmaması gerekir” ifadelerini kullandı.
“BU DÜZEN SERMAYEYE YARIYOR”
Milletvekillerinin düğün, dernek, ikram ve çeşitli sosyal giderlerinin maaş artışını gerekçelendirmek için kullanılmasını da eleştiren Atan, “Kardeşim, ben buna da karşıyım. Çünkü mesele milletvekilinin masrafı değil. Mesele, bugün geçinmekte zorlanan insanla aldığı zam arasında giderek açılan makastır” dedi. Atan, ekonomik düzenin sermaye lehine işlediğini savunarak, “Ben yine söylüyorum: Bu düzen sermayeye yarıyor. Bunu söylerken de kimsenin umurunda değil. Ben paranın arkasına saklanmam” diye konuştu.
“BİR KİLO ET RUM TARAFINDA 600, BURADA 1800-1900 TL”
Piyasalardaki fiyat farklarına da değinen Atan, özellikle et fiyatlarını örnek gösterdi. Atan, “Bir kilo et Rum tarafında 600 TL, burada 1800-1900 TL. Herkes kendi fiyatını kendi koyuyor. Çünkü ortada yeterli denetim yok” ifadelerini kullandı. Devletin temel görevinin vatandaşı korumak olduğunu vurgulayan Atan, “Siz vatandaşınızı eziyorsunuz. Devlet olarak bu konuda birinci göreviniz vatandaşı korumaktır” dedi. Hükümetin “derdimiz seçim değil, geçim” söylemini de değerlendiren Atan, söz konusu iddianın sahada karşılığının görülmesi gerektiğini söyledi. Atan, “Hükümet ‘bizim derdimiz seçim değil, geçim’ diyorsa, o zaman vatandaşa sormak lazım: Denetimi neden yapmıyorsunuz? Neden yapamıyorsunuz?” diye konuştu.
“HALK ENAYİ DEĞİL”
Yaklaşan seçim dönemine de göndermede bulunan Atan, siyasi partilerin seçim dönemindeki vaatlerinin artık vatandaş tarafından daha dikkatli değerlendirileceğini belirtti.
Atan, “Bu halk, hiç yanlış anlaşılmasın, enayi değil. Bu halk kime, neye ve nasıl karar vereceğini bilen bir kesimdir” dedi.
“MECLİS NEDEN BEŞ GÜN ÇALIŞMIYOR?”
Programda milletvekillerinin çalışma düzenine ilişkin de dikkat çeken açıklamalarda bulunan Atan, Meclis’in neden haftanın beş günü çalışmadığının sorgulanması gerektiğini söyledi. Atan, “Bir de milletvekillerine sormak istiyorum: Meclis neden beş gün çalışmıyor? Milletvekilleri neden beş gün çalışmıyor?” diye sordu. Milletvekillerinin kamu görevi yürüttüğünü hatırlatan Atan, işe gelmeyen milletvekillerinin maaşlarından kesinti yapılması gerektiğini savundu.
“MİLLETVEKİLİ SAYISINDAN ÇALIŞMA DÜZENİNE KADAR SİSTEM YENİDEN TARTIŞILMALI”
Türkiye’deki tartışmaların kendileri için doğrudan ölçü olmadığını belirten Atan, KKTC’nin kendi koşullarına göre değerlendirme yapması gerektiğini söyledi. Atan, “Ben Türkiye’yi ölçü almak zorunda değilim. Biz küçük bir toplumuz, bir ada ülkesiyiz. Bu ülkede 50 milletvekilinin bile fazla olduğunu düşünüyorum” dedi. Milletvekili sayısından çalışma düzenine, maaşlardan sorumluluklara kadar mevcut sistemin yeniden ele alınması gerektiğini belirten Atan, tartışmanın yalnızca maaş üzerinden yürütülmemesi gerektiğini vurguladı.
“MESELE MAAŞ DEĞİL, VATANDAŞIN ALDIĞI KAMU HİZMETİ”
Atan sözlerini, devletin önceliğinin vatandaşı korumak olması gerektiğini vurgulayarak tamamladı: “Çünkü mesele sadece milletvekillerinin ne kadar maaş aldığı değil; vatandaşın ödediği vergilerin karşılığında nasıl bir kamu hizmeti aldığıdır. Hükümet olarak vatandaşı korumak zorundasınız. Asgari ücretliyi, özel sektör çalışanını, küçük esnafı korumak zorundasınız. Çünkü sizin göreviniz, güçlü olanın daha da güçlenmesini sağlamak değil; vatandaşın ezilmesini engellemektir.”