Zeki Çeler: Hesap soramayacağımız bir hükümetin içinde olmayacağız

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, mevcut hükümetin ekonomik ve sosyal sorunlar karşısında toplumun güvenini kaybettiğini belirterek, TDP’nin hesap soramayacağı bir hükümet yapısının içerisinde yer almayacağını söyledi.

Çeler, yeniden ülkeyi ayağa kaldırmanın yolunun yolsuzlukların soruşturulması, kamu yönetiminde liyakatin güçlendirilmesi ve hesap verebilirliğin sağlanmasından geçtiğini ifade etti.

Cemre Akar’ın Diyalog TV’de hazırlayıp sunduğu programa konuk olan Çeler, dar gelirli yurttaşların yaşam mücadelesinin ağırlaştığını, sağlık, eğitim ve hayat pahalılığı gibi temel alanlarda ciddi sorunlar yaşandığını belirtti.

Yaklaşan seçimler öncesinde sosyal sigorta emeklilerine, gençlere ve farklı kesimlere yönelik ekonomik katkıların gündeme getirilmesini de değerlendiren Çeler, ekonomik sıkıntıların yeni ortaya çıkmış gibi ele alınmasının toplum açısından kabul edilebilir olmadığını söyledi. Seçim dönemlerinde yapılan katkıların oy devşirme aracına dönüştürülmemesi gerektiğini belirten Çeler, “Sadaka verir gibi katkı vermeye çalışılırsa, oy devşirme gibi bu ayıptır” ifadelerini kullandı.

Çeler, öğrencilerin konteyner sınıflarda eğitim gördüğü, yurttaşların sağlık hizmetlerine ve hayat pahalılığına ilişkin sorunlar yaşadığı bir ortamda mevcut hükümete güvenerek beklemenin mümkün olmadığını belirtti.

“HESAP SORAMAYACAĞIMIZ BİR HÜKÜMETTE OLAMAYIZ”

Çeler, toplumun en büyük sorunları arasında eğitim, ekonomi, liyakatsizlik, yozlaşma, hesap verememe ve güvenlik başlıklarının bulunduğunu belirterek, “Hesap soramayacağımız bir hükümette olamayacağımızı söyleyebilirim” dedi.

Ülkeyi yeniden ayağa kaldırmanın yollarından birinin geçmişteki yolsuzlukların soruşturulması olduğunu ifade eden Çeler, milletvekili dokunulmazlıklarının da yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Dokunulmazlıkların tamamen kaldırılmasının anayasa değişikliği gerektirdiğini belirten Çeler, kürsü dokunulmazlığının da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Vatandaşın beklentisi olan hesap sorabilir bir hükümete ihtiyaç var” diyen Çeler, bu konuda son kararın halk tarafından verileceğini ifade etti.

TDP ile CTP arasındaki iş birliği tartışmalarına da değinen Çeler, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde birlikte yürütülen çalışmaya ve farklı belediyelerdeki iş birliklerine işaret etti.

Toplumun farklı alanlarda birlikte hareket edilmesini istediğini belirten Çeler, TDP’nin kendisine hükümet etme görevi verilmesi halinde ilgili bakanlıklar aracılığıyla halkla birlikte çalışacağını, muhalefet görevi verilmesi halinde ise aynı anlayışla mücadele edeceğini söyledi.

“TDP Halkın Partisidir, vatandaşların Meclis’teki temsiliyetidir” diyen Çeler, seçmenin TDP’ye verdiği oyun, yurttaşın kendi sesi ve temsiliyeti anlamına geleceğini ifade etti.

Çeler, TDP’nin hükümette ya da muhalefette kendisine verilen görevi yerine getireceğini belirterek, “Vatandaş bize hangi görevi verirse biz o görevi yapmaya söz veriyoruz” dedi.

“KARMA OY KONUSUNDA VATANDAŞLARDAN OY İSTEMEDİM”

Karma oyun kaldırılması tartışmasına da değinen Çeler, TDP’nin bu konudaki tutumunu daha önce açıkladığını belirtti.

Kendisinin geçmişte karma oy sisteminde yüksek sayıda tercih almış isimlerden biri olduğunu ifade eden Çeler, buna rağmen hiçbir zaman yurttaşlardan kendisi için karma oy kullanmalarını istemediğini, parti mührünün kullanılmasını tercih ettiğini söyledi.

Genel ve yerel seçimlerin aynı tarihte yapılmasının da ciddi bir karmaşa yaratabileceğini belirten Çeler, bunun seçmen, adaylar ve seçim organizasyonu açısından sorunlar doğuracağını kaydetti. Tek seçim bölgesi nedeniyle adayların saha çalışmasının da zorlaşacağını ifade eden Çeler, sandık, sayım ve seçim organizasyonunda yaşanabilecek yoğunluğa dikkat çekti.

“TDP’NİN ÇOK GÜÇLÜ KADROLARI VAR”

TDP’nin seçim hazırlıklarına da değinen Çeler, parti içerisinde kamuoyunda çok görünür olmayan ancak uzun süredir çalışan güçlü kadroların bulunduğunu söyledi.

Partinin Parti Meclisi, MYK ve komitelerinde görev yapan isimlerin çalışmalarının ön plana çıkarılacağını belirten Çeler, aday ve kadro tanıtım etkinliklerinin de önümüzdeki süreçte gerçekleştirileceğini ifade etti.

Liyakatın TDP açısından temel bir ilke olduğunu vurgulayan Çeler, Çalışma Bakanlığı yaptığı dönemde müsteşarlara dokunmadığını, bürokrasiyle bağlarını koparmadığını ve partizanca atamalar yapmadığını belirtti.

“BİZ SERMAYE DÜŞMANI DEĞİLİZ”

TDP’nin ekonomik yaklaşımına ilişkin eleştirilere de yanıt veren Çeler, partinin sermayeye karşı olmadığını, ancak yatırım ve ekonomik faaliyetlerin toplum yararı gözetilerek yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Yatırım yapılırken halkın çıkarlarının göz ardı edilmesine veya vergi kaçırılmasına karşı olduklarını belirten Çeler, adil bir vergi sistemi ve yerel iş gücünü önceleyen politikalarla hem çalışanı hem işvereni koruyan bir yaklaşımı hedeflediklerini ifade etti.

Ulusal sermayenin ve yatırımcıların korunması gerektiğini de belirten Çeler, dijitalleşmenin bürokratik engelleri azaltmak ve kamu hizmetlerini daha etkin hale getirmek açısından önemli olduğunu söyledi. Denetimin TDP açısından temel önceliklerden biri olduğunu vurgulayan Çeler, kaliteli sağlık hizmeti, sürdürülebilir çevre, üretkenlik ve eğitim alanlarında kapsamlı çalışmalar yürütüleceğini kaydetti.

Türkiye ile ilişkilere yönelik eleştirilere de yanıt veren Çeler, TDP’nin Türkiye ile ilişkiler konusunda iletişim ve diyaloğu hiçbir zaman reddetmediğini söyledi.

2018 dönemine atıfta bulunan Çeler, Türkiye ile samimi iletişim ve proje temelinde ilişkiler yürütüldüğünü belirtti. Görüş ayrılıklarının bulunmasının kavga anlamına gelmediğini ifade eden Çeler, Kıbrıs Türk toplumunun kendi sosyal dinamikleri ve ekonomik ihtiyaçları bulunduğuna dikkat çekti.

Türkiye ile su projesine karşı olmadıklarını, Türkiye ve KKTC arasında elektrik bağlantısına yönelik çalışmalara da prensip olarak karşı durmadıklarını belirten Çeler, TDP’nin Türkiye ile ilişkiler konusunda toplumda oluşan bazı algıların doğru olmadığını söyledi.

TDP’nin hiçbir zaman Parti Meclisi düzeyinde dahi “garantörlük istemiyoruz” şeklinde bir karar almadığını ifade eden Çeler, Türkiye ile ilişkilerin karşılıklı saygı ve iletişim temelinde sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

“NÜFUSUMUZU BİLMEDEN GELECEĞİ PLANLAYAMAYIZ”

Nüfus sayımının eğitimden kamu hizmetlerine kadar bütün planlamaların temelinde yer aldığını belirten Çeler, ülkenin geleceğinin doğru planlanabilmesi için nüfusun bilinmesi gerektiğini söyledi.

Eğitimin devletin geleceği açısından temel alanlardan biri olduğunu ifade eden Çeler, öğrencilerin konteyner sınıflarda eğitim gördüğüne dikkat çekti. Konteyner sınıflarda oksijen seviyesinin ve sınıf kapasitesinin eğitim koşullarını olumsuz etkilediğini belirten Çeler, eğitim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Çeler ayrıca, TDP’nin yurttaşların partiye ve milletvekillerine daha kolay ulaşabilmesi için iletişim kanallarını güçlendirdiğini, parti çalışmalarında ulaşılabilirliğin temel bir ilke olduğunu söyledi.

“GEÇ KALINMIŞ ADALET, ADALET DEĞİLDİR”

Anayasa değişikliği tartışmalarına da değinen Çeler, anayasanın toplum ile devlet arasındaki temel sözleşme olduğunu belirtti.

Anayasa üzerinde yapılacak değişikliklerin kişisel veya siyasi ihtiyaçlarla değil, uzmanların kapsamlı çalışmaları ve bütün olasılıkların değerlendirilmesiyle ele alınması gerektiğini ifade eden Çeler, böyle bir sürecin aceleye getirilmemesi gerektiğini söyledi.

Taşeron çalışanların sorunlarına da değinen Çeler, birçok taşeron çalışanın zor koşullarda ve uzun çalışma saatleriyle çalıştığını belirtti. Devlet tarafından gerçekleştirilen ihaleler üzerinden istihdam edilen bu çalışanların çalışma koşullarının daha güçlü biçimde denetlenmesi gerektiğini ifade eden Çeler, taşeron çalışanların haklarının iş yasası ve sosyal güvence açısından yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

Çeler, TDP’nin Meclis’te temsil edilmesi halinde taşeron çalışanların sorunlarının çözümü için de çalışma yürüteceklerini belirtti.
Bu haber 9 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER