“Başbakan, Arıklı’yı görevden almakta geç bile kaldı”

HÜR-İŞ Federasyonu Başkanı Ahmet Serdaroğlu, yaşanan gemi faciasının yalnızca kaptan veya mürettebat üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, asıl sorgulanması gerekenin devletin denetim mekanizması ve siyasi sorumluluk olduğunu söyledi.

Erhan Arıklı’nın görevden alınmasında sendikaların çağrılarının önemli rol oynadığını ifade eden Serdaroğlu, kendilerinin ilk günden itibaren Arıklı’nın istifa etmesi gerektiğini söylediklerini belirtti. Ada TV’de Cüneyt Oruç’un konuğu olan Serdaroğlu, “Her ne kadar kendisi herhangi bir sorumluluk kabul etmese de bize göre birinci derece sorumludur” dedi. Yasal sorumluluk ile siyasi sorumluluğun birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Serdaroğlu, “Yargı aşamasında suçsuz olabilir. O ayrı bir konu. Ama siyasi sorumluluğu vardır” ifadelerini kullandı. Başbakan’ın Arıklı’yı görevden almakta geç kaldığını savunan Serdaroğlu, bunun ilk günden yapılması gerektiğini söyledi.
“BU FACİA SADECE KAPTANIN HATASI DEĞİL”
Filo Jet faciasının yalnızca kaptanın dikkatsizliği, ehliyeti veya mürettebatın ihmalleri üzerinden ele alınamayacağını belirten Serdaroğlu, olayın bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi. “Ortada çok araştırılması, soruşturulması gereken şeyler vardır” diyen Serdaroğlu, devletin şirketler ve kurumlar üzerindeki denetiminin sorgulanması gerektiğini vurguladı. Limanların Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı olduğuna dikkat çeken Serdaroğlu, müdür ve müsteşarların atanmasının amacının birbirini denetleyen bir sistem oluşturmak olduğunu belirterek, “Sen kontrol etmezsen, senin altındaki kontrol etmezse, onun altındaki neden kontrol etsin? Balık baştan kokar” dedi. Serdaroğlu ayrıca geminin geçmişi, daha önce yaşadığı öne sürülen kazalar, izin ve belgeleri, denetim süreçleri ve belgelendirme kriterlerinin araştırılması gerektiğini ifade etti.
“TÜM GÜVENLİK EKİPMANLARI EKSİKSİZ OLMALIYDI”
Gemide bulunması gereken güvenlik ekipmanlarının dahi maliyet nedeniyle göz ardı edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini söyleyen Serdaroğlu, gemiler arasındaki yaş ve donanım farklarının da soruşturmanın konusu olması gerektiğini belirtti. Geminin izin ve belgelerinin hangi şartlarda verildiğinin ortaya çıkarılmasını isteyen Serdaroğlu, Türk Loydu gibi yetkili kuruluşların gerçekleştirdiği denetim ve belgelendirme süreçlerinin de incelenmesi gerektiğini söyledi. Limanların yanı sıra havalimanlarındaki güvenlik ve denetim uygulamalarına ilişkin de soru işaretleri bulunduğunu dile getiren Serdaroğlu, özellikle itfaiyenin olası bir olayda müdahale kapasitesine ilişkin iddiaların kamuoyunu tatmin edecek şekilde açıklanmasını istedi. Silo faciasını da hatırlatan Serdaroğlu, yapılan kontroller sonrasında gerekli düzenlemelerin maliyetli olduğu gerekçesiyle ertelenmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, “Hiçbir maliyet insan hayatından daha değerli olamaz” dedi.
“UCUZ ETİN YAHNİSİ PAHALI OLUR”
Facianın ardından kazazedelerle yaptığı görüşmelere değinen Serdaroğlu, gemide çalışan bazı personelin Türkçe bilmemesinin ciddi bir sorun olduğunu söyledi. Kazazedelerin kendisine, “Konuşurdum çalışana, beni anlamazdı. Adam Türkçe bilmezdi” şeklinde ifadeler kullandığını aktaran Serdaroğlu, özellikle yolcularla doğrudan iletişim kuran personelin ülkenin dilini bilmesi gerektiğini savundu. Serdaroğlu, çalışma koşullarında bunun zorunlu hale getirilmesi gerektiğini belirterek Çalışma Bakanlığı’na da çağrıda bulundu. Ardından ekonomik gerekçelerle niteliksiz veya iletişim kuramayacak personel çalıştırılmasının ağır sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Serdaroğlu, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: “Büyük ihmal. Ucuz işçi çalıştırmak için, ‘Ucuz etin yahnisi pahalı olur’ Cüneyt Bey. Nenelerimiz hep böyle derdi: Ucuz etin yahnisi pahalı olur.”

Bu haber 24 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER