MEKTUP AĞIZLARDA SAKIZ

Ağzı olan konuşuyor diye , halk dilinde bir tabir vardır !

Ağzı olan konuşuyor diye , halk dilinde bir tabir vardır !
Yani .
Bilen de , konuşuyor .
Bilmeyende .
Öyle bir halk olduk ki .
Hepimiz , ordinaryüs profesör .
Gerçek profesörlere , taş çıkartırız .
Sadece , prf. mü ?
Öyle şey olur mu ?
Bütün meslekler ve unvanlar , tekelimizde .
Her alan ve konuda , bilmediğimiz yok.
Her konu açıldığında , içindeyiz .
Tarih mi ?
Tıp mı ?
Uzay mı ?
Tarım mı ?
Velhasıl , her konuda bilgimiz var .
Şimdilerde , Tarihle ilgili , bilgiçliğimizi göstermek ve topluma yön vermekle meşgulüz .
Efendim .
21 Aralık 1963‘ te , soykırıma tabii tutulduğumuzu . Bu Ord. Prf. bilmiyor .
Veya .
Bildikleri halde .
Softa şaşırması yapmaya çalışıyorlar.
İddiaları !
63 katliamı olmamış gibi , ortaklık cumhuriyetinden , davul zurnayla ayrıldığımızı ve/veya çekildiğimizi , söyleyecek kadar . Verilen milli mücadelenin tarihini öğrenmeden veya bilmeden , işkembeyi kübradan , temcit pilavı gibi masaya getiriyorlar .
O günleri yaşayan ve o mücadelenin içinde var olma savaşı veren biri olarak , şunu söyleyebilirim .
Türk Ahalisinin , canını kurtarmaktan başka bir gailesi yoktu .
Çünkü .
Akritas Planı uygulayıcıları , Türk avına çıkmışlardı .
İnönü , mektup yazarak , meclise girin demiş .
Talep yerine getirilmiş . Türk Bakan ve vekiller meclise giderek , salona girmek istediler .
Rum’un cemaat meclisi başkanı , Klerides . Gidenlere , can güvenliklerinin sağlanamayacağı yollu konuşmasından sonra . Türk vekiller , geri döndü.
Kasabalardan gelen vekiller , can ve mal güvenlikleri olmadığından . Türk kesimlerinden dışarıya çıkamaz duruma gelmişlerdi .
Ayni durum , kamu çalışanları için de geçerliydi .
Ülke , can pazarına döndü .
Ticaret erbabı , iş yapamaz hale geldi .
Ankara Hükümeti , işin vahametini anlayamamıştı .
Anladığında , savaş uçakları , Lefkoşa semalarında , ihtar uçuşu yaparak , Makarios rejimine karşı , ihtarda bulunmuştu .
Hani, bırakıp kaçtılar cümlesi var ya .
İnanın .
Bunu söyleyenleri , gaflet uykusunda nitelendiriyorum .
Görüp , yaşadığım bir olayı anlatayım .
Olay , Baf Kasabasında geçer .
Ortaklık cumhuriyetinde , Türklerin davalarına bakan yargıçlar , Türk’tü .
Baf Kasabasının yargıcı da , Rahmetli Ragıp Malyalı idi .
21 Aralığı izleyen günlerde , bitirilmesi gereken davalar vardı .
Evinden çıkıp , mahkeme binasına vardığında , kaçırılmış ve üç gün tutukluluktan sonra , serbest bırakılmıştı .

Bilindiği gibi , yargıçların dokunulmazlığı olmasına karşın , kaçırılmıştı . Hanımının İngiliz vatandaşı olması dolayısı ile , İngiliz elçiliği devreye girmiş ve serbest bırakılmıştı .
Ortam , öyle bir ortamdı ki , nefsi müdafaadan başka , yapacak bir şey kalmamıştı .
Her Türk , can güvenliğini sağlayacak yollar ve çareler , arar olmuştu .
Milli mücadele tarihimizin , okullarda okutulmamasının , getirdiği sıkıntılar var .
Kaldı ki .
Bize karşı uygulanan , soy kırımı , güneydeki bazı yazar çizerler , büyük bir cesaret örneği göstererek , ortaya koyuyorlar .
Bize yaptıklarını , bakanlık yapmış , Markulli hanım da , dile getirmiştir .
Bizim vekillerimiz ve kamu görevlileri , can güvenlikleri olmadığı için , gidemediler .
Daha açıkçası .
Silah zoru ile , devletle olan ilişkileri kesildi .
İnönü’nün mektubu , bu Ord. Prf. tarafından gündem oluyor da .
Jhonson’un mektubu , niye gündem yapılmıyor .
Tarihi anlatmak için , ya yaşayacaksın .
Ya da , okuyarak öğreneceksin .
Kulaktan dolmayla , tarih anlatılamaz .


Bu haber 30 defa okunmuştur

:

:

:

: