Rum tarafı gerçek bir çözüm istiyor mu?

Kıbrıs meselesinde yıllardır değişmeyen bir gerçek var: Rum tarafı, çözümden söz ederken Kıbrıs Türk tarafının ne yapması gerektiğini anlatıyor ama kendi sorumluluklarını ve bugüne kadar attığı tek taraflı adımları görmezden geliyor.

Kıbrıs meselesinde yıllardır değişmeyen bir gerçek var: Rum tarafı, çözümden söz ederken Kıbrıs Türk tarafının ne yapması gerektiğini anlatıyor ama kendi sorumluluklarını ve bugüne kadar attığı tek taraflı adımları görmezden geliyor.
Şimdi de Rum lider Nikos Hristodulidis’e yakınlığıyla bilinen yazar, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı hedef alan bir yazı kaleme aldı. Bu yazıya göre Erhürman müzakere istemiyor; Hristodulidis ile birlikte Ledra Caddesi’nde, barikatların iki tarafında kahve ve zivaniya içmek istiyor!
Ardından da Kıbrıs sorununun kutlamalarla değil, müzakerelerle çözülebileceğini söylüyor.
Elbette Kıbrıs sorunu kahve içerek, fotoğraf çektirerek veya dostluk görüntüleri vererek çözülmez. Bu konuda kimsenin itirazı yok. Ancak asıl mesele, kimin gerçekten müzakere istediği ve kimin müzakere masasını kendi siyasi hedeflerine ulaşmak için kullanmak istediğidir.
Sorulması gereken asıl soru şudur: Rum tarafı gerçekten çözüm mü istiyor, yoksa Kıbrıs Türk tarafının azınlık olması için bir dayatma peşinde mi?
Cumhurbaşkanı Erhürman'ın bir yıllık görev sürecine ilişkin açıklamaları, bu sorunun cevabını ararken göz ardı edilmemesi gereken önemli bilgiler içeriyor.
Erhürman, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'e yedi maddelik bir öneri sunduğunu açıkladı. Rum lider Hristodulidis'in gündeme getirdiği 19 öneriden ikisini kabul ettiğini de belirtti.
Peki, müzakere istemeyen bir lider, sonuç odaklı bir sürecin başlaması için BM Genel Sekreteri'ne öneriler sunar mı? Karşı tarafın önerilerinden bazılarını kabul ederek uzlaşma arayışında bulunur mu?
Bu tabloya bakıldığında, Erhürman'ı doğrudan müzakere istememekle suçlamak yerine, ortaya koyduğu önerilerin neden yeterli bulunmadığını ve müzakere sürecinin hangi koşullarda ilerleyebileceğini tartışmak daha doğru olmaz mı?
Ancak Rum tarafının yaklaşımında dikkat çeken bir çelişki var. Bir yandan Türk tarafının müzakere iradesini sorguluyor, diğer yandan müzakere masasının hangi çerçevede kurulması gerektiğini kendi siyasi öncelikleri üzerinden tanımlıyor.
Kıbrıs'ta kalıcı bir çözümün yolu, Türk tarafına sürekli ödev vermekten geçmiyor.
Rum tarafının da Kıbrıslı Türkleri eşit siyasi ortak olarak kabul etmesi, tek taraflı adımların yarattığı sorunları gidermeye hazır olması ve karşılıklı uzlaşmayı gerçekten istemesi gerekiyor. Bizden söylemesi…

Bu haber 43 defa okunmuştur

:

:

:

: