Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üye ülkelerine, Kıbrıs Türk halkına yönelik haksız izolasyonların sonra erdirilmesi için somut ve zamanında adımlar atmaları çağrısı yaptı.
İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi’nin 52. Oturumu, “Diyalog ve Dayanışma” temasıyla 17-18 Ekim tarihlerinde Irak’ın başkenti Bağdat’ta gerçekleştirildi. Oturumun son günü KKTC hükümeti ve Kıbrıs Türk halkı adına konuşma yapan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının haklı davası, uygulanan haksız ve insanlık dışı ambargolar ile Kıbrıs Türk halkının çözüm vizyonuna dair uluslararası topluma ve İİT üyesi ülkelere mesaj verdi.
Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler ve insani krizlere dikkat çeken Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, şöyle konuştu:,“Uluslararası ilişkilerde köklü dönüşümlerin yaşandığı bir dönemde bugün, ‘Diyalog ve Dayanışma’ teması altında bir araya geliyoruz. Dünya, artan jeopolitik gerilimler, insani krizler ve İslamofobinin sürekliliğiyle karşı karşıyadır. Uluslararası hukuka saygının ve kolektif diplomatik eylemlerin etkinliğinin giderek daha fazla sınandığı bu dönemde, birden fazla bölgedeki çatışmaların en ağır bedelini siviller ödemeye devam etmektedir. Bu zorluklar, uluslararası çatışmaların barışçıl yollarla çözüme kavuşturulması için daha fazla diyalog ve iş birliğine duyulan daimi ihtiyacın altını çizmektedir. Bu çerçevede, diyalog ve dayanışma çağrısı özel bir önem taşımaktadır. Dayanışma ilkesi, Kıbrıs Adası’nda özden gelen haklarını, onurlarını ve varlıklarını korumak için 60 yıldan fazla süredir mücadele veren Kıbrıs Türk halkı için de aynı derecede değerlidir.”
Kıbrıs Türk halkının 60 yılı aşkın süredir özden gelen haklarını korumak için mücadele ettiğinin altını çizen Ertuğruloğlu, konuşmasında “Hatırlanacağı üzere, Kıbrıs Türk halkı 1963-1974 yılları arasında kuşatılmış ‘enklavlara’ mahkûm edilerek, ağır ve insanlık dışı koşullar altında sistematik baskı ve izolasyona maruz kalmıştır. Ada’da Yunanistan ve Kıbrıslı Rumlar tarafından gerçekleştirilen darbeyi takiben, 1974 yılında Türkiye’nin zamanında gerçekleştirdiği müdahale, bu karanlık döneme son vermiş, Kıbrıs Türklerinin hayatlarını kurtarmış ve Kıbrıs adasının Yunanistan’a bağlanmasını da önlemiştir.” ifadelerine yer verdi.
'BİR 50 YIL DAHA KAYBEDEMEYİZ'
Uluslararası toplumun Kıbrıslı Rumlar lehine taraflı tutumu nedeniyle Kıbrıs Türk halkına uygulanan insanlık dışı ambargolar ve haksız izolasyonlara değinen Ertuğruloğlu, İİT üyesi kardeş ülkelere, haksız izolasyonların kaldırılması ve KKTC ile siyasi, ekonomik ve diplomatik ilişkilerin geliştirilmesi için somut ve zamanında adımlar atmaları çağrısında bulunarak, şöyle konuştu: “Uluslararası toplumun Kıbrıslı Rumlar lehine taraflı yaklaşımı ve Kıbrıs Türk halkına ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne uygulanan insanlık dışı ambargolar ve haksız izolasyon nedeniyle gençlerimiz, sporcularımız, sanatçılarımız ve akademisyenlerimiz uluslararası faaliyetlere tam katılım konusunda engellerle karşılaşmaya devam etmektedir. Bu nedenle, Kıbrıs Türk halkının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde barış, güvenlik ve onur içinde yaşama mücadelesinde, kardeş İİT üyesi devletlerin dayanışması ve desteği son derece önemlidir. Bu çerçevede, İİT üyesi devletlerini Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız izolasyonun sona erdirilmesi ve bizimle daha yakın ilişkiler geliştirilmesi için somut ve zamanında adımlar atmaya çağırıyoruz.”