Ada TV’de Nupelda Karabuğday’ın konuğu olan Harmancı, Güngör Çöplüğü’nün yanmasının ardından yeniden gündeme gelen yetki ve sorumluluk tartışmasına değinerek, ortada herhangi bir yetki karmaşası bulunmadığını söyledi. Yetkinin Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nda olduğunu belirten Harmancı, İçişleri Bakanlığı’nın yetkisinin Maliye Bakanlığı tarafından devralındığını ifade etti. Çöplüğü belediyelerin kullandığını hatırlatan Harmancı, buna karşın sorumluluğun belediyelerde olmamasını eleştirdi. “Kim kullanıyor çöplüğü? Belediyeler kullanıyor. Kimin sorumluluğu olması gerekiyor? Kullananın sorumluluğu olması gerekiyor.” diyen Harmancı, mevcut yapının sorgulanması gerektiğini belirtti.
“YUMURTA KAPIYA DAYANINCA AKILLARINA GELİYOR'
Merkezi hükümetin Güngör Çöplüğü konusunda uzun süredir adım atmadığını belirten Harmancı, sorunun ancak yangın gibi olayların ardından gündeme taşındığını söyledi. “Ne vakit ki yumurta kapıya dayanıyor, işte böyle yangınlar çıkıyor. Bir gündem oluyor, üç dört gün konuşuluyor, sonra unutuluyor gidiyor.” Harmancı, bunun ülkenin turizm imajına da zarar verdiğini belirtti. Ercan Havalimanı’na yapılan yatırımlara dikkat çeken Harmancı, ülkeye gelen turistlerin çöp kokusuyla karşılanmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. “İnen yolcuyu neyle karşılıyoruz biz? Çöp kokusuyla, zehirliyoruz insanları.” Harmancı, turizm adası ve “cennet ada” söylemlerine karşın çevre sorunlarının ülkenin imajını olumsuz etkilediğini ifade etti.
“ÇOK BÜYÜK MİLYON EUROLARA TESİS YARATILDI”
Programda Dikmen Çöplüğü’nün yıllar önce rehabilite edildiğini ve Avrupa Birliği hibeleriyle yeni, planlı bir katı atık tesisi oluşturulduğunu hatırlatan Harmancı, tesisin içerisinde gaz ve sıvı kabul tesislerinin de bulunduğunu söyledi. Harmancı, yüksek standartlarda oluşturulan böyle bir tesisin ciddi işletme maliyetleri bulunduğuna dikkat çekerek, yalnızca tesisin yapılmasının yeterli olmadığını, işletme maliyetlerinin de karşılanması gerektiğini vurguladı. Devletin ilk dönemde iyi bir ihale çıkardığını ve sistemin birkaç yıl düzenli depolama şeklinde devam ettiğini ifade eden Harmancı, daha sonraki süreçte yeterli kapsam ve ekipmanla ihale yapılmamasının sorunları büyüttüğünü savundu. “Eğer siz 100 liralık bir işlemi 20 liraya ihale ediyorsanız, ancak 20 liralık bir sonuç alırsınız.” Tam da bu nedenle çöplüğün beklenenden çok daha kısa sürede dolmaya başladığını belirten Harmancı, düzenli depolama sisteminin de zaman içerisinde bozulduğunu söyledi.
“BELEDİYELER BİRLİĞİ’NE ÇAĞRI YAPTIM”
Güngör Çöplüğü’nün yönetimi konusunda Belediyeler Birliği’ne çağrı yaptığını belirten Harmancı, tesisin kontrolünün belediyelere bırakılmasını ve çöplüğü kullanan belediyelerin bir konsorsiyum oluşturmasını önerdi. Harmancı, belediyelerin gerekli bedeli karşılamaya hazır olduğunu vurgulayarak, “Bedeli neyse biz ödeyelim bunu” dedi. Belediyeler Yasası’ndaki değişikliklerle birlikte “kullanan öder” anlayışının hayata geçirilebileceğini ifade eden Harmancı, çöplükten elektrik üretiminin de mümkün olduğunu söyledi. Türkiye Cumhuriyeti Çevre Bakanlığı’nın 18 belediye başkanıyla toplantı gerçekleştirdiğini ve yaklaşık 3-4 ay içerisinde ihale yapılacağının söylendiğini aktaran Harmancı, atık türleriyle ilgili çalışmaların yapılmasına rağmen sürecin ilerlemediğini savundu.
“BATI NİL VİRÜSÜ İÇİN SINIR TANIMIYOR”
Batı Nil Virüsü ile mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Harmancı, virüsün sınır tanımadığına dikkat çekti. Güney Kıbrıs’ta görülen vakalar nedeniyle sınıra yakın bölgelerde denetimlerin artırılmasının doğal olduğunu belirten Harmancı, vakaların görüldüğü bölgelerde lokalizasyon yapılmasının önemine işaret etti. Harmancı, Güney Kıbrıs’tan gelen bilgilerin de değerlendirilerek vakaların yoğunlaştığı alanlara yönelik daha özel önlemler alınması gerektiğini söyledi. Sulak alanlarla ilgili çalışmaların artırılması gerektiğini belirten Harmancı, gerektiğinde hava yoluyla ilaçlama yönteminin de kullanılabileceğini ancak kimyasal mücadelenin tercih ettikleri bir yöntem olmadığını ifade etti.
“SÜRECİN ŞEFFAFLIKLA YÜRÜTÜLMESİ GEREKİYOR”
Batı Nil Virüsü ile mücadelenin yalnızca kamu kurumlarının değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğunda olduğunu vurgulayan Harmancı, Sağlık Bakanlığı’nın da konuyla ilgili araştırma ve tespitlerini kamuoyuyla düzenli şekilde paylaşması gerektiğini söyledi. Temel Sağlık İzleme Dairesi Müdürü ile LTB ekiplerinin her gün iletişim halinde olduğunu belirten Harmancı, belediye olarak kendi mücadele kapasitelerini de geliştirmeye çalıştıklarını ifade etti. “Birlikte mücadele etmemiz gereken ve birlikte çalışmamız gereken, sürecin de şeffaflıkla yürütülmesi gereken bir noktadayız.” LTB’nin 18 belediye içerisinde haşere mücadelesine en yüksek bütçeyi ayıran belediye olduğunu söyleyen Harmancı, gerekirse bu bütçeyi artırmaya hazır olduklarını belirtti. Yağışların artmasıyla birlikte sulak alanların çoğalmasının, inşaatların artmasının ve özellikle bodrum katlarında biriken suların sivrisinek mücadelesini zorlaştırdığını ifade eden Harmancı, vatandaşların, müteahhitlerin ve iş insanlarının da kendi etki alanlarında mücadeleye katkı koyması gerektiğini söyledi.
YEREL SEÇİMLERDE TDP-CTP İŞ BİRLİĞİ
Yerel seçimlerde TDP ile CTP arasında 13 belediyede gerçekleştirilen iş birliğini değerlendiren Harmancı, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ilerici ve demokratlar ile TDP ve CTP’nin bir arada önemli bir mesaj verdiğini belirterek, yerel yönetimlerde elde edilen ilerlemenin korunmasının ve geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Bu iş birliğinin yalnızca seçim kazanma hedefiyle değil, demokrasi, şeffaflık ve iyi yönetim anlayışının kalıcılaştırılması açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Harmancı, “Öncelikle ben hem kendi partime hem Cumhuriyetçi Türk Partisi’ne teşekkür ediyorum.Bu iş birliğinin Sayın Tufan Erhürman’ın Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanan sürece benzer şekilde, topluma olumlu bir etki bırakmacağına inanıyorum”.