Eşitlik için Eşitsizliğin Farkında Olanlarla Beraber Ol!

Bu gün 8 Mart! Eşitsizliğe başkaldırının günü. 100 yıl önce Newyorklu emekçi kadınların başkaldırıyla yarattıkları devrimci ruh ve geleneği eğlenerek, yiyip içerek geçirmenin amaca hizmet etmediğini ve günün anlamından uzaklaştırılmasına engel olunması gerektiği çağrısını geçen sene de yapmıştım. Gün haklar için, görünürlük için mücadele günüdür.

Bu gün 8 Mart! Eşitsizliğe başkaldırının günü.
100 yıl önce Newyorklu emekçi kadınların başkaldırıyla yarattıkları devrimci ruh ve geleneği eğlenerek, yiyip içerek geçirmenin amaca hizmet etmediğini ve günün anlamından uzaklaştırılmasına engel olunması gerektiği çağrısını geçen sene de yapmıştım. Gün haklar için, görünürlük için mücadele günüdür.

***
100 yıl önceki kadınların direnişi bu gün tüm dünyaya örnek oluyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin tek başına bir kadın sorunu olmadığını unutmamalıyız. 'Kadın sorunu, büyük toplumsal sorunun yalnızca bir parçasıdır.”
Toplumsal yaşamda, ekonomik yaşamda, hukuki yaşamada, eğitimde, siyasette ezilenlerin en ezileni kimdir? Kadın! Emeğini esirgemediği halde, kılını bile kıpırdatmayanlar kadar hak kazanabildiği ya da başarılı olabildiğini iddia edebilir misiniz? Elbette hayır!
Emeği, bedeni ve ruhu sömürülmekte olan kadınların, adalete, eşitliğe ve özgürlüğe ekmek ve su kadar ihtiyaçları vardır. 8 Martlar bunun için önemlidir. Kadınların, adalete, eşitliğe ve özgürlüğe ekmek ve su kadar ihtiyaçları olduğunun açıklanması için fırsattır.
Çalışmalar yaparak kadınların yaratıcı ve değiştirici gücünü açığa çıkarmak, toplumun bilinçlenmesi ve ayrımcılığın nelere neden olduğunu anlatmak için örgütlenmek her şeyden daha çok önem taşıyor! Kadınların yani bizlerin, ihtiyaçlarını, beklentilerini, mağduriyetlerini kim anlatabilir. Bunu yalnızca biz kadınlar anlatabiliriz. Bunu bizden başka anlatmaya çalışanların, bugüne kadar ne kadar duyarlı olduklarını, ne kadar farkında olduklarını gördük. Sonuç ortadadır. Kadınlar, eve, anneliğe ya da karar verilemeyen kadrolara hapsedilmiş bireyler olarak kalmaya devam ediyor. Bizi yöneten adamların, bizim ihtiyaçlarımızı bilmeden bu alanda ne kadar yapıcı oldukları ortadadır(!)
‘Kadın, erkek demeden, el ele, eşit ve özgür günlere’ diyenlerin yolu açmak için iradelerini ortaya koymalarının tam zamanıdır. Bunun için istekli, iradeli ve ısrarcı olduğumuzu ortaya koymalıyız. Bunun için en azından 8 Mart dünyadaki gericiliğe, kadını yaşamda pasifize eden tüm güçlere karşı savaşan kadınların ve herkesin birlik, mücadele ve dayanışma günüdür.
Eşit işe eşit ücret haklarımızın ve emeğimizin sömürülmesine, evde işte ve sokakta bize uygulanan şiddete, cins ayrımcılığına, erkek egemen değerlere, baskı ve aşağılanmaya karşı direnmeli, bunun değişmesi için el ele vermeliyiz.
***
Cumartesi akşamı beklendiği gibi Talat Cumhurbaşkanlığı’na adaylığını açıkladı: Asıl şimdi başlıyor!” diyor Talat. Kıbrıs’taki her şey için ve cumhurbaşkanlığı yarışı için “Asıl şimdi başlıyor!”.
Talat, adaylığını açıklarken siyasi söylemlerini vatandaşı tek bir kefeye koyarak yapmadı. Farklı cinsten, farklı bedensel özelliklerden ve farklı yaşlardan bireylerin ihtiyaçlarından tek tek söz etti.
Cumhurbaşkanlığı’nda şimdilerde devam eden Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Odak Noktası çalışmalarını anlatarak bunun öneminden ve sürdürülebilirliğinden bahsetti. Her zaman olduğu gibi toplumsal cinsiyete dayalı farklılıkların farkında olarak, bu duyarlılığını aldığı her kararda dile getiren ve bunun uygulamadaki farkı için uğraşan tek lider Talat.
Bu vizyonu ve bugüne kadar yaptıklarından hareketle kadına ve toplumsal cinsiyete eşitlikçi bakışın hayatta neleri değiştirebileceğine ve geliştirebileceğine güvenen Cumhurbaşkanı’na, 8 Mart vesilesi ile bu duyarlılığından dolayı teşekkür etmek isterim.
***
8 Martlar, içi dolduruldukça ve anlamı ile bütünleştirildikçe önemlidir, anlamlıdır. Kadınlar yapabildikleri ve yapabilecekleri ile yaşamın her alanında önemli ve gereklidirler...
***
Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü!
- Kadına yönelik şiddete ve tecavüze: Hayır!
- Toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılığa: Hayır!

Bu haber 150 defa okunmuştur

:

:

:

: