Türkiye Başbakanı Recep Tayip Erdoğan; ''ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin kararı, açık söylüyorum Türkiye'ye hiçbir zarar vermez. Kaybeden biz olmayız. Kaybeden, küçük düşünenler, husumetle hareket edenler, intikam duygusuyla hareket edenler olur''
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını içeren tasarıyı kabul etmesinin Türkiye'ye hiçbir şekilde zarar vermeyeceğini söyledi.
Başbakan Erdoğan, İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonunun (TUSKON) Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinin, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını içeren tasarıyı kabul etmesinin ülkelerin karşılıklı ilişkilerine, menfaatlerine ve gelecek vizyonlarına çok büyük zarar vereceğini ifade etti.
Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
Biz işimize bakacağız
''Kaybeden biz olmayız. Kaybeden, küçük düşünenler, husumetle hareket edenler, intikam duygusuyla hareket edenler olur. Biz bu olumsuzluklara takılmayacağız. Biz işimize bakacağız. Biz kin duygusuyla, intikam duygusuyla, öfkeyle, husumetle değil, yapıcı bir tavırla gönüller kazanmayı kendisine hedef edinmiş bir duruşla yolumuzda ilerleyeceğiz. Dış İlişkiler Komitesinin bu kararı, açık söylüyorum Türkiye'ye hiçbir zarar vermez.''
Bu bir komedidir
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını içeren tasarının onaylanmasını komedi olarak nitelendirerek, ''Bir kez daha ikaz ediyorum: Türkiye çok büyük bir ülkedir, büyüklüğünü anlamayanlar anlayacaklardır'' dedi.
Başbakan Erdoğan, Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonunun (TUSKON) Haliç Kongre Merkezi'nde yapılan 3. Olağan Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, dış politikanın, korku, husumet, kin, öfke, intikam ve nefret üzerine inşa edilemeyeceğini vurguladı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
Geleceği, geçmişle inşa etmeyeceğiz
''Biz bu coğrafyada, bölgede, tarihin en büyük acılarını yaşamış bir ülkeyiz. Özellikle 1. Dünya Savaşı'nda bu topraklardaki hemen hemen her haneden en az bir kişi değişik tepelerde şehit düştü. 17-18 yaşındaki Mehmetçikleri, aynı anda hem çöl sıcağında hem Allahuekber Dağları'nın dondurucu soğuğunda şehit verdik. Binlerce kilometre uzaktan askerler geldi. Yeni Zelanda'dan, Hindistan'dan, Afrika'dan askerler buralara geldi. Mehmetçik deyim yerindeyse, 7 düvele göğsünü siper etti. Yaşadığımız acı, sadece savaşlardan ve çatışmalardan ibaret değil. Kafkasya'daki, Balkanlar'daki, Orta Doğu'daki, Kuzey Afrika'daki, Akdeniz'deki adalardan binlerce aile yerlerini yurtlarını bırakıp Anadolu'ya göç etti. Yaşanan acının tarifi mümkün değil. Bu ülkenin Mehmetçiği annesini, eşini, çocuğunu, nişanlısını geride bırakıp Yemen'de, Trablus'ta, Hicaz'da, Basra'da, Antep'te alnından vurulup yere düşerken, maalesef milislerin, yağmacıların, fırsatçıların önünde büyük bir mezalim yaşadı. Elbette bu acıları unutmadık, unutmayacağız ama geleceği de bu acılar üzerine şekillendirmeyeceğiz. Geleceği, geçmişte yaşananlar üzerine inşa etmeyeceğiz.''
Erdoğan, büyük devletlerin geçmişten ders alırken, geleceğe baktıklarını, Türkiye'nin de geleceğe baktığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
Türkiye geleceğe bakıyor
''Geçen gün ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, Ermeni tasarısını 22'ye karşı 23 oyla kabul etti. Peki ne oldu? Şimdi kim kazandı? Kimin zararına, kimin yararınadır bu tasarı? ABD mi, Ermenistan mı kazandı? Şimdi tarih yeniden yazılıyor. ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde öyle bir senaryo oynandı ki bu bir komedidir. Bir kişi 'evet' değil de 'hayır' oyu kullanmış olsaydı veya 5 dakika bekletilmesi gerekirken bekletilmeden hemen 'İstediğimi yakaladım' deyip toplantıyı kapatan bir başkanın anlayışının olduğu yerde evet her şey değişebilirdi. Tarihin, yani geçmişin seyrini mi değiştirdiklerini zannediyorlar. Allah aşkına tarihe böyle bakılabilir mi? Tarihe böyle bakmak siyasetçilerin mi işidir? O mecliste 'evet' oyu verenlerin acaba kaç tanesi Ermenistan'ın yerini haritada gösterebilir?''
Haritada bile bulamazlar
Komitedeki oy kullanma şeklini de eleştiren Başbakan Erdoğan, ''Bunların kaç tanesi Osmanlı tarihini biliyor? Böyle bir oy kullanma olur mu? Kaç tanesi Türkiye'nin Ermenistan'a yönelik iyi niyetli girişimlerinden haberdar? Siz komite toplantısı yapacaksınız, elinizi indirip, elinizi kaldıracaksınız, böylece tarihe yargıda bulunacaksınız, böyle bir komedi olabilir mi? Bir kez daha ikaz ediyorum; Türkiye çok büyük bir ülkedir. Büyüklüğünü anlamayanlar anlayacaklardır'' dedi.
Türkiye'de yargı tarafından kuşatılmıştır
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'in açıklamalarına da atıfta bulunarak, şunları kaydetti:
''Dün yargıdaki bir başkanımızın yaptığı bu açıklama, gerçekten bizi üzmüştür. Nedir? 'Yargı, kuşatma altındadır' ifadesi veya 'Yargı kuşatılmaya çalışılıyor' şeklinde bir ifade. Ben bu değerli dostuma şunu hatırlatmak isterim; bu ifadeniz bir defa ne yasal uygulamalarla ne de filli uygulamalarla mümkün değil. Ancak şunu ben burada çok rahat söyleyebilirim; Türkiye'de yasama da yürütme de yargı tarafından kuşatılmıştır. Eğer yasama organı 411 ile bir karar çıkartıyor da bu 411 yok sayılıyorsa yargı tarafından siz bu ülkede yasama veya yürütmenin yargıyı kuşatmaya çalıştığından bahsedemezsiniz. Ben örneklerle konuşuyorum. Aynı şekilde yerindelik kararı yürütmeye ait olduğu halde yargı yerindelik kararını yürütmenin elinden alıp kendisi uygulamaya koyuyorsa siz yargının yürütme veya yasama tarafından kuşatıldığından bahsedemezseniz. Yargının fiziki şartları yoktur eğer diyorsanız bu çok büyük bir haksızlık.''
Türkiye ufukların efendisi oluyor
Erdoğan konuşmasında; 2005'te kurulan TUSKON'un 5 yıl gibi kısa bir sürede Türkiye'nin 7 bölgesinde 150 işadamı derneği ile örgütlenmesinin, üye sayısının 15 bini geçmesinin gurur verici bir tablo olduğunu da söyledi.
TUSKON'un sadece Türkiye içinde de değil, küresel ölçekte varlığın hissettirdiğini, dünyanın birçok bölgesinde adından söz ettirdiğini anlatan Erdoğan, konfederasyonun 5 yılda Brüksel, Moskova, Washington ve Pekin'de temsilcilik açmasının da küresel vizyonun en somut göstergesi olduğunu vurguladı.
Bu gayretlerinden dolayı işadamlarına şükranlarını sunan Erdoğan, ''Türkiye'nin adını dünyayla duyurduğunuz, eşsiz zenginliğini küresel ölçekte tanıttığınız için teşekkür ediyorum. Türkiye bugün sizlerin gayreti, samimiyeti ve heyecanıyla yeryüzünde tekrar ufukların efendisi oluyor. Türkiye barışa katkılarıyla adalet çabalarıyla küresel ticarete vurduğu damgasıyla TUSKON gibi örgütleriyle ve başarılı işadamlarıyla bugün bir kez daha farklı şekilde ufukları kucaklıyor.
Hazırlıklarımızı yapacağız
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında anayasa değişikliğine değinirken de; ''Biz hazırlıklarımızı yapacağız, parlamento içi, parlamento dışı bütün siyasi partilerle, hatta ilgili STK'larla da görüşmelerimizi yapacağız. Ondan sonra yola çıkacağız. Olur veya olmaz bizi ilgilendirmez, ama biz adım atacağız'' dedi.
Başbakan Erdoğan, anayasa değişikliği konusuna değinerek, ''Bu Meclis anayasa yapamaz'' denilmesinin, kendini inkar anlamına geldiğini belirtti. Erdoğan, şöyle devam etti:
Milletten korkuyorlar
''Seni oraya seçip gönderenlere, sen bu haksızlığı nasıl yapabiliyorsun? Millet seni oraya yasa yap diye gönderiyor ama sen 'Bu meclis yasa çıkaramaz, anayasa yapamaz' diyorsun. Seçim diye tutturdular. 'Haydi referanduma gidelim' diyorsunuz ona da karşı çıkıyorlar. Niye? Bunların milletin iradesine saygısı yok, milletten korkuyorlar, milletten ürküyorlar, herhangi bir konuyu millete götürme noktasında acayip korkuyorlar çünkü ne olacağının farkındalar.''
Bin dereden su getirirler
Muhalefetin ''Anayasa yapma uzlaşmam, destek vermem, Anayasa Mahkemesine götürürüm. Referandum yapma. Reform yapma'' dediğini söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Peki ne yapalım? Erken seçime gidelim. İnanın, haydi seçime gidelim deseniz bin dereden su getirip kaçacak delik ararlar. Bunlar sadece blöf yapıyor. Bunlar kendilerini inkar etmekle kalmıyorlar, halkı da inkar ediyorlar, milleti de inkar ediyorlar. Hani egemenlik kayıtsız şartsız milletindi. Hani Gazi Mustafa Kemal Atatürk böyle demişti, ne oldu? Hani anayasamızın değiştirilemez başlığı buydu, ne oldu?”