Bizler bir birbirimizi yemeğe, genel grevlerde hak aramaya, eylemlerle bir yere varmaya çalışırken ADA elden gidiyor. Çok değil sanırım 8-10 yıl sonra, halen daha bu adada yaşamaya devam edenler, henüz göç etmemiş ve umudu olanlar veya başka bir ülkede yaşam kurmayı hayal edemeyenler grev yapacak ne hükümet bulacaklar ne de muhatap! Ne de grevlerle mitinglerle kazanacakları hakların bir kıymeti kalmayacak. Çünkü yaşamımıza anlam veren değerleri bir bir kaybediyoruz, geleceğimiz, doğamız, denizimiz, taşımız ,toprağımız,dağımız yok oluyor bir bir , göz göre göre! Doğduğumdan beri yaşadığım bu topraklarda mutlaka bir kargaşa olagelmiştir. Bu günlerde kaos bambaşka; memur mutsuz sorunları var, işçi öyle, öğretmen,öğrenci,doktor,işadamı, anne, baba çocuk ,sanırım toplumda halinden memnuniyet getiren bir tek kişi bulmak imkansız hale geldi. NEDEN? Sakın birileri bizleri birbirimize kırdırıp parsayı toplamaya çalışıyor olmasın. Dikkatlerimizi, farklı yerlere kaydırıp da bizi kullanıyor olmasınlar! Hani siz bir arkadaşınızla yemeğe gidersiniz ve arkadaşınızın tabağındaki size fazlasıyla cazip gelir. Arkadaşın tabağında gözünüz kalmıştır! Sizin hiç başınıza gelmedi mi? Zekice arkadaşınızın dikkatini başka yöne kaydırır ve tabağında sizin göz koyduğunuz lokmayı bir çırpıda alıverirsiniz. Nasıl ama, dikkat dağıtarak kimsenin kılı kıpırdamadan çaktırmadan mideye. Arkadaşınız fark edinceye kadar iş işten geçmiştir. Onun belki de en sona bıraktığı en kıymetli lokmacığı sizin midenize çoktan inmiştir. Ağlasa ,zırlasa,size küsse darılsa,ne çıkar ? Olan olmuştur atı alan Üsküdar’ı geçmiştir. Seyreyle manzarayı. Lafı döndürüp dolaştırıp nereye getireceğimi anlamışsınızdır. Ada toprakları elden gidiyor...parsel parsel adım adım....Ne uğrunda? Yaşayacak nefes alacak denize girecek bir karış toprak bir damla su bırakmadan hepsini yabancılara peşkeşliyoruz.YAZIKLAR OLSUN!!! Günübirlik çıkarlar uğruna neler yapıyoruz neleri kaybediyoruz farkında mısınız? İçinde yaşadığımız üstünde dolaşıp nefes alabildiğimiz yarım Ada’da sanırım sonumuz Karpaz eşeklerinden de beter olacak! Onlara ayrılan telli koruma alanı gibi bir parça toprak da bize ayıracaklar, telleyecekler ve bizlere de oralarda yaşayabilme hakkı tanıyacaklar! Tellere de bir tabela asarlar, üstünde “SON KALAN KIBRISLILAR’’ yazılıdır. Gidişat bu maalesef! Baksanıza İsrailliler duvar çekiyorlarmış İskele Boğazı’nın doğusundaki sahil şeridine, hem de bir kilometre. Vay canına... Adamlara bakın yahu, bizim memlekette bizden biri veye birileriyle işbirliği içinde NELER OLUYOR NELER? Tamamen duygusal işler bunlar:)) Adamıza yatırım yapacak, adamızı geliştirecek, adamıza sosyal refah getirecek projeler bunlar! İsrailliler akıllı hem de açıkgöz adamlardır benim bildiğim. Kar etmeyeceği para kazanmayacağı projelere bakmaz bile. Onlar yaşamıyor ki burada, yaşamaya da niyetleri yok. Bir kilometrelik İsrail seddini yapıp, satıp, parayı da cebe atıp gidecekler. Onları çok iyi anlıyorum. Benim anlamadığım küçük çıkarlar uğruna insan yaşadığı toprağa bu kadar kötülük hainlik nasıl edebilir? Peki bu inşaatın yapımı için gerekli izinleri, belgeleri sözleşmeleri yapanlar evlerinde nasıl rahat oturuyorlar,geceleri yastığa başlarını koyarken içleri hiç mi cızırdamıyor ? Alacağı kar payı ne kadar büyük, ne kadar yüklü isterse olsun, gelecek parayla satın alınabilir mi? Mahvedilen doğanın bedelini kim ödeyebilir? Sahil şeridine çekilen İsrail seddinin vereceği maddi manevi tahribatı kim hangi parayla karşılayabilir? Aklıma çok sevdiğim bir Kızılderili atasözü geliyor ‘’GÖKYÜZÜNÜ SATIN ALABİLİRMİSİNİZ ?’’ Hani ABD Başkanı Büyük Reis Seatlle’a mektup yazmış ve topraklarını satın almak istemişti. Barbar olarak adlandırılan ve bizler gibi yüksek okullar masterler yapmayan basit ama ülkesini gerçekten seven Büyük Reis başkana cevaben şu cümleleri yazmıştı: Gökyüzünü satın alabilir misiniz? Denizler kardeşimiz, nehirler kız kardeşimizdirler, Bizden kız kardeşimize ihanet etmemizi nasıl isteyebilirsiniz? Atalarımız olan ağaçları, üstünde yaşadığımız bu toprakları nasıl satabiliriz... Şimdi herkese çağrı yapıyorum, eğer bu memleket bizim ise her karış toprağına,taşına denizine ağacına sahip çıkalım iş işten geçmeden ! Başka KIBRIS yok !