Vay bu toplumun haline!

Göçmenköy’de iki genç adam kavga etti. Biri ötekini bıçakladı. Bıçaklanan günlerce yoğun bakımda kaldı. Bıçaklayan şimdilerde yargılanıyor.

Göçmenköy’de iki genç adam kavga etti. Biri ötekini bıçakladı. Bıçaklanan günlerce yoğun bakımda kaldı. Bıçaklayan şimdilerde yargılanıyor.
Neydi bu iki adamın derdi de biri hastaneye öteki de hapishaneye gidecek kadar birbirlerine düştüler. Neyi paylaşamıyorlardı?

Basına yansıyan bilgilerin doğruluğu tartışılabilir ama yalanlanmadığına göre doğruluk payının yüksek olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Bu adamlar kavga edip birbirinin hayatını mahvetmeden önce arkadaşmışlar!

İnsan merak ediyor ne oldu bu adamlara da bu hallere düştüler. Madem arkadaştılar neyi paylaşamadılar da bu kadar ciddi bir kavga oldu aralarında?
Yine basına yansıyan ve doruluğunu kayd-ı ihtiyatla kabul ettiğimiz bilgilerden hareket edelim; bu iki genç adam arkadaştılar ama farklı partilerin taraftarıydılar. Biri CTP taraftarıydı, öteki de UBP taraftarıydı. CTP’li olan devlet işinde çalışıyor(muş), UBP’li olan da ona, “senin partin hükümetten düştü benimki geldi, şimdi seni işten atacaklar beni alacaklar” gibisinden laflarla takılıyormuş! Bu şaka yollu takılmalar bir zaman sonra ciddiye dönüşmüş ve tartışma boyutuna varmış. Tam da o günlerde UBP hükümeti uyduruk kaydırık gerekçelerle bazı devlet çalışanlarını işten atmaktaydı. Sonuç ortada. Bir süre öncesine kadar aralarında dostluk ilişkisi olan iki genç insan birbirinin hayatını kararttı.

O kavganın altında yatan gerçek neden siyaset kurumunun içine sürüklendiği kirlenme ortamıdır. UBP iktidardayken her seçim dönemi binlerce istihdam yaptı. Bu istihdamlar insanların oyunu almaya yönelikti. Bunu herkes biliyor. Zaten inkar edeni de yok.

Fakat gün geldi UBP hükümetten düştü. Yerine CTP geldi ve UBP’nin seçimler sırasında yaptığı istihdamları, “yasa dışıdır” diyerek isten attı. Bu kez CTP hükümetten düştü, yerine yine UBP geldi ve o da CTP’nin yaptığını yapıyor. Arada küçücük ince ayrım farlılığı var. CTP, UBP’nin işe aldıklarını topluca işten atmıştı, UBP ise CTP’nin işe aldıklarını peyder pey işten atıyor.

Bu iki partinin birbirinden hiçbir farkı olmadığını uzun yıllar süren hükümetleri dönemindeki uygulamalarını yaşayarak gördük ve öğrendik. Bir banka reklamında kullanılan sloganda söylenen gibi, “yok aslında birbirinden farkları” ama iki ayrı parti olmaya devam ediyorlar. Daha da kötüsü içi boş nedenlerle birbirlerine zıtlık yaratarak karşılıklı olarak birbirlerini besliyorlar.

Doğaldır ki bu yapay karşıtlıktan bu iki siyasi çıkar sağlıyor ama yuttaş zarar görüyor. Ortada kayda değer bir düşünsel alternatif olmadan yaratılmış olan polemiğe ve yandaşa çıkar dağıtmaya dayalı farklılık, sonuçta birey yurttaşa daha iyiyi bulma anlamında alternatif yatama yerine, “hakkı olmayanı, iktidardaki dayıyı kullanarak kapma” anlamında bir sürtüşme ortamı dayatıyor.

Göçmenköy’de yaşanan trajik olayın daha vahimi Görneç’te de yaşandı. Köyü ziyaret eden Bakan’a, “benim oğlumu neden işinden attınız” mealinde bir soru soran yurttaş bu sorusunun vebalini canıyla ödemek zorunda bırakıldı. Bakanın partisi olan birileri o yurttaşın sorusundan o kadar rahatsız olmuş olacaklar ki, o gecenin sabahı bulduğu saatlerde soruyu soran yurttaşın cansız bedeni evinine yakın bir yerlerdeki arabasının arka koltuğunda üzeri biz bez parçasıyla örtülmüş olarak bulundu. Belden yukarısı çıplak olarak bulunan cansız bedenin ağır şekilde darp edildiği ve otopsi ile açıklanan ölüm nedeninin de darp edilmeye dayalı kalp yetmezliği olduğu dikkate alındığında, “oğlumu neden işinden attınız” sorusunun bedelinin gece boyunca dövülmek ve ölmek olduğu sonucuna varılabilir.

Cumhuriyet Meclisinin dünkü oturumunda konuşulanlara bakıldığında iktidar tarafı olan UBP’nin bu olayları yeterince önemsemediği sonucuna varıyoruz. İktidara tarafı olarak konuşan bir milletvekilinin halkta bir infial hali olmadığını yaşanan yaralama ve öldürme olaylarının münferit olduğunu söylemsi oldukça düşündürücüdür.
Eğer o milletvekili devlet ajansının yansıttığı şekilde konuşmuşsa ve söyledikleri UBP’yi bağlıyorsa vay bu toplumun haline!
Bu haber 280 defa okunmuştur

:

:

:

: