Önce dünyanın başına gelebilecek en komik olayın haberini okuyup sonra işimize bakalım;
“İngiliz Atını piyangoya koydular”
Kuzey Kıbrıs Jokey Kulübü, Kulübe hediye edilen damızlık İngiliz atını piyangoya koydu.
Kulübün eski genel Sekreteri Erhan Sucuoğlu, damızlık İngiliz atın piyangoya konulmasını eleştirdi. Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Tomris Güven, 'Piyangoyu kazanan herkes, ata bakmasını bilemez ki. Hayvana bakamıyorlarsa, geldiği yere geri göndersinlerHâlbuki bizler bu attan yararlanmalıyız' dedi.
Şimdi atış serbest, güler misiniz, damızlık at sizin bilete isabet ederse ne yapacağınızı kara kara düşünür müsünüz bilmem... Beni ilgilendiren bir tarafı da yok.
Ama kendi kendime “Bazı durumlarda nelerin zuhur eyleyeceğini açıklama” görevi vermiş bulunuyorum.
İllâ velâkin, “Buyurun çıkın içinden bakalım” demeyeceğime göre, okuyucunun b’i huzur olması için bir sebep yoktur. Sorunun cevabını bulmayı da üstlendim.
SORU: Bizim memlekette bu tür piyango biletlerinin satışına devletten başlandığına göre, bu at kimin biletine çıkarsa ne yapar?
Cumhurbaşkanı Talat’a çıkarsa: Hasan Erçakıca’dan bir at çiflüğü kurmasını talep eder ve at binme kursuna yazılır.
Meclis Başkanı Hasan Bozer’e çıkarsa: “Meclis Genel Kurulu’na Arkasını Dönenleri Tepme” kaleminden işe alır.
Başbakan Derviş Eroğlu’na çıkarsa: Grev-eylem esnafı yolları kapattığında atnına biner ve ara sokaklardan ve rahatça makamına ulaşır.
Yüksek Mahkeme Başkanı Nevvar Nolan’a çıkarsa: “Hediyenin paraya çevrilmesi yasalara aykırı mı değil mi bir bakalım” diye Jokey Kulübü hakkında soruşturma açtırır.
Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy’a çıkarsa: Yolların tamamlanmış kısımlarına makam aracıyla, tamamlanmamış olanlara atıyla gider.
Maliye Bakanı Ersin Tatar’a çıkarsa: Birkaç tane kısrak satın alır, kendi atını damızlık olarak kullanıp bir sürü tay sahibi olur, onları devlet ve hükümet yetkililerine makam atı niyetine dağıtıp akaryakıttan ve tamir masrafından tasarruf eder.
Mücahitler Derneği Başkanı Vural Türkmen’e çıkarsa: Yine de şahlanıyor aman kolbaşının.....
Çiftçiler Birliği Başkanı Ali Can Kabakçı’ya çıkarsa: Haberi alır almaz “Arpa fiyatları amma da yüksek” diye demeç verir.
KTÖS’e çıkarsa: “Piyango Ankara’nın talimatıyla bize çıktı” diye Elçiliğin kapısına dayanır.
Mesut Günsev’e çıkarsa: Ahaliye her gün birkaç tane gönderdiği e-postaları posta tatarıyla gönderir.
Sümer AYgın’a çıkarsa: Girne’de yere çöp atanlardan aldığı 100 lira ceza yerine bir çuval arpa tahsil eder.
Mehmet Davulcu’ya çıkarsa: “Hâlbuki bizler bu attan yararlanmalıyız' diyenHayvanları Koruma Derneği başkanı Tomris Güven'e teslim eder.
Hâlbuki bizler bu attan yararlanmalıyız' diyen Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Tomris Güven'e çıkarsa: “İyi dedim ama bundan nasıl faydalanacayık” diye kara kara düşünür.
Bana çıkarsa: Arda’cığıma hediye ederim. Cemile-Çağatay Yalçındağ çifti ne halleri varsa görsün bana ne?

TEKLİF KUTUSU

Jokey Kulübü Kulübe hediye edilen damızlık İngiliz atını piyangoya koymuş ya...
Biz de cümbür-cemaat “Vah vah... Çaptan düşmüş” diye çıppana çalalım...
Neçün da den...
Verimli bir damızlık at milyonlarca dolar değerindedir. Çaptan düşmemiş olsa satarlardı!
Tercüme Köşesi
- Anavatanımızın Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, 'Biz Kıbrıs'ta Sayın Talat ve Hristofyas'ın toplumlarına kabul ettirebilecekleri her türlü çözümü destekleyeceğimizi ilan ettik' buyurmuş.
- Yok canım... Egemen Bağış “Ama Kıbrıs Türkü başka bir referandumda ne der, ona da karışmayız” demiş!
Güle güle Recep

Bir yıllık mesai arkadaşlığın süresince yüzündeki tebessüm hiç eksik olmadı, hiç olmamasınız diliyorum.
“İş” denildiğinde, en yorgun anlarında bile hep gülümseyerek koştun. Hiç kimseyi kırmadın, hâl böyle olunca kırılmadan ayrıldın aramızdan ve ailene gittin.
Onlar seni çok iyi yetiştirmiş, sendeki maya da sağlam olunca, alkışlanarak çıktın haber merkezimizden.
Ve o arada sulugözün bir dayanamayıp; “Gençler Allah hepinize iş yerlerinizden ayrılacaksanız, böyle ayrılmayı nasip etsin” deyivermişti. Çünkü böyle uğurlanmak herkese nasip olmuyor. Hak etmek gerek.
Sen fazlasıyla hak etmiştin. Burada beni teselli eden tek şey, birkaç yıla kalmadan keller ordusuna katılacak olman, sayende sayımız bir kişi daha artacak.
Güle güle Recep Usun, yolun açık olsun...
TEBESSÜM
Ooooof… of!
Evin hanımı gece yarısı mutfaktan gelen birtakım seslere uyandığında, kocasının yatakta olmadığını fark etmişti. Kalkıp gitti ve kocasını mutfakta buldu. Ama adam kafasını önce duvara vuruyor, sonra 'Aptaaaaaal' diye yumrukluyordu. Masanın üzerinde neredeyse boşalmış koca bir viski şişesi vardır. Kafa göz darmadağın hâldeki kocasının gözlerinden açık kalmış musluk gibi yaşlar akıyordu.
Kadın korkarak sordu ve muhabbet başladı;
- Ne oldu sevgilim, nedir bu halin…
- 20 yıl önce Girne Limanı'ndaki ilk buluşmamızı hatırlıyor musun?
- Tabi hatırlıyorum aşkım.
- 16 yaşındaydın o zaman. Arka koltukta sevişirken baban basmıştı bizi.
- Elbette hatırlıyorum.
- Babanın silahını alnıma dayayıp -ya kızımla evlenirsin ya da 20 sene
hapiste yatarsın- dediğini de hatırlıyor musun?

- Hatırlamaz mıyım...
- OOOOF OF… Kafama s.ayım... İkinci şıkkı tercih etsem bugün hapisten çıkmış olacaktım...
