Ülkeyi hafta sonu etkisine alan ve bazı bölgelerde doğal afete dönüşen aşırı yağışların yarattığı etkiler sürüyor. Dere yataklarının kapalı veya yönünün değiştirilmiş olması nedeniyle Kukla Göleti’ne ulaşamayan yağmur suları, Dörtyol köyündeki Ağıllar bölgesini sular altında bıraktı. Dörtyol’daki ağıllar bölgesi dün öğle saatlerinden itibaren su almaya başladı, bugün öğle saatlerinde ise bölgenin su almaya devam ettiği ve su seviyesinin yükseldiği gözlemlendi.
Yağmur suları bölgedeki 60 ağıldan 58’ini etkiledi. Hayvanlar adeta suların içinde. Hayvan telefi olmamasına karşın, çok sayıda hayvan balyası sulardan zarar gördü. Gazimağusa Kaymakamlığı, Su İşleri Dairesi, İnönü Belediyesi ve Sivil Savunma Gazimağusa Bölge Müdürlüğü ekipleri suyun tahliyesi için çalışmaları sürdürüyor.
Gazimağusa Kaymakamı Beran Bertuğ, suların tahliyesi için çalışmalara başlandığını, ekskavatör yardımıyla kapak açarak suların Çayönü ve Güvercinlik üzerinden Çanakkale Göleti’ne akıtılacağını belirtti.
SIKINTILARI DİNLEDİ
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, yaşan doğal afetin ardından dün Dörtyol’u ziyaret ederek önce kahvehanede hayvan üreticilerin sıkıntılarını dinledi, ardından da ağıllar bölgesinde incelemelerde bulundu. Sıkıntılarını dile getiren vatandaşlar, sel felaketine, dere yataklarının kapalı veya yön değiştirilmiş olmasının neden olduğunu dile getirdiler. Cumhurbaşkanı Talat afet bölgesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Kaymakamlık ve İnönü Belediyesi’nin harekete geçerek mahsur kalmış hayvanları rahatlatacak su boşaltma çalışmasını başlatmak üzere olduklarını ifade etti.
Talat, bölgedeki su seviyesi aşağı düşürülse bile bir süre bölgede ciddi sıkıntı yaşanmaya devam eeceğini, birikmiş suyun ortadan kalkması için zamana ihtiyaç olduğunu, hayvanların da bu durumdan olumsuz etkileneceklerini, sorunun daha geniş kapsamlı ele alınması gerektiğini söyledi.
‘BUNLARIN SEBEBİ ARSIZLIKLAR’
Vatandaşların kahvehanedeki sözlerine dikkat çeken Talat, “Yine insanların yanlışları, arsızlıkları yüzünden doğanın bir anlamda tepkisiyle karşı karşıyayız. Daha büyüğü de olabilirdi. 2 gün yağmur yağdı, böyle oldu. Bu yağmur bir hafta yağsaydı ne olurdu, onu düşünün…” diye konuştu.
Ne menfaat için olursa olsun doğaya ihanet edilmemesi gerektiğini ifade eden Talat, mutlak surette tedbirler alınması gerektiğini, bereket olabilecek yağmurları felakete dönüştürecek hale getirmemek için ciddi tedbir alınması gerektiğini, kendisinin de bu konuyla ilgili ozel olarak ilgileneceğini kaydetti.
FELAKETLERİN BÜTÜN NEDENİ…
Girne ve Lefkoşa’daki afet bölgelerinde de incelemelerde bulunduğunu kaydeden Talat, “Hepsinin ortak noktası tek. İnsanların yaptıkları, insanların yanlışları. Bunların da çoğu arsızlıktan kaynaklanıyor. Yok işte kendi menfaatin için şu tarlayı kullanayım, bu maksatla bu araziden yararlanayım diye insanların doğaya müdahaleleri, diğer yerlerde dere yataklarına yapılan binalar, villalar, tatil siteleri, insan aklının alamayacağı ölçüde yatırımlar….Bütün bu yaşadığımız felaketlerin nedeni budur” dedi. Güzelyurt’taki felakette insan hatasının minimum düzeyde sayılabileceğini ifade eden Talat, “Sonuç olarak görüyoruz ki özellikle bu felakette insan hataları, insanların yaptıkları esas neden olmuştur” dedi.
ACIMASIZ OLUN ÇAĞRISI
Hiç kimsenin dere yatağını kapatamayacağını, yönünü değiştiremeyeceğini, dere yatağına villa yapamayacağını söyleyen Talat, bu konularda acınmasız olunması gerektiğini, yapanların da toplumdan dışlanması gerektiğini ifade etti.
Maksadının eleştiri değil uyarı olduğunu söyleyen Talat, ilgili bakanlıklar ve birimlerin birlikte çalışmasıyla bu tür afetlerin bir defa yaşanmayacağını kaydederek, “Bereketi afet olarak değil, bereket olarak karşılayalım, bereketi felakete dönüştürmeyelim” dedi.
BULUTOĞLULARI’NA DESTEK
Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Cemal Bulutoğluları’nın “dere yataklarındaki villaları yıkamazsam istifa ederim” sözünün hatırlatılması üzerine Talat, Bulutoğluları’nın haklı olduğunu, birçok yerde böyle bir sorun yaşandığını, mutlak surette bu tür yapıların engel olmaktan çıkarılması gerektiğini kaydetti.
Talat, “Yıkmayı gerektiriyorsa yıkılacaktır. İşte hep beraber gördük, 1-2 bina yüzüden, 1-2 kişinin menfaati için dere yatağının kapatılması yüzünden onlarca ev perişan oldu. İnsanlar sadece maddi kayıplara uğramadı, manevi kayıplara da uğradı. Kolay değil bütün biriktirdikleri ve hatıraları mahvolsun…Herhalde bundan daha büyük acı yoktur. O yüzden kimsenin gözünün yaşına bakmamak lazım. Benim payıma ben hiç müsamaha etmeyeceğim, kim benden yardım isterse istesin böyle bir günahın kamufle edilmesi için asla yanında olmayacağım. Kimse de olmamalıdır…” dedi.