Tatlısu’da

Kıbrıs bir adadır cennetten parçadır, Kıbrıs’ın güzel kızı, yanakları kırmızı, akdenizin yıldızı, ah Kıbrısım Kıbrısım, diyerek yola çıktık.

Kıbrıs bir adadır cennetten parçadır, Kıbrıs’ın güzel kızı, yanakları kırmızı, akdenizin yıldızı, ah Kıbrısım Kıbrısım, diyerek yola çıktık. Gerçekten de Kıbrıs bir cennet Ada’dır. Bizim her Pazar gerçekleştirdiğimiz Adım Adm Kıbrıs yürüyüşlerimiz, Kıbrıs’ı daha yakından tanımama yardımcı oluyor. Kıbrıs’ta doğmuş ve yaşayan bir birey olarak gördüğüm güzellikler karşısında hayretlere düşüyorum. Gittiğimiz her köy her parkur ayrı bir güzellik ayrı bir cennet. 6Aralık Pazar gün gerçekleştirdiğimiz Tatlısu gezimiz muhteşem oldu. Pazar sabahı çoğu insanımızın mışıl mışıl uyuduğu bir saatte (sekiz buçuk) bizler bir gurup doğasever, Lefkoşa otobüs terminalinde toplandık ve otobüsümüzle Tatlısu’ya doğru yola çıktık. Lefkoşa’da hava açık ve güneşliydi ama bir haftadır yağan yağmur, bazı arkadaşlarımızı tereddüde düşürmüştü. Sabah havanın açık olmasına sevinerek, yola koyulduk. Girne ‘de bizi bekleyen arkadaşlarımız müjdeyi verdiler “yağmur başlamış”.Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın diyerek şarkılar göbek havaları eşliğinde Tatlısu’ya gidiyoruz.
Yol boyunca inadına yağmur sicim gibi yağıyor, yol kenarlarında arklar, dereler oluşturmuş, akıyor.

Bizim planımız, Tatlısu’da sporumuzu yapmak, yürüyüşümüzü gerçekleştirmek, köyü gezmek, sonrasında deniz kenarında restoranda bir güzel yemek yemek.
Tatlısu Belediye Başkanı Hayri Orun Bey, muhteşem bir insan. Yurtdışındaki, toplantısının dönüş tarihini bir gün önceye alarak bizleri Tatlısu’da karşıladı. Otobüsten inmek ne mümkün, yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor. Kim korkar Allah’ın bereketinden diyerek, Belediye başkanıyla
Halı saha kafeteryasına koşuyoruz. Kendisine hatıra olarak atölyemde hazırladığım bir seramik duvar yazıtını hediye ediyorum. Çaylar kahveler içiliyor, köylüler de bizlerle zirveye yürümek için heyecanla yağmurun dinmesini bekliyorlar. Allahın bereketi, aman yağsın varsın biz yürüyüşümüzü yapamayalım diyoruz. Memleketin yağmura, suya, ihtiyacı var. Tatlısu’da yaşayanlar, gerçekten çok tatlı insanlar. Köye geldiğimizi duyan gençler yaşlılar etrafımızı sarıyorlar. Yağmuru beklerken onlarla sohbet etme imkânı buluyoruz. Morallerimiz yürüyüş yapamadığımız için bozuluyor ama yağmurun adamıza getireceği bereketini düşünerek mutlu bir şekilde köylüyle vedalaşıp deniz kenarına belediyeye ait restorana gidiyoruz.

Allahım o ne güzellik, denizin köpüren bembeyaz dalgaları ressam fırçasından çıkmış gibi. Midelerimizin çalan zilleri restorandan gelen kebap kokularıyla bir o kadar daha artıyor. Sıcak samimi bir atmosferde siparişlerimizi veriyoruz. Et şişler, ızgara balıklar, mezelerle garsonlar çok kısa bir sürede masalarımızı donatıyorlar. Gelsin kebaplar, açılsın şaraplar... ‘Rakısız balık olur mu?’ diyen arkadaşlar, bardaklarımızı Adım Adım Kıbrıs, gezimizin şerefine kaldırıyoruz. Yemekten sonra kahve içmeden olur mu, olmaz. Kahvelerimizi yudumlarken aramızda bulunan beslenme uzmanı arkadaşımız Orhan Özdengiz’den de kalori hesaplarını öğrenmeye çalıştık. Mesela yediğimiz yemekleri yakabilmek için kaç saat yürümemiz gerekiyor? Ya da beslenme adına yaptığımız hatalı davranışlar nelerdir?

Yiyoruz, içiyoruz gözümüz hep dışarıda, belki fırsat buluruz da birkaç adım atarız diye... Belediye başkanı beni arıyor ve köyde yağmurun dindiğini müjdeliyor. Bizler sevinerek köye geri gidiyoruz. Yağmurdan sonra toprak kokusu doğa kokusunu hiçbir şeye değişmem. Belediye Başkanımız bize eşlik ediyor köyün muhteşem kilisesinin şimdilerde cami olarak kullanıldığını, tadilattan geçirilen bir un değirmeninin çalışma prensiplerini anlatıyor. En son 1993 yılında akan köyün şelalesine bizleri götürmeyi ihmal etmiyor. Hatta orasıyla ilgili yeni projelerinden de söz ediyor. Hayri Başkan, köyünü çok seven, köyü için çalışan, projeler üreten, istikrarlı kişilikli bir başkan. Başkan köyü için hep “saklı kent” ifadesini kullanıyor. Gerçekten de Tatlısu saklı bir güzellik. Ben kendimi orada Karadeniz bölgesindeymişim gibi hissettim. Doğanın renkleri yeşilleri harika bir peyzaj oluşturuyordu. Bir saat kadar süren, Adım Adım köy turumuzun sonunda, köydeki kadınların el emeği göz nuru işlerini de inceledik. İpek kozaları, ahşap boyamaları dikiş nakışlar harikalardı. Hepsinin de bir kez daha ellerine sağlık diyorum.

Günün sonunda bizlerle köye gelen duvar resimleri ressamı arkadaşımız Gül Uslu’nun resimlerinin önünde hatıra fotoğrafı çektirmeyi unutmadık. Otobüsümüz Lefkoşa’ya doğru hareket ettiğinde gönlümüz ruhumuz Tatlısuda kalmıştı... Dönüş yolumuz boyunca bir sonraki Pazar nereye gideceğimizin planlarını yapıyorduk... Adım Adım Kıbrıs gezimiz herkese açık, Kıbrıs’ın Kuzey ve Güneyini kapsayan bir gezi programıdır. Gezimiz boyunca kayıt yapılmakta ve programımız, “ Adım Adım Kıbrıs” ADA TV de her Perşembe yayınlanmaktadır. Gezimize katılmak isteyenler lütfen bana ulaşsınlar, katkılarınızı ve katılımlarınızı bekliyorum...
İrtibat telefonu: 05338666094

Bu haber 213 defa okunmuştur

:

:

:

: