KKTC’de 2015 yılında yürürlüğe giren deprem yönetmeliğinin, Türkiye’nin 2007 yılında uygulamaya koyduğu standartlar esas alınarak hazırlandığına dikkat çekilirken, Türkiye’nin 2018’de yenilediği ve deprem güvenliğini artıran kriterlerin KKTC’de neden uygulanmadığı sorgulanıyor.
KKTC’de 2015 yılında yürürlüğe giren deprem yönetmeliğinin, Türkiye’nin 2007 yılında uygulamaya koyduğu standartlar esas alınarak hazırlandığına dikkat çekilirken, Türkiye’nin 2018’de yenilediği ve deprem güvenliğini artıran kriterlerin KKTC’de neden uygulanmadığı sorgulanıyor.
Özellikle İskele Long Beach bölgesindeki yüksek katlı binaların depreme dayanıklılığı endişe yaratırken, siyasi partilerden somut adım ve vaatlerini açıklamaları isteniyor.
KKTC’de deprem güvenliği konusunda yıllardır yürürlükte olan yönetmeliğin güncellenmemesi, özellikle yüksek katlı binaların yoğunlaştığı bölgelerde ciddi soru işaretlerine neden oluyor. Türkiye’de 2007 yılında yürürlüğe giren deprem yönetmeliği esas alınarak hazırlanan ve 18 Haziran 2015 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Deprem Bölgelerinde Yapılacak Bina Hakkındaki Yönetmelik”, günümüzün mühendislik standartlarına göre yeniden ele alınmalı.
Türkiye’nin 2018 yılında deprem yönetmeliğini yenileyerek özellikle yüksek binalarda, minimum kolon boyutlarında ve perde beton uygulamalarında daha kapsamlı kriterler getirmesi, KKTC’deki mevcut düzenlemenin yetersizliği konusundaki tartışmaları da beraberinde getiriyor. Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Türkiye’de deprem yönetmeliği ve yapı güvenliği standartlarının yeniden değerlendirilmesi, KKTC’nin de benzer bir adım atması gerektiği yönündeki çağrıları güçlendiriyor.
Özellikle İskele Long Beach bölgesinde hızla yükselen çok katlı binaların, eski deprem yönetmeliğinin kriterlerine göre inşa edilmiş olması, kamuoyunda endişe yaratıyor.
Söz konusu yapıların 2007 yılı standartları çerçevesinde değerlendirilmesinin yeterli olup olmadığı ve güncel deprem mühendisliği kriterlerine göre nasıl bir performans gösterecekleri tartışılıyor. Uzman görüşlerine dayandırılan kaygılarda, eski yönetmeliğe göre tasarlanan bazı binaların 2018 standartlarını karşılayamayabileceği ifade ediliyor.
Devletin bugün kamuya ait birçok binada depreme karşı güçlendirme çalışmaları yürütmesi önemli bir adım olarak değerlendirilirken, bu çalışmaların hangi teknik standartlara göre yapıldığı da büyük önem taşıyor. Kamu binalarının yalnızca mevcut yönetmeliğin asgari koşullarına göre mi güçlendirildiği, yoksa Türkiye’nin 2018 yılında yürürlüğe koyduğu güncel deprem yönetmeliğinin kriterlerinin de dikkate alınıp alınmadığı açıklığa kavuşturulmalı.
Ülkenin geleceğini yakından ilgilendiren bu konuda, özellikle seçim sürecinde olan siyasi partilerin sessiz kalmamalı.
Deprem yönetmeliğinin güncellenmesi, yüksek katlı binaların bağımsız teknik denetimden geçirilmesi ve riskli yapıların tespit edilerek gerekli önlemlerin alınması, siyasi partilerin öncelikli gündem maddeleri arasında yer almalı.
Deprem, ne zaman yaşanacağı önceden bilinmeyen ancak gerekli tedbirler alındığında yıkıcı etkileri azaltılabilen bir doğal afet. Bu nedenle KKTC’nin yıllar öncesinin standartlarıyla yoluna devam etmesi yerine, güncel bilimsel veriler ve mühendislik ilkeleri doğrultusunda kendi deprem güvenliği mevzuatını gözden geçirmesi hayati önem taşıyor.
Soru açık: KKTC, deprem yönetmeliğini güncellemek için daha neyi bekliyor? Siyasi partiler, olası bir deprem felaketi yaşanmadan önce yapı güvenliğini sağlamak adına hangi somut adımları atacak?
Yanıtları bekliyoruz. Bizden söylemesi…