Bu acının hesabı mutlaka sorulmalı

Girne Limanı’nda bekleyen ailelerin gözlerine bakmak bile dün insanın yüreğini parçalamaya yetiyordu.

Girne Limanı’nda bekleyen ailelerin gözlerine bakmak bile dün insanın yüreğini parçalamaya yetiyordu.
Bir tarafta denizin karanlığında yakınından gelecek bir haber bekleyen aileler…
Diğer tarafta ise her geçen gün biraz daha büyüyen bir belirsizlik, acı ve çaresizlik…
Bu ülkede insanların hayatını, çocuklarını, eşlerini, kardeşlerini emanet ettikleri bir gemi denizin ortasında parçalandı.
Geride ise cevapsız sorular, kayıp insanlar ve yüreği yanan aileler kaldı.
Başbakan Ünal Üstel, kayıp vatandaşların aileleriyle yaptığı görüşmede arama çalışmalarında gelinen son noktayı açıkladı.
Geminin parçalarına ayrılarak her bölümünün tek tek tarandığını, her metrekarenin, her çantanın ve her koltuğun incelendiğini söyledi.
Gemide ulaşılmamış bir alan kalmadığını ve yapılan kapsamlı aramalarda başka bir naaşa rastlanmadığını belirtti.
Ancak çok önemli bir cümle kurdu:
“Aramalarımız sona ermiş değildir.”
Havada, karada ve denizde çalışmalar devam ediyor.
İşte bu noktada devletin yapması gereken bellidir.
Bir tek vatandaşımızın bile geride bırakılmaması…
Bir tek ailenin bile “Acaba?” sorusuyla baş başa bırakılmaması…
Arama çalışmalarından vazgeçilmemesi…
Ve elbette facianın bütün yönleriyle aydınlatılması.
Çünkü mesele sadece kayıpları bulmak değildir.
Mesele, bu facianın neden yaşandığını da ortaya çıkarmaktır.
Başbakan Üstel’in açıkladığı bir başka gelişme de son derece önemli.
Dün bulunan Seyir Veri Kaydedicisi, yani VDR, polise teslim edildi.
Şimdi bu cihazın ortaya koyacağı veriler büyük önem taşıyor.
Geminin son anlarında ne yaşandı?
Hangi uyarılar yapıldı?
Mürettebat ne yaptı?

Kaptan ne yaptı?
Gemide teknik bir sorun var mıydı?
Daha önce fark edilen veya bildirilen herhangi bir arıza söz konusu muydu?
Bütün bu soruların cevabı, yapılacak teknik ve adli incelemelerle ortaya çıkarılmalıdır.
Burada peşin hüküm vermek de doğru değildir.
Kimse soruşturmanın sonucunu beklemeden suçlu ilan edilmemelidir.
Ama aynı şekilde, soruşturmanın üzerinin kapatılmasına da hiçbir şekilde izin verilmemelidir.
Çünkü hayatını kaybedenlerin ailelerine karşı sorumluluğumuz var.
Kayıplarını bekleyen ailelere karşı sorumluluğumuz var.
Bu topluma karşı sorumluluğumuz var.
Ve en önemlisi, bir daha aynı acının yaşanmaması için gerçeği bütün çıplaklığıyla ortaya çıkarma sorumluluğumuz var.
Adalet sadece birilerinin cezalandırılması değildir.
Adalet, geride kalan ailelerin “Neden?” sorusuna cevap bulabilmesidir.
Adalet, hayatını kaybeden insanların hatırasına duyulan saygıdır.
Adalet, aynı ihmallerin başka canları yakmasının önüne geçmektir.
Adalet bu ülkenin namus borcudur.
Denizde kaybolan sadece canlar değildir.
Bu toplumun vicdanı da o denizin üzerinde bekliyor.
Ve o vicdanın rahatlaması için gerçeğin mutlaka ortaya çıkması gerekiyor. Bizden söylemesi…
Bu haber 30 defa okunmuştur

:

:

:

: