KKTC Merkez Bankası Başkanı Rifat Günay’ın İstanbul Ekonomi Forumu’nda yaptığı bu açıklamalar, üzerinde dikkatle durulması gereken önemli bir gerçeği yeniden gündeme taşıdı: “Her şeyi Türkiye’den bekleyerek ekonomik sorunları çözmek mümkün değildir. Türkiye’nin desteği elbette KKTC için hayati önemdedir. Ancak bu destekten en yüksek verimi alabilmek için KKTC’nin de kendi sorumluluklarını yerine getirmesi gerekir.”
Çünkü ekonomik kalkınma, yalnızca dışarıdan gelecek yardımlarla değil, içeride atılacak doğru adımlarla mümkün olur.
Günay’ın, “KKTC makamları olarak alabileceğimiz tedbirler var, yapmamız gereken işler var” sözleri, tam da bu noktada önem kazanıyor.
Türkiye ile KKTC arasındaki ekonomik ilişkiler, sıradan iki ülke arasındaki ilişkilerden çok daha derin bir zemine sahiptir. Türk lirasının kullanıldığı ortak ekonomik yapıda Türkiye’deki gelişmelerin KKTC’ye yansıması kaçınılmazdır. Türkiye ekonomisinin güçlenmesi, elbette KKTC ekonomisine de olumlu katkı sağlayacaktır.
Ancak bu durum, kendi ekonomik sorunlarımızın çözümünü yalnızca Türkiye’deki gelişmelere bağlayabileceğimiz anlamına gelmez.
Türkiye’nin desteği fırsattır, o fırsatı değerlendirmek ise bizim sorumluluğumuzdur.
KKTC’nin ekonomik yapısını güçlendirmek, üretimi artırmak, yatırımların önünü açmak, finansal sistemi geliştirmek ve kamu kaynaklarını daha verimli kullanmak için atılması gereken adımlar vardır. Bu adımların ertelenmesi, sorunların da ertelenmesi anlamına gelir.
Üstelik küçük bir ekonomiye sahip olmamız, doğru politikalar uygulama ihtiyacını azaltmıyor; aksine daha da artırıyor.
Günay’ın verdiği bilgiye göre, KKTC’nin en geç kasım ayı içerisinde Türkiye’nin ödeme sistemine entegre edilecek.
Bu gelişme, iki ülke arasındaki finansal entegrasyonun güçlendirilmesi açısından önem taşıyor.
Günümüzde ekonomik hayatın hızlanması, ticaretin kolaylaşması ve yatırım ortamının gelişmesi için ödeme sistemlerinin etkin çalışması büyük önem taşıyor. Paranın güvenli, hızlı ve düşük maliyetle transfer edilebilmesi, ekonomik aktörlerin hareket alanını genişletiyor.
KKTC’de elinde Türk lirası bulunan bir yatırımcının adada uygun bir yatırım fırsatı bulamadığında parasını Türkiye’ye aktarabilmesi, finansal sistemler arasındaki bağlantının önemini açıkça ortaya koyuyor.
Bu entegrasyonun geliştirilmesi, iki ekonomi arasındaki finansal işlemlerin kolaylaşmasına katkı sağlayabilir. Ancak asıl hedef, paranın yalnızca daha kolay hareket etmesi değil, KKTC’de de yatırım yapmayı cazip kılan bir ekonomik ortamın oluşturulması olmalıdır. Çünkü bir ülkede yatırım fırsatları ne kadar artarsa, o ülkenin kendi kaynaklarını değerlendirme imkânı da o kadar genişler. Bizden söylemesi…