KARANLIK TARAFLARIMIZLA YÜZLEŞMEK

Bir türlü kabul edemediğimiz, savaşmaktan korktuğumuz, onları görmemek için sürekli iyi taraflarımıza yöneldiğimiz, cesaretimizi toplayıp da fark etsek bile üzerine eğilemediğimiz, sırf böyle olduğu için kendi kendimizle bağlantı kuramadığımız, kendimizi tüm çıplaklığıyla görme korkusu yüzünden dünyanın zıtlıklar üzerine kurulmuş olduğu iddiasını bile çürütmeye çalıştığımız, çevremizdekileri yavaş yavaş ve sonsuza kadar kaybettiğimiz gerçeğini göz ardı edebildiğimiz, sıkıntılı, içimizi daraltıcı bu dünya yolculuğunu böylece kabullendiğimiz, derinlerimize inmedikçe kendimizi olanaksız olarak sevemediğimizi unuttuğumuz zamanları yaşadığımız karanlık taraflarımızın üzerinde durmalıyız.

Bir türlü kabul edemediğimiz, savaşmaktan korktuğumuz, onları görmemek için sürekli iyi taraflarımıza yöneldiğimiz, cesaretimizi toplayıp da fark etsek bile üzerine eğilemediğimiz, sırf böyle olduğu için kendi kendimizle bağlantı kuramadığımız, kendimizi tüm çıplaklığıyla görme korkusu yüzünden dünyanın zıtlıklar üzerine kurulmuş olduğu iddiasını bile çürütmeye çalıştığımız, çevremizdekileri yavaş yavaş ve sonsuza kadar kaybettiğimiz gerçeğini göz ardı edebildiğimiz, sıkıntılı, içimizi daraltıcı bu dünya yolculuğunu böylece kabullendiğimiz, derinlerimize inmedikçe kendimizi olanaksız olarak sevemediğimizi unuttuğumuz zamanları yaşadığımız karanlık taraflarımızın üzerinde durmalıyız. Durmazsak neler olur? Neler olmaz ki?
Dünyaya bir görevle geldiğimiz gerçeğini unutmuş oluruz.
Öncelikle, kendimizi ve sonrasında da çevremizdekileri sevemeyiz.
Doğru olmayan tarafımızı yaşamımız boyunca beslemiş oluruz.
Attığımız adımların nereden kaynaklandığını anlayamayız.
Gölge Yan
“Gölge yan; kişinin içsel olarak bastırdığı, kabul etmek istemediği, görmezden geldiği taraflarını ifade eder. Bu kavram Psikiyatrist Carl Jung sayesinde ortaya çıkmıştır. Jung, bilinç ve bilinç dışının birbirinden ayrılması gerektiğini savunmuştur. Her ikisinin de uyum içinde olduğu sürece kişinin sağlıklı bir psikolojiye sahip olabileceğini de vurgulamıştır. Ona göre; bu durumun kontrolünü sağlamak için ise bilinç dışına kulak vermek gerekir. Jung aynı zamanda persona (maske) kavramına da vurgu yapar. Olmayı arzu ettiğimiz, toplumun görmesini istediğimiz kısmımızı persona (maske) oluşturur. Gölge yanımız ise tam tersidir. Kendimizde reddettiğimiz her şey gölgemizin bir parçasıdır. Gölge yanımızın temellerini de çocukluk döneminde atarız.
Çocukluğumuzda keşfetmeye meraklı oluruz. Yerimizde duramaz, öğrenme hevesiyle yanıp tutuşuruz. Eğer ki biz her heveslendiğimizde “Sessiz ol, fazla soru sorma, uslu dur” diyerek bizi sakin olmaya zorlayan bir evde büyüdüysek, yeniliklerden kaçınan ve risk alamayan bir yetişkin haline gelmemiz kaçınılmazdır. Aynı sebepten risk almaya cesaret eden insanları yargılayan bir davranış kalıbı da geliştiririz. Çünkü biz zamanında, içsel olarak bu durumdan dolayı huzursuzluk hissetmişizdir. Bir başkasının cesareti bizi tetikleyebilir.”
Gölge Yanımızı Nasıl Tanırız?
“Gölge yanımız gözümüzde korkutucu bir kalıba bürünmüş olabilir. Fakat farkındalık, cesaretle var olan bir süreci kapsar. Yüzleşmekten sürekli kaçtığımız, yargılamaktan asla bıkmadığımız her konuya dikkat kesilmek gerekir. Asıl gerçekliğimiz tam da burada saklanıyor olabilir. “Asla” tuzağına düşmemek gerekir. “Asla bu şekilde davranmam, asla böyle biri olmam” şeklindeki ifadelerin derininde gölgemizin saklandığını hatırlayalım. Carl Jung der ki: “Bir insanı kendi gölgesiyle yüzleştirmek, ona kendi ışığını göstermektir.”
Karanlık taraflarımızla yüzleşebildiğimiz ölçüde kendimizi gerçekleştirebiliriz. Adım atmaktan çekindiğimiz konulara dikkat edebiliriz. Çünkü korkularımız gölgemizi besler. Öfkelendiğimiz anların ardından dinginlikle, neden sorusunu kendimize sorabiliriz. Asıl öfkenin nedenini anlayabiliriz. Çoğunlukla öfke kaynağı, yaşanan olaydan çok biz de çağrıştırdığı hislerin ağırlığıdır. Bu bakış açısı yaşanan hiçbir olayın kişisel algılanmaması gerektiğinin özeti niteliğinde. Herkes, kendi rüyasını yaşıyor, olması gereken de tam olarak bu.”
Benim Karanlık Yanım-Sezen Aksu
“Hiçbiriniz bilmezsiniz
Görmezsiniz karanlık yanımı
Kaç suçtan cezadan
Sanık saklandığımı

Çok eski tarihlerden
Bütün insanlık günahlarını
İşlemişim, hayatta işliyorum
Kopara kopara canımı

Geldim bütünüyle
Gittim
Kaç bahçe kuruttum bilmem
sürekli
…

Bak gözüme, gör kendini
Koyu kopkoyu asfalt rengi
Söyle; neyi arıyorsun
Dengine göre hangi tartıya?

Cennet de, cehennem de
Melek de, şeytan da bende
Hadi bul bakalım, göster bana
Farkımız nerde?”
…

Fatma Sezen Yıldırım ya da sahne adıyla Sezen Aksu (d. 13 Temmuz 1954, Denizli), Türk şarkıcı, söz yazarı, besteci ve yapımcıdır. Medyada 'Minik Serçe' unvanıyla anılan sanatçı, dünya çapında 40 milyondan fazla albüm satmıştır. 1970'lerin ortalarından itibaren ürettiği eserlerle Türk pop müziğine yön veren en etkili ve ikonik figürlerden biri olmuştur. “Benim Karanlık Yanım” adlı şarkı sözleri de oldukça ilgi çekici.



Kaynaklar:
https://metepsikoloji.com
https://genius.com
https://tr.wikipedia.org
Bu haber 13 defa okunmuştur

:

:

:

: